Sofia sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gözlerini açtı. Düşünceleri hâlâ geceden kalmaydı ama içinde garip bir sevinç vardı. Artık bir sırrı yalnız taşımıyor olmak, aynı yüke sahip biriyle dost olma ihtimali... Bu düşüncelerle hızlıca giyindi, saçlarını aceleyle topladı ve arkadaşlarının olduğu salona yöneldi. Kahvaltı henüz başlamamıştı, kızlar pencere önündeki koltuklarda oturuyor, sabahın serinliğine çayla meydan okuyorlardı. Sofia onları görür görmez içten bir gülümsemeyle yanlarına oturdu. Elina’ya küçük bir bakış attı. Sessizdi bu bakış, ama çok şey söylüyordu: “Aynı sırrın koruyucusuyuz artık.” Elina karşılık olarak sadece başını eğdi. Anlamıştı. Mira ise Sofia’nın bu ani yakınlığından hoşnut olmamıştı. Genç kızları çok kolay kabullenmezdi. Hele ki bir gün içinde bu denli yakınlık

