İnsan bazen kaderine boyun eğmek zorunda kalırdı.
Yavuz 2 sene boyunca gittiği Azerbeycan'dan bu sebep ile gelememiş Amcasının cenaze merasimine bile katılamamıştı. Yavuz'u o gün bir kaza geçirmişti ağır yaralanmıs uzun bir tedavi almıştı. Ev sahibi Aybeniz hanım bu süreçte onunla ilgilenmiş iş ortağı Behruz ve kız kardeşi Almira da iç yalnız bırakmamışlardı. Kazada sırtında derin bir yara izi kalmış oda Leyla'nın gözlerini izin üzerine dövme yaptırmıştı.
Bir bayram sabahı Azade hanım hastalanınca Leyla kaynanasının haline dayanamamış Yavuz'un gelmesi için amcasını ikna etmişti ama kendisi de Ordu'ya gitmişti.
Yavuz haberi alır almaz ilk uçak ile Antep'e gelmişti. Gelmisti de gelmesine lakin hastanede hiç kimseyi bırakdığı gibi bulamamıştı.
Ne Behram ağa,ne Yaren,nede Yağız bir hoşgeldin dememişlerdi. Yavuz babasının eline uzandığında oğluna yüzünü çevirmişti Behram ağa elini de öptürmemişti.
Yade Zergül torununun 2 yılda çökmüş halini görünce içi gitmişti. Leyal hanımın da ondan kalır yanı yoktu elinde büyümüstü Yavuz. Ana yüreği sızlamıştı.
Merhamet ve sevgi ile karşıladılar onlar ''Hoş gelmişsen hayırsız oğul'' demişti Yade Zergül elini öptürürken.''Hoşbuldum Yademm hoşbuldum'' sesi o kadar yorgun ve bitkin çıkmıştı ki Leyal hanım damadına kıyamadı, vicdanı el vermedi yüz çevirmeye nasıl sırtını dönebilirdi ki.
Eline uzanan Yavuz'a sevgi ile bakıp ''Hoşgeldin benim deli kara oğlum'' demişti çoçukken de hep böyle severdi.
"Hoşbuldum ana bu hayırsız oğlunu affedebilecek misin " çekinerek, utanarak konuşmuştu. Diğerleri gibi kendisine yüz çevirir sanmıştı.
Leyal hanim Yavuz'un alnından öpüp " Sana çok kırgınım bilesin ama sen benimde evladımsın bunu sakın unutma hiçbir anne evladına küsmez" sesi öyle şefkat ve merhamet dolu idi ki Yavuz utandı yaşattıklarından.
Yavuz daha sonra annesi Azade hanımı ziyaret etmiş iyi olduğunu görüncede 1 gün kalıp tekrar Azerbeycan'a dönmüştü.
Leyla'nın çekip gitmesi karşılaşmak bile istememesi Yavuz'un yüreğini yaktı.
İnsan sevdiği ile sınanırmıydı Yavuz sınanmıştı. Leyla'yı korumak isterken tamamen kaybediyormuydu bilmiyordu. Ve bu bilinmezlik ve çaresizlik günden güne Yavuz'u bitiriyor tükeriyordu....
Leyla gözündeki yaşı silip kendini toparladı. Şarkıda bitmişti zaten hem daha güzel şeyleri düşünmesi gerekiyordu yarın deli görümcesi ve kız kardeşleri mezun oluyorlar idi.
Yanlarına gidip diplomalarını alırlarken onları gururla ayakta alkışlayarak en ön sıradan izleyecek idi...
İstanbul
Zeynep bir birlerine dil uzatan iki deliye bakıp kafasını salladı. Kim inanırdı ki bunların bu halini görse biri doktor biri mimar diye. Çocuk gibiydiler.
" Hadi hadi birbiriniz ile uğraşmayı birakın kahvalti hazır " dedi Zeynep elini gelin diye sallayarak mutfağa doğru adımladı.
Yaren ve Senem birbirine bakıp göz kırptı kafaları ile hadi diyip Zeynep mutfağa girmeden biri sağ tarafından digeri sol tarafından koluna girip yanaklarına sulu birer öpücük kondurdular.
Zeynep'in en sevmediği şeydi sulu sulu öpülmek. İkisine de öldürecek gibi baktı yanaklarını silerken.
" Küççük hanımağa gördün mü bizim avukat hanımı nasılda sinir oldu elinden gelse mahkeme kurar bizi idam ettirir" diyip güldü Senem.
" Ay sorma çakma mimar vallahi yapar mı yapar bunun gözü göz değil yandı millet bunun elinden hiç acımaz canlarına okur yaman avukat olacak" diyip Zeynep'in omzuna vurdu.
Eli azcık ağır olduğu için Yaren'in Zeynep olduğu yerde sendeledi.
