3.Bölüm

1113 Words
Genç kadın eve geldiklerinde ilk önce annesinden azar işitmiş, daha sonra onun zoruyla hazırlanmak adına odasına çıkmıştı. Şimdi ise dolabının karşısında giyebilecek klasik kıyafetlerine bakıyordu. Sonunda bulmuş ve tercihini havuç pantalon, v yaka bluzdan yana kullanmıştı. Ayakkabı olarak siyah loafer'larını giyip, çantasınıda aldığına herşeyi tamamdı. Annesinin istediği gibi klasik giyinmeyi çok isterdi fakat İzmir öyle bir kadın değildi. Rahatlığına düşkün biriydi. Salona inip kendinden önce hazırlanmış annesinin karşısına dikildi. Her zaman ki gibi kızını alıcı gözüyle süzmüş fakat beğendiği söylenemezdi. Annesi ne kadar İzmir'in klasik giyinmesini istesede, İzmir'de bir o kadar istemiyordu. Bunca yıllık hayatında bu böyleydi ve her zamanda böyle devam edecekti. "Neyse sana bir şey demek istemiyorum." Annesi burun kıvırıp yanından sıyrıldı. Kendi kafasına göre trip atmıştı fakat İzmir böyle şeyleri sevmezdi. Her zaman kararlarına saygı duyulmasını ve çocukça hareketler yapılmamasını isterdi. Annesi bu kurala fazla uyum sağlamasa bile, kuralı çiğnedikten sonra İzmir'den olabildiğince uzağa kaçmaya çalışıyordu. Eh nede olsa kızı pek sakin bir değildi. Ne zaman ne diyeceği belli olmuyordu. "Kaç bakalım Zeynep Hanım." Annesinin arkasından mırıldanıp evden çıktı. Kardeşi ve babası annesinin gazabından kaçmak için çoktan dışarıya çıkmış hatta arabaya binmişlerdi bile. "İzmir öne otur sen bitanem." Omuz silkip babasının yanına kuruldu. Annesine akıl sır erdiremediği için bazı söylediği şeyleri sorgulamayı bırakalı yaklaşık 5 sene falan oluyordu. Yemek yiyeceklerini restaurantın önüne geldiklerinde hep beraber inip, anahtarı valeye teslim ettiler. Babası önden ilerleyip görevli garson eşliğinde ayırttırdıkları deniz manzaralı masaya oturdular. Yuvarlak masada dörtten fazla servis olması İzmir'in ilgisini çekmiş olucak ki annesine sordu. "Neden fazladan servis var.? Yalnız olacağımızı sanıyordum." "Ah! Sana söylemeyi unuttum bitanem. Babanın ortaklık yaptığı iki beyefendide bize eşlik edecekler." "Aile yemeği olduğunu sanıyordum anne.!! İş toplantısı değil." "Kızım iş toplantısı niteliğinde bir yemek değil. Annen sadece tanışmanı istedi. Lütfen.!" İzmir derin bir nefes alıp sustu. Böyle habersiz şeylerden nefret ederdi. Ah! İzmir çoğu şeyden nefret ederdi. Nasıl asker oldu kendiside şaşırıyordu bazen. Birilerinden emir almayı sevmezken, komutanlarının emirinden çıkamıyordu. Özgür yaşamayı severken, izinleri dışında askeriye dışında bulunması yasaktı. Ama yinede mesleğine aşık bir kadındı. Mesleğinin karşısına ailesine koysalar düşünmeden mesleğim derdi. Çünkü hem babası, hemde vatanı ona bunu öğretmişti. Bir insan ailesiz yaşayabilirdi ama vatansız yaşayamazdı. Oda bu öğrendikleri doğrultusunda en iyi asker olmuştu. Bir sürü arama kurtarma görevinde rol almış, çatışmaya girmiş ve devlet büyüklerinin korumalığını bile yapmıştı. Bir kadın olarak bunları bahsetmekten gurur duyuyordu. İzmir elinin hamuruyla askerde olmuş, kadında olmuştu. Ve bu onun için hayatında yaptığı en doğru şeydi. İzmir uzaktan gördüğü tanıdık yüzler ile ayağa kalktı. Aileside ona uyup kalkıp,gelen ortakları Han ve Karan ile görüşüp yerlerine oturdular. "Tanışmanız bugüne nasipmiş. Kızım İzmir ve bu beyefendilerde Han Bey ve Karan Bey. Büyük bir projeye beraber hayat veriyoruz." "Biz zaten tanışmıştık Selim Bey. Fakat tekrardan tanıştığıma memnun oldum İzmir Hanım." İzmir ufak bir gülümseme bahşedip suyundan bir yudum aldı. Sevmediği şeyler arasında tanımadıkları ile yemek yemekte vardı elbette. Kasım kasım kasılan ortamları zaten sevmezdi fakat annesi inat gibi İstanbul'un en lüks restaurantlarından birinde yer ayırtmıştı. "Öyle mi.? Nerede tanıştınız. İzmir hiç bahsetmedin." "Çiftlikte tanıştık baba. Unutmuşum." Selim Bey anlayışla kafa sallayıp gelen garsona ne istediklerini söyledi. "Askerdiniz değil mi İzmir Hanım.?" Karan yine sohbet açma görevini üstlenmiş ve karşısında ki soğuk kadına bildiği bir soruyu tekrardan sormuştu. Masada ki elle tutulur olan gerginliği bu şekilde dağıtmayı amaçlıyordu. Bu gerginliğin başlıca sebebi elbette ki İzmir'in yabani duruşuydu. "Hanım lafını ortadan