60. BÖLÜM YÜZLEŞME

1500 Words
Yavuz ve Leyla bağ evinde hesaplaşırken düğüne gidenlerde konağa geri dönmüşdü. Azade hanım ve Leyal hanım Leyla için endişe ediyor iken Behram ağa çok rahattı. Deli oğlu yıllardır yapması gerekeni yapmıştı. "Behram bey birşey yap hele bu oğlan nereye götürdü kızı konağa a gelmemişler ya başlarına birşey gelirse" Endişe içinde hem merdivenleri çıkiyor hemde Behram ağaya yetişmeye çalışıyordu. "Annem boşa endişe ediyor bence abimi düşünsek daha iyi Leyloş onu çoktan vurmuştur" diye fısıldadı kızlara. Zeynep ve Senem yok artık der gibi baktılar. Yapar mıydı gerçekten eh konu Leyla olunca herşey beklenirdi yeter ki damarı atmaya görsün. " Behram abi nereye gittiler ögrenemez miyiz ? Leyla yine o kötü günlere dönerse ben bu defa dayanamam" diyerek endişesini dile getirdi. Kocası öldükten sonra Leyla'ya daha çok bağlanmış kaybetme korkusu daha çok artmıştı. Behram bey sabır çekip peşinden gelen iki kadına döndü " Yav siz iyi misiniz! Biri karısı diğeri kocası bırakın aralarında ki sorunları çözsünler. Konuşmadan bunu nasıl yapacaklar? Korkmayın iyilerdir onlar eh beş yılın hesabı biraz uzun olur Yavuz ağa düşünsün onu da içiniz rahat olsun gelirler geç olmadan " dedi ve odasına doğru gitti yoksa iki kadın beyninin etini yerdi. " Ahh Berwan ah gittin beni yalnız başıma bıraktın Kaldim kariların arasında tövbe yarabbi" diyerek gökyüzüne bakıp odasına girdi. Sanki kardeşi yukardan bakiyorda oda sitem ediyordu işte kendince. Azade hanım ve Leyal hanım giden Behram ağanin arkasından baka kaldılar. İkiside neye uğradıklarını şaşırdılar Behram ağa'nın bu kadar sakin ve olumlu konuşması iki kadını da şaşırtmıştı. Behram ağa ki Leyla için Yavuz'u sürgün etmis Antep'e girmesine izin vermemiş adamdı. Yağız iki kadının arasına girdi sağ elini annesinin omzuna sol elini Leyla hanımın omzuma koydu. " Annem, yengem, canlarım biliyorum çok merak ediyorsunuz ama onların baş başa kalıp konuşmaları lazım ki, aralarında ki problemi çözsünler" Yağız yine abisinin arkasını topluyordu. "Yoksa bu evliliği yürütemezler bocalayıp dururlar ve ikisi de genç yazık evli halde bekar hayatı yaşıyorlar. Belki bu gece onlar için bir umut olur size bir torun gelir" dedi. Leyal hanım ve Azade hanım sözlerine hak verdiler Yağız'ın torun konusuna gelince iki elti birbirine bakıp " amin inşallah " dediler torun sevmek evlatlarını mutlu görmek istiyorlardı. " Hadi siz gidin bir Zergul sultana bakın sonra da yatıp dinlenin. Birşey olursa ben gelip size haber vereceğim söz " Yağız'ın konuşması tesir etmişdi ki iki kadına tamam diyip gittiler. Yukarıya çıkan gençler oturma odasına geçtiler. Akılları giden karı kocada olsa da onlar da biliyorlardı ki er yada geç geleceklerdi. Ama nasil gelirlerdi orası muamma idi. Allah verede Leyla birşey yapmasa diye için için dua ediyorlardı. " Eee dayımın oğlu yarın gidiyor musun şimdi " diye sordu Tahir ortamın havasını değiştirmek için . Çünkü kızlarda ki endişeyi görebiliyordu. Biraz olsun kafaları dağılsın istedi. " Gidiyorum bram bu kadar tatil yeter. Dağlar, arkadaşlarım , üniformam beni özlemişlerdir . Çok şükür iyi de olduk artık gitme vakti geldi de geçiyordu " deeken Zeynep sevdiği adama baktı. Gözleri dolu dolu oldu gidecekti ayrılacaklardı ve ne zaman görürdü bilmiyordu. Nasıl olmuştu da bu adam kalbinde bu denli yer etmişti. Daha düne kadar beğenmediği uyuz okduğu adam bugün vazgeçemediği