ACAR Eve geldiğimizde ortalık sakindi. Osman şehre dönse de konağa gelmemiş. Odamıza çıktığımızda evde herkes çoktan odalarına çekilmişlerdi. Yorgunluktan ayakta duracak halim yoktu. Üzerimi bile değiştirmeye üşenip, kendimi doğruca yatağın serinliğine bıraktım. Atalay ise banyoya yönelmişti. Sonra yatağın diğer tarafının hafifçe çökmesiyle onun da yanıma uzandığını hissettim. Derin bir nefes vererek gözlerimi kapattım, uykunun sıcak kolları anında sardı bedenimi. Sabah, gözlerimi araladığımda Atalay’ın eli... kadınımın üstünde duruyordu. Bir anlık şaşkınlıkla nefesimi tuttum. Ancak yüzüne baktığımda, derin uykunun ağırlığında olduğunu hemen anladım. Bana doğru dönmüş, masumca uyuyordu; ben ise sırt üstü yatıyordum. Elinin ağırlığı fazla bir hareket etmese de kasıklarımda hafif bir sızı

