Sabah güneşi çiy kokulu toprağın üzerinden ağır ağır yükselirken, Clara usulca ilerliyordu. Günler sonra ilk kez kendini bir nebze huzurlu hissettiği yerin eşiğindeydi: Madam Vanessa’nın malikanesi. Her şeyin başladığı, belki de son bulacağı yer. Çevresine dikkat etmeden yürüdü. Peşinden gelen ayak sesleri, onu uzaktan izleyen bakışlar ya da yaklaşan tehlikenin soluğu—bunların hiçbiri farkındalığının sınırına ulaşmamıştı. İçinde yalnızca Elina’ya kavuşma arzusu vardı. Çünkü gerçekleri ilk paylaştığı oydu. Onu bir kez daha görmeden içini susturamazdı. Malikanenin mutfak kapısından içeri girerken Magda’nın sesi onu durdurdu: “Clara?” Genç kadın irkildi. Magda, mutfak girişinde elleri unla kaplı bir şekilde durmuş, gözleriyle Clara’nın üzerindeki yorgunluğu inceliyordu. “Günlerdir neredey