gideceği için bu yüreğinin paramparça olduğu, kıyamadığı biri haline gelmişti. Yağız ile göz göze geldiler aralarında ki çekimi odadakiler bile fark etmişti. Allah varya çok da yakışıyorlardı. Bu ailenin erkekleri çok şanslılar idi. Hem merhametli, hem güzel, hem ahlakl, hem becerikli hemde çalişkan kızlaeına sevdalanmışlardı. Zeynep dolan bakışlarını Yağız'dan kaçırip odanın tavanına dikti. Ağlarken Yağız görsün istemiyordu. Tahir gitmek için hazırlandı " Bem gideyim artık bram yarın gelirim yolcu etmeye hatta hava alanına ben bırakırım seni " Yağız'ın dizini sıktı ayağa kalktı. " Nereye bra öyle kaçmak yok bu gece burdasın. Geldim gideceğim doğru düzgün yüzünü göremedim oğlum otur oturduğun yere " dedi ve Tahir' in gitmesine kesin bir dil ile izin vermedi. Tahir el mecbur oturdu eh onunda işine gelmişti sevdiği kadını daha fazla görecek idi. " Tahir abim de istemem yan cabime koy yapıyor resmen sanki bilmiyoruz seni görebilmek için deli olduğunu izin versek koynuna girip yatar " dedi Senem'e . Zeynep ve Senem aynı anda " yuh " dediler. " Yani Yaren bacım seninn de dilinin ayarı yok " dedi Zeynep . Senem Yaren'e öldürecekmiş gibi baktı " Lan bana baka aşiret paket seni döverim ağzına terlim ile vurursam görürsün. Sabahı, akşamı " diyerek Yaren'i bir güzel tehdit etmişti. " Aman iyi beee birşey demedim sizde hemen pençelerinizi takın Senem hanım " dedi ve yan döndü. Sırtı çarpraz oturduğu için Senem'e trip atmıştı. Senem ve Zeynep çocuklar gibi küsüp trip atan Yaren' e bakıp güldüler. İki kadının da gülüşü karşılarında ki adamların kalplerine indirecek cinstendi. Leyla ve Yavuz bir süre sarılı kalmışlardı. Leyla Yavuz'un kokusunda sakinlemişti. Bir an yaşadıkları gözünün önüne gelince helede gelinlik ile terkedilişi ateşe çıplak el ile değmiş gibi bir anda kaldırdı Yavuz'un boynuna gömdüğü başını kendini geri çekti. Yavuz ne olduğunu hiç anlamıyordu oysa şimdi sarılmışlardı birbirlerine. " Öğrendiklerin seni yanıltmasın ağa, bir anlık duygu boşalması ile sarıldım diye sakın umutlanıp heveslenme. Sen bende kapanmayacak yaralar açtın. Yaralarım öyle derin ve kanıyor ki sevgimin üstünde acılarım var o yüzdendir ki seni hiçbir zaman affetmeyeceğim. Şimdi beni evime götür " soğuk sesi Yavuz'un gönlünü buz kesmişti. Hele sözleri birer kurşun olup kalbine isabet etmişti. Bu sözleri duymaktansa ölmeyi isterdi. Haklıydı Leyla onu yaralamış, dallarını, kırmış terketmişti. Hemen kabul edecek değildi ya, elbette zamana ihtiyaçları olacaktı. Yavuz anlıyordu onu ama affetmesi için elinden geleni yapacakdı. Gozleri dolu dolu baktı Leyla'ya gözleri öyle bir bakıyordu ki Yavuz lanet etti kaderlerine. Ama artık onu o eve bırakamazdı Said iti etraflarında olduğu müddetçe buna izin vermezdi. Affetme affetmesindi ama yeter ki gözünün önünde olsundu. " Yaptıklarımın özürü olmaz Leyla. Böyle olsun bende istemedim. Senin yokluğunda, o adamı sevdiğini bildiğim her dakika da ben öldüm zaten" Ne acıydı sevdiğinin baskasını sevmesi. " Şimdi sözlerin ile beni öldürmeye çalışma ölü birini öldüremezsin. Ha ev meselesine gelince unut onu bundan sonra benimle birlikte konak da yaşayacaksin sende kızlarda" dediği an Leyla neye uğradığını şaşırdi ne demek beraber yaşamak bu adam kafayı yemişti. Leyla bunu asla kabul etmeyecekti. " Sen şasırdin her halde ağa ben seninle asla ayni çatı altında kalmam unut bunu " dedi kendinden o kadar emindi ki. Yavuz'un neler