Zilin sesini duyup sinirle yataktan kalktığımda, karşımdaki kişiye kafa göz dalmaya hazirdim. Taa ki, tam karşımda gülümseyen Tuğra'yı görene kadar. Hem beni uyandırıp hem de saçma sapan gülmesi daha da sinirlerimi bozsa da onu dövemezdim. En azından şimdilik. Daha sonra antrenmanlarda kesinlikle onu seçip kafa göz dalmayı ihmal etmeyecektim. "Uyudugunu tahmin edemedim ben. Özür dilerim." "Önemli değil." dedim, tam tersini düşünsem de. "Bir şey mi oldu?" "Dışarı çıkar mıyız diye sormaya gelmiştim ama. Yorgunsun galiba." Şimdi seni iyi bir terslemek vardı ama, dua et patronun biricik oğlusun. "Aslında baya oldu uyuyalı. Beklerim dersen?" "Olur tabii." diyerek içeriye girdi ve koltuğa oturdu. Ben de esneyerek içeriye geçtim ve hazırlanmaya başladım. Dar etekler ve elbiselerden sonra pa

