Başımı tutarak gözlerimdeki bulanıklığın geçmesini bekledim. Buna rağmen Tuğra'nın arabadan uçtuğunu anlayabiliyordum. Kemerini bağlamazsa olacağı oydu. Kemeri çözüp, artık düz duran arabadan dışarıya attım kendimi. Araba pert haldeydi ama herhangi bir duman belirtisi falan yoktu. Tuğra'yı bulduğumda belki çalıştırabilirdim. Tuğra bir süre sonra görüş alanıma girmişti, lakin yanında onu taşıyan iki adamla birlikte. Bize kaza yaptıran arabadaki adamlar olmalıydılar. Böyle saçma giyinmiş iki tip normal olamazdı çünkü. "Kız?" "Olayımız onunla değil. Bize patronun oğlu lazım." dediklerinde bunun Tuğra'nın bir oyunu olmadığını anlamış ve baygın olmasının verdiği öz güvene de dayanarak ağaçların arasından adamların üzerine atlamıştım. Birini bayıltıp, diğerine geçeceğim sırada "Kızıl?" diye s