yapabileceğini bilmeden konuşmuştu. Yavuz da ayağa kalktı kendinden emin adımlar ile Leyla'ya doğru adim attıkça Leyla geri geri gitmeye başladı. Yavuz kendisine öyle bir bakıyordu ki sırtı duvara değince kaçacak yeri kalmadığını anladı. " Gelmesene be üstüme üstume " desede fayda etmedi Yavuz'a . Dibine kadar girdi Leyla'nın. Bakışları gözleri ile dudakları arasında gidip geldi şu an kendine o kadar zor hakim oluyordu ki bu kadı bir bilse iradesine neler yaptığını kendisini nasıl zapt ettiğini acaba böyle konuşurmuydu. " Benimle konağa geleceksin hatta bundan sonra benimle aynı odada kalacaksın güzelim buna alışsan iyi olur. Artık yepyeni bir hayatımız olacak madem evlendik madem birbirimizi seviyoruz bundan sonra kimse seni benim yanımdan alamaz benden bir adım öteye gidemezsin " dedi tam arkasına dönecekken aklına birşey gelmis gibi geri döndü. Leyla aralarında ki yakın mesafeden çok rahatsızdi. Yavuz kendisine yiyecek gibi bakıyordu ve buda Leyla'yi korkutuyordu. " Ha , birde o it etrafımizda olduğu müddetçe senin kızlarla değil yalnız evde kalmana sokağa çıkmana dahi izin vermem " dedi bakişları öyle tehlikeli idi ki Leyla korkmuştu ama belli etmemeye çalışıyordu. " Senden izin istiyen mi oldu.? Ben yıllardır o evde yalnız yaşıyorum. Şimdi mi aklına geldi beni korumak 5 yıldır nerdeydin Yavuz ağa? " Leyla başlamiştı yakmadan durmayacaktı. " Milletin dilinde kocası tarafından terkedilen gelin diye adım çıktığında nerdeydin. Şimdi gelmiş bana kocalık taslama ve beni buraya nasıl getirdiysen evime de bırakmasını bileceksin ha götürmez isen ben kendim gitmesini bilirim" dedi ve Yavuz'un bakışlarından kurtulup kapıya doğru adım atmiştı ki kolundan tutulup duvara sırtının yaslanması bir oldu. Birbirlerine bir nefes kadar yakınlardı. Nefesleri birbir yüzlerine çarpıyordu. Leyla'nın korkudan ve heyecandan kalbi hızlı hızlı atmaya başlamıştı, nefes alıp verirken aldığı soluklar göğsünün sert bir sekilde inip kalkmasına sebep oluyordu. Yavuz'un keskin bakışlarının gözlerinden göğsüne doğru inmesine sebep oluyordu Leyla' nın haberi yoktu. " Hele bir gitmeyi denesene Leyla, o evi başına yıkmıyor muyum. Gavat mıyım lan ben karıma göz dikmiş bir şerefsiz etrafta dolanırken sizi orda yalnız bırakayım. Bana kötü şeyler yapmak zorunda bırakma Leyla hanım bilirsin beni gözüm dönünce yapacaklarımın bir sınırı olmadığını. Şimdi burdan tıpış tıpış konağa gidiyoruz sende gözümün önünde duruyorsun anlaşıldı umarım yeterince açık konuştuğumu düşünüyorum " Leyla ağzını açıp birşey diyecekti ki Yavuz parmağı ile susturdu. " Sakın efüli tek bir kelime dahi etme beni kötü olmaya zorlama. Birde bu yapacağım şey için kusura bakma ama bunu yapmazsam ne bu gece nede diğer geceler uyuyamam " Gözleri dudaklarına gitri ama vazgeçti ilk öpücüğünü böyle bir durumda Leyla istemeden almak istemedi. Bakışları yavaş yavaş açıkta kalan boynuna gitti. Dudaklarını boynuna bastırdı koklaya koklaya öptü. Yavaşça başını kaldırdı Leyla'nın gözlerine baktığında büyük bir kırgınlık gördü ağlıyordu kehribar taneleri. Her bir damla Yavuz'un içini cayır cayır yakıyor kor ateşlere atıyordu sanki. Alnını alnına dayadı yüzünü avuçlarının arasına aldı. Parmakları ile akan yaşları sildi. Bölûm sonuna geldik. Yavuz ve Leyla yüzlesti. Cok beklediniz. Sizce nasildı bolum? Leyla napacak bu durumda ? Beklediğimiz gibi oldu mu?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD