Başımı kaldırdım. Kadınlar da aynı anda bakışlarını yukarı çevirdi. Merdivenlerin başında geniş omuzlarıyla Atalay dikiliyordu. Gözleri her zamanki gibi koyu bir gölge gibi anlaşılmaz bir ifadeyle bana kilitlenmişti. Bakışlarında yine o keskinlik o hesaplanamayan duygu vardı. Avludaki herkes donmuştu. Kadınlar birbirlerine bakıp fısıldaşmaya başladı. Amma dedikoducuydu bunlarda! Ama Zümrüt Hanım'ın tepkisi gecikmedi. Yüzü gerildi, kaşları çatıldı. Memnuniyetsiz bir şekilde homurdanarak Atalay’a döndü. "Oğlum, kızın işi var" dedi, sesi sertti. Atalay’ın yüzü bir an için boş bir duvara dönüşmüş gibiydi. Ne hissettiğini anlamak imkânsızdı. Fakat sonra… Hafifçe başını eğdi, dudakları kıpırdadı ve sesi tok ama bir o kadar da soğukkanlı bir netlikle avluda yankılandı. "Dedim ki, Zeynep yuka

