Geri döndüklerinde, akşam yemeği için sofraya oturulmadı. Çay davetindeki ikramlar hâlâ midelerinde ağırlığını koruyordu. Maud şaşkınlıkla dolu sofrayı boş görünce dudak büktü ama ses etmedi. Kızlar üst katlara dağılmış, üzerlerindeki kıyafetleri çıkarmış, kimi penceresini açıp kırsalın serin havasını içeri almış, kimi de yorgunluktan yatağına uzanmıştı. Fakat Elina’nın zihni hâlâ o evde, o kalabalık salondaydı. Kadınların söyledikleri, söylediklerinden çok söylemedikleri şeyler hâlâ kulaklarındaydı. Rosa’nın aldığı yanıtlar ise Elina’nın zihninde dönüp duruyordu. Rosa ise oldukça tedirgin görünüyordu. Saçlarını gevşekçe örerken birden, odadaki sessizliği delip geçen sesiyle konuştu: “Bence madam cadı olabilir.” Mira başını kaldırdı, Annabel kaşlarını çatarken, Elina gülümsemeden edemedi