" E yuh Yaren acıdı be kızım. Ehh dalga geçmeyi bitirdiyseniz hadi hadi valla ceza yazarım ikinizede kanunun ve Leyla'nın bana verdiği yetkiye göre bulaşıkları yıkar evi temizlersiniz" dedi gülerek.
" Yalnız bacım sen avukatsın polis gibi ceza yazıp hakim gibi karar alamazsın" diyip mutfağa gecti Senem. Ve kahkaha attılar.
Hep birlikte hazır olan masaya oturdular . Güzelce kahvaltılarıni yapıp masayı toparladılar.
Hazirlanıp hep birlikte evden çıktılar. 5 yıl boyunca hem okumuş hem de stajlarını yapmışlardı eh tabi Leyla sağolsun herşeyi ayarlamıştı.
Yaren özel bir hastane de en iyi doktorların yanında stajını yaparken. Bilgisi, becerisi, güler yüzü ile hastanedeki doktorların ve hemşirelerin takdirini ve sevgisini kazanmıştı.
Zeynep ise Leyla'nın babasının samimi dostu ve özel avukatı olan İstanbul barosunun da en yaman avukatının yanında stajını yapmıştı. Adaleti bulduğu yöntemler ile bir çok davayı kazanmişlar İrfan beyin namina nam katmişlardi.
Senem ise yine çok iyi ve ünlü hir mimarın yanında stajını yapmiş çok güzel işlere imza atmışlardı. Geleceğin en parlak mimarlarından biri de Senem olacaktı.
Bilgisi becerisi çok yüksek seviyelerde olup bazen inanılmaz çizimler yaparak yanında çalıştiğı insanların bile kendisine hayranliklarini kazanıyordu.
Yine hepsi son kez veda etmek için staj yaptıkları yerlere gittıler. Artık veda zamanı idi....
Yaren büyük çabalari sonucu Senem'i ikma etmişti kendisi ile birlikte Antep'e gitmeye. Aynı teklifi Zeynep'e de yapmiştı ama Zeynep kardeşlerini özlediği için uygun bir dil ile red etmiş Yaren de anlayış ile karşılamıştı.
Akşam aynı saat de eve gelmişlerdi kızlar . Sabah Yaren ve Senem diploma töreninden sonra Antep' e gidecek iken Zeynep de Sinop'a uçacak idi.
Gece sohbet muhabbet derken gece saat 3 de yatmişlardı. Zeynep'in içinde bilmediği bir sıkıntı vardı. Sanki kötu hirsey olacakmiş gibi idi.
Sabahı sabah etti yine uyku tutmayinca da valizini hazırladi zaten çok birşeyi de yoktu. Kiyafetleri bir valiz bir valizde kitaplari olmuştu. İşi bitince odasınin camıni açti miss gibi temiz havayı çiğerlerine çekti.
Daha sonra odasinda bulunan banyoya gidip kisa bir duş aldı. Kıyafetlerini giyip odaya geri döndu saçlarini kurulayip tepeden at kuyruğu yaptı.
Yüzüne hafif toprak tonlarında bir makyaj yaptı. Hazir olunca yatağinın çarşaflarini değiştirip kirlileri kirli sepetine koydu odasıni miss gibi tertemiz yapmişti. 5 yıli bu odada geçmişti.
Odadan çikıp mutfağa girdi kahvaltiyi hazirladı çayi demledi hersey hazır olunca kızları kaldırmaya yukarı çiktı once Senem'in odasına girdi.
Senem'i uyanmiş valizini toplarken görünce yüreği burkulsada gülümsedi ayrılıklari hiç kolay olmayacaktı.
" Gelebilir miyim esmerim " dedi tebbessüm ile.
" Sorman hata avukat hanım " dedi aynı şekilde karşilik vererek yüzundeki tebessüm ile.
" Kahvaltı hazır yardima ihtiyacin varmı?" Diye sorarken Senem'in yanina dogru ilerledi Zeynep.
" Yok kuzum bitti ya zaten çok birşey almadim yanıma fazla kalmam ben bakma Yaren üzülüyor diye kabul ettim. Artık kendi düzenimi kurmam lazım malum beni bekleyen bir ailem yok" derken yutkunmuştu. Yetimliğini kimsesizliğini ayrilik zamanlarında daha çok hissediyordu Senem.
Zeynep'in gözleri doldu " Canimin içi sen kimsesiz değilsinki biz variz" diyip gidip sarıldı Senem'e.
Zeynep çok duygusal narin biri olduğu için en ufak şeyde hemen gözleri doluyor yaşlari yanaklarına süzüluyordu şu an olduğu gibi.
Geldik bolum sonuna maalesef bin kelimeye bölümü sığdırmaya çelısiyorum ama yetmiyor tabi o yuzden parca parca atmak zorundayim umarim begenmissinizdir yorumlarinizi ve desteğinizi bekliyorum..