Atalay torpidodan silahını çekerken bir kurşun daha sıkıldı. Ellerimi kulaklarıma bastırarak çığlık attım. Atalay,“Sakın kalkma Zeynep. Kafanı sakın kaldırma!" diye bağırdı. Ağaçların arasındaki adam, silahını tekrar doğrulttu. Göz ucuyla silahın siyah namlusunu gördüm. Tereddüt etmeden sıktı. Kurşun arabanın yan aynasına çarparak küçük bir patlamayla cam kırıklarını etrafa saçtı. Ağır çekimde gibiydi her şey. Sadece tek bir kişi ateş ediyordu. Başka kimse yoktu. Peki neden buradaydı? Osman'ın düşmanlarından biri miydi? Neden tek kişiydi? Belki de sadece Atalay'la bir derdi vardı. “Atalay, kim bunlar neler oluyor” diye bağırdım ağlamaklı bir sesle. Bana cevap vermeden harekete geçmişti. Dizini koltuğa dayayıp, elindeki tabancayı hızla kavradı. Bir saniyeliğine bana döndü, gözleri oldu