kaldırırsak çok sevinirim ve evet havacı askerim." "Tamam nasıl istersen İzmir. Şimdi söylediğin gibi Hakkari'ye gideceksin değil mi.? Orada ki görevin ne kadar sürecek.? Yani hep orada mısın.?" "Bir kaç aya buraya dönüş yapacağım. Özel bir emirle dönüşüm olacak normalde daha görevimin bitmesine 1 senem daha vardı fakat emir büyük yerden." "Peki nasıl birşey asker olmak.? Yani biz askerliğimizi yaptık fakat bildiğin gibi askerlik ve mesleği asker olan kişilerin yaptığı çok farklı. Helede bir kadın için zor olmalı. Bakma öyle. Kadın oluşundan bahsetmiyorum. Yobaz insanların kadınlara bakış açısından bahsediyorum. Askeriyede onlardan çok var." İzmir gülümseyip omuz silkti. Karan haklıydı. Askeriyeye ilk görev için gittiğinde ona yabancı, aşağılayıcı gözlerle bakan bir yığın insan vardı. Herkes onun o işi yapamayacağını, kadından asker olamayacağını düşünüyordu. Ama çok yanlıştı. Kadın dediğimiz kutsal varlık askerde olurdu, mühendiste olurdu, şöförde olurdu. Kadının özgürce istediği mesleği yapabilmesi için sadece birazcık anlayış, inanç ve eşitlik gerekiyordu. Fazlasına gerek yoktu. Kadın herşeyin üstesinden hakkıyla gelir hatta erkeğe taş çıkartırdı. Allahın sadece kadınlara özgü kıldığı annelik gibi yüce bir görevi layıkıyla yerine getiren milyonlarca kadın varken, diğer meslekler anneliğin yanından hafif kalırdı. O yüzden kadınlar önemliydi. Bir erkeği kadın doğurur ve kadın büyütürdü. Burnundan kıl aldırmayan tiplere aşılanması gereken en büyük bilgi buydu. Dünyanın yarısını kadınlar oluşturur ve diğer yarısınıda kadın doğururdu. "Benim için hiç bir zaman zor olmadı. Babamın sayesinde askeriyede büyümüştüm. Bu yüzden askeriyenin ortamına alışıktım fakat insanlarına değildim. İlk görev aldığım yerde üstten bakanlar elbette vardı fakat benim için önemli değildi. Kendimi onlar gibi dar görüşlü insanlara kanıtlamak zorunda değildim ve yapmadımda. Daha sonra kendim için en iyisi oldum. Eh kendim için en iyisi olunca, devlet içinde en iyisi oldum. Korumalık yaptım, kurtarmada yer aldım. Yurtdışı kurtarma görevlerine çıktım ve herkes bana yukarıdan değilde aşağıdan baktı. Çünkü ben en iyilerin arasındaydı. Asker olduğum için değil, kadın olduğum için onlardandım." Ailesinin gözlerinde gördüğü gururla gülümsedi İzmir. İşte bu yüzden yaptığı mesleğe aşıktı. Çevresinde ona böyle bakan sayılı insan vardı fakat onlar İzmir'e yetiyordu. Şimdide o sayılı gözlere iki çift daha eklenmişti. Han ve Karan. Gözlerinden okunan gururu hiç bir şeye değişmezdi İzmir. Böylesine güzel bir mesleği yaptığı için bir kere daha tebrik etti kendini. "Umarım çok daha iyi yerlere gelirsin." Han gülümseyip en içten şekilde söylemişti bunları. Çünkü kadının gözlerinde görmüştü mesleğine olan aşkını. Belliydi. Bu karşısında oturan kadın hem vatanına hemde mesleğine büyük bir aşkla bağlıydı. Anlatırken gözleri parlıyor ve istemsizce gülümsüyordu. "Teşekkür ederim." İzmirde gerçekten gülümsemişti şimdi. Onu destekleyen kişilerin olmasını her zaman severdi. Olmasa önemli değildi fakat sevdiklerinin yanında olduğunu bildiğinde kendini yenilmez hissediyordu. ~ Yemekler yenmiş, sohbetler edilmiş ve artık kalkma vakti gelmişti. Hep birlikte restaurantın önüne çıkıp valenin arabaları getirmesini beklemeye başladılar. "Yemek ve sohbet için teşekkürler. Çok keyifliydi. Tanıştığımıza memnun oldum tekrardan." İzmir, Han ve Karan'la tokalaşıp gülümsedi. Bu iki adamıda sevmişti. İkiside cana yakın ve sohbeti güzel insanlardı. Eh mesleğinede taş atmadıklarına göre İzmir'in sevmemesi için hiç bir sebebi yoktu. "Bizde çok memnun olduk. Geldiğinde tekrardan görüşelim. " "Elbette." Selim Bey ve diğerleride görüştükten sonra arabalara dağılıp evlerinin yolunu tuttular. Herkesin yüzünde ki gülümseme hala yerli yerinde duruyordu. Zeynep Hanım yemeğin tahmin ettiği gibi geçmemesine sevinmişti. Kızının bir sorun çıkarmaması ve asık suratlı durmaması bütün aileyi rahatlatan bir etken olmuştu. Eh bu duruma en çok sevinen açık arayla Han ve Karan olmuştu elbette. Yemekte ki İzmirle sabah ki İzmir arasında dağlar kadar fark vardı neticede. Herkes bu akşam ki yemekten oldukça mutluydu. • Thend
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD