Mesajı okuyunca ikiside aynı anda şok olmuşlardı. Mesajı tekrar bir kez daha okudular gözlerine inanamadılar. Yavuz Leyla ve Yare'in yüzlerinin düstüğünü görünce yanlarına gidip ekrana baktı okudukları onu bile şaşırtmaya yetmişti.
" Off Senem off Yaren hemen gidip bulalım şu deliyi bir çılgınlık etmeden" Yaren kafası ile tamam dedi aynı anda ayağa kalktılar. Yaren'in gözleri dolmuştu.
" Leyla noldu kızım betiniz benziniz attı bir anda " diye soran Leyal hanım idi.
" Anne gelince anlatsak olur mu şimdi gidip Senem'i bulmamız lazım İstanbul'a dönüyorum diye mesaj atmış " diyerek durumu açıkladı. Odada bulunan herkez yanlış duyduklarını düşündüler . Yavuz ayaklanan kadının kolunu tuttu.
" Nereye gidiyorsunuz tek başınıza Said denen o it ortada gezerken " Leyla bu defa olmaz , bu defa durduramazsın bakışı attı Yavuz"a.
" Yavuz şimdi değil, şu an değil ne o iti düşünecek zaman var nede duracak. Kardeşim giderken ben burda elim kolum bağlı duramam lütfen" diyip kolunu çekiştirdi.
" Sana dur demiyorum Leyle git ama tek değil beraber gidelim tamam mı?" Leyla kafasını olumlu anlamda sallayıp " tamam " dedi ve hep birlikte çıktılar konoktan.
Onlar konaktan çıkarken Zeynep bir davada olduğu için mesajı görememişti. Tahir Zeynep'in odasına geldiğinde boş olduğunu ve Senem'in orda olmadığını gördü. Şirket içinde Senem'i aramaya başladı bu sırada asistanı ile karşılaştı.
" Birşeymiş istemiştiniz Tahir bey ?" Tahir'in telaşlı halleri genç kadını endişelendirmiş idi.
" Aslı Senem hanımı gördün mü? Her yere baktım ama yok arıyorum açmıyorda"
" Tahir bey Senem hanım yarım saat önce ağlayarak apar topar çıktı şirketten kendisine seslendim ama cevap vermedi duymuyor gibiydi" Tahir'in içine bir korku düştü acaba konuştuklarını mı duymuştu.
" Aslı benim çıkmam lazım babam odada ona birşeyler uydurup ilgilen " diyerek asansöre doğru ilerledi. Telefon rehberine girip Leyla'yı aradı bu defa.
" Bremin "
" Leyla ben Senem'e ulaşamıyorum şirketten yarım saat önce çıkmış haberde vermedi. Senin bir bilgin varmı?" Endişesi sesine yansımıştı.
" Tahir lafı eveleyip gevelemeyeceğim Senem gidiyormuş bizede mesaj atmış biz havaalanına gidiyoruz bakmaya sende otogara git ve benim kardeşimi bana getir herşeyi konuşacağız ama öncelik Senem'i bulmak " diyerek emir vermişti.
Tahir duyduğu her sözde yüreğini kor alevler sardı. Kalbi cayır cayır yandı söndürmeye su bile bulamadı. Nasıl giderdi, nereye giderdi hiçbirşey demeden ne olmuştuda gidiyordu. Tahir kafayı yemek üzereydi. Arabasına bindiği gibi son gaz otagara doğru yol aldı. Kafasının içinde dönen babasının sözleri ve binlerce soru vardı . Babası gibi bir adam sevda nedir bilen bir adam halinden nasıl anlamazdı.
Gittiği yol sanki bitmek bilmiyordu ayağının altında ki gaza biraz daha yüklendi. Otagara geldiğinde ani bir fren ile durdurdu arabayı hemen inip etrafda göz gezdirdi sevdiği kadını arıyordu ama onca insan içinde nasıl bulacak bilmiyordu. Sırayla peronlara bakıp Senem'in fotoğrafını göstererek görüp görmediklerini soruyordu. Sabrı tükeniyordu delirmemek elde değildi. Karşısına çıkan bir kişiye daha sordu. Adam tanıdı Senem'i bileti o satmıştı. Gittiği otobusu plakasını verdi. Tahir hızla arabasına binip düştü yola yetişmesi gereken bir sevdası vardı.
Diğer tarafda ise Leyla'lar hava alanına gelmiş Senem adına hiç bilet alınmadığını öğrenmeleri 5 dakikalarını bile almamıştı. Yavuz gelirken önce şirketin güvenlik kameralarından neyle gittiğini, ardından evin güvenlik kamerasından tekrar aynı taksi ile çıktığını öğrenmişti yol suresince. Yaren gözyaşlarına hakim olamadı en çok Senem ile uğraşan o olsada gidişine en çok üzülen yine oydu gelene kadar da söylenip durmuştu ağlayarak. . Adem su alıp getirip verdi Yaren titreyen elleri ile suyu alıp bir yudum içti.
" Yavuz birşey yap ne olur ben artık bir sevdiğimi daha kaybetmek istemiyorum lütfen bul onu " diyen Leyla ağlamaklı gözler ile Yavuz'a baktı. Yavuz kollarını açıp gel dedi. Leyla sanki bunu bekliyormuş gibi gidip sığındı Yavuz'un açtığı kolllarına muhtaç bir kedi gibi başını koydu göğsüne. Ne olursa olsun Leyla hep o kollarda teselli bulmuştu. Bu adam onun güvenli olduğunu hissettiği huzur veren tek yanıydı.
" Merak etme bulacağız ve sağ salim getireceğim onu sana söz veriyorum " diyip Leyla'nın saçlarına bir öpücük kondurdu. Yapardı da artık Leyla'nın gözünden bir yaş daha düşmesine tahammül edemiyordu.
Leyla biraz sakinleşince cebindeki telefonu çıkarıp bir numarayı tuşladı ve kulağına götürdü " Ooo Ağam siz beni ararmıydınız?" Diyen sitem dolu bir ses kulaklarına doldu Yavuz'un.
" Kardeşim haklısın ama benim sana acil bir işim düştü. Bir taksi plakası versem nereye gittiğini öğrenebilir misin bir sevdiğimiz var içinde"
"Ulan işin düşmese zaten aramazdın demi plakayı ver buda son iyiliğim olsun sana hayırsız"
" Ulan amma trip attın be karı gibi birde emniyet amiri olacaksın ayıp lan ayıp. Sen bir taksinin yerini bul ben hepsini tek seferde telafi edeceğim sana tamam mı?" Karsıdan gelen memnuniyet belirtisi gülme sesi Yavuz'u sinir etmeye yetsede birşey diyemedi.
" En son otogara gitmiş taksi yarım saat önce sevdiğin her kim ise gitmeden belki yetişirsin ağam "
" Sağol kardeşim şu işleri bir yoluna koyayım ilk fırsatta yanına da uğrayacağım "
" Sen önce Leyla yengenin gönlünü al da biz nasıl olsa görüşürüz. Bir Antep'den çıkışın oldu birde girişin olaysız bir anın yok. Bak bu defa başını belaya sokma arkanı toplayacak birini bulamazsın ona göre " Yavuz gözlerini kapatıp açtı yok bunlar sırayla geliyorlardı biri bitiyor biri başlıyordu.
" Lan karılar gibi dedikodu yapmaya da mı başladın kapat kapat sinirlerimi daha fazla zıplatmadan " diyerek karşıdaki adamın yüzüne telefonu kapattı.
Kendisine şaşkın şaşkın bakan Leyla ve Yaren'e ne oldu der gibi bir bakış atıp " Otagara gitmiş hadi belki yetişiriz " dedi lakin öyle şaşkınlardı ki Yavuz'un söylediklerini anlamaları 5 saniyelerini almıstı.
" Abi sen koskoca emniyet amirine karı mı dedin az önce görevi başında iken yoksa bizmi yanlış anladık. Hayır yani adam sonuçta memura hakaretden seni içeri de attırabilir" diyerek tespit yapmaya çalışıyordu .
" Sen güzel kafanı bunlara yorma abicim hadi isterseniz gidelim artık yoksa Senem'i hiç bulamayacağız" diyerek çıkışa doğru ilerledi.
" Pes " dedi Leyla bir insan hiçmi değişmezdi yedisinde ne ise hala aynı idi.
Arabayı bu defa Yavuz kullanacaktı çünkü Adem kurallara uyan hız sınırını asla aşmayan tam bir trafik dostu biri idi. Adem ile Yaren arkaya otururken Leyla ön koltuğa Yavuz'un yanına bindi. Yavuz gaza bir anda öyle bir yüklendi ki hepsi bir ağızdan " Yavaş " desede umrunda olmadı Yavuz'un yetişmesi gereken bir yer vardı sonuçta. Havaalanından otagar ın arası yarım saat idi. O son hız giderken bu sırada telefonu çaldı arayan Tahir idi.
" Abi Senem İstanbul'a giden otobüse binmiş peşlerindeyim "
" Nerdesin şu an bizde geliyoruz " diyen Yavuz arabanın yönünü çevirdi yine kırmızı ışık dinlemeden bastı gaza yüklü bir ceza ödeyeceği kesindi. Allah tan arkadaşı emniyet amiri idi tüm ekiplere haber vermişti de durdurmamışlardı. Yavuz da onun baş belası idi napsın adam tayinini isteyecekdi onun yüzünden.
Senem kafasını cama koymuş ağlıyordu hergünü anıları bir bir gözünün önünden film şeridi gibi geçiyordu. Üstelik şöför damardan şarkılar dınledikçe Senem'in gözyaşları daha da artıyordu.
"Gitme turnam vuracaklar
Kanadını kıracaklar
Seni yarsız koyacaklar.
Şarkı çaldıkca Senem'in yüreği kavruldu içi dışına çıktı ağlamaktan. Yanında ki teyze dayanamayıp sordu.
" Kızım bindiğinden beri helak ettin kendini niye bu kadar ağlarsın yazık pek de güzelsin" Senem camdan ve daldığı anılardan çıkıp bakışlarını yanında hüzünle kendisine bakan teyzeye çevirdi.
" Sevdiklerimden ayrıldım onları bir daha ne zaman görürüm bilmiyorum" dedi kendisine bakan kadına.
" Eh buna üzülürmü insan heç yine kavuşursunuz hepimiz sevdiklerimizden ayrılıyoz hec ağlayan varmı. Yazık değelmi o gözlerine"
" Sevdiğim adamın ailesi beni istemedi ona ağlıyorum. Gelin olarak kabul etmiyorlar yetim, kimsesizim diye napayım teyze canım çok yanıyor" dedi Senem canı öyle bir yanıyor ve acıyordu ki sanki cehennemi yaşıyordu. Nereye giderse gitsin bu acı onunla gelecek ve hiç dinmeyecek idi.
Kadının içi yandı Senem'e yetimim derken ki gözlerinde ki o utanç duygusu kadını çok etkilemis ve üzmüştü. Yetim olduğu için insan utanırmıydı Senem utanıyordu. Oysa ki Peygamber efendimiz de yetim ve öksüz değilmiydi.
" Tühh yazıklar olsun onlara insanlıklarını kaybetmişler sana kucak açıp aile olacaklarına utanmadan birde istememezlik mi ettiler. Senin gibi biri istenmezmi şu güzelliğe bak" Senem duydukları ile acı bir tebessüm etti. Herkez insan doğardı ama insan olmak herkezin işi değildi maalesef.
" Sen heç üzülme onlar kaybetmis seni " Senem bakışlarını tekrar pencereye çevirdi Tahir aklına gelince yüreği sıkıştı.
Tahir nihayet yakalamıstı otobusu sinyal verip kornaya bastı şöför görünce yol istiyor zannedip yol verdi. Tahir yine sinyal verip kornaya bastı.
" Allah Allah geçsene kardeşim yol verdik işte " diyerek söylenmeye başladı şöför. Tahir baktı durmuyor biraz daha gaza yüklenip eli ile dur dedi şöfere ve otobüsün önünü kesti. Şöför durmak zorunda kalınca yolcular tedirgin olup kendi aralarında konuşmaya başladılar.
Tahir arabadan inip otobüsün kapısına vurdu kapılar açılır açılmaz " Hayırdır kardeşım niye yolumuzu kesiyorsun " dedi şöför. Tahir onu umursamadan bindi otobuse gözleri ile koltuk aralarında sevdiğini aradı bulmasi çok uzun sürmedi.
Senem hem dısarœya bakıuor hemde yanında ki kadın ile konuşuyordu.
" Çok seviyordu beni ailesi ile arasına girmek benim yüzümden araları bozulsun istemedim gitmem en doğrusu olacak"
" Bozulmadığını sana düşündüren ne " diyen ses ile Senem kulaklarına inanamadı bu ses onun sesi idi. Acaba üzüntüden onun sesini mi duyuyorum diye düşündü ama kafasını çevirmesi ile Tahir ile göz göze geldiler.
" Sen.. ama .. nasıl " diyebildi çok şaşkındı şu an.
" Ben ya ben yürü gidiyoruz " Tahir'in gözlerinden ateş çıkıyordu....