Atalay dudaklarını usulca geri çektiğinde nefesim düzensizdi. Göğsüm hızla inip kalkarken dudaklarımda hâlâ onun sıcaklığını hissediyordum. Gözlerim bulanıklaşmıştı, zihnimdeki karmaşa bedenime de sirayet etmişti. Göz göze geldiğimizde utanacağımı düşünmüştüm ancak koyulaşmış gözleriyle yüzümü izlerken tek yaptığım sesli bir şekilde yutkunmaktı. Atalay bunu fark edince yüzünde şeytani bir ifadeyle sırıttı. Sonra başını hafif yana eğerek "Seni hiç böyle görmemiştim, Acar" dedi, sesi alaycılıktan çok, beklenmedik bir tutkuyla yoğundu. Kelimeleri zihnimde yankılandığında tepki vermem gerektiğini biliyordum. Öfkeyle ya da inkarla, fark etmezdi. Ama tek yapabildiğim hâlâ onun bedenine yaslanarak ayakta durmaya çalışmaktı. Dişlerimi sıktım, kendime gelip kendimi geri çekmeye çalıştım ama Atal

