Odaya çıkar çıkmaz çantamı bir köşeye fırlatıp telefonu şarja taktım. Aceleyle telefonu açmaya çalışırken Daizy yatağında oturmuş gözlerini ovuşturuyordu. Esnerken bir eliyle ağzını kapatıp “Neler oluyor?” diye sorduğunda kelimeler ağzının içinde yuvarlanıyordu. Açılan telefona odaklanırken “Babamı unutmuşum. Bana ulaşamayınca yurdu aramış. Buraya geleceğini söylemiş” diyerek durumu özetledim. Daizy sevinçle ellerini çırpıp “Yaşasın. Babanla tanışmak için sabırsızlanıyorum” dediğinde ona sen kafayı mı yedin bakışı attı. Telefonu kulağıma götürürken “İnan bana buraya geldiğinde hiç de hoş bir ruh halinde olmayacak” dedim. Babamın telefonu direk sekretere düştüğünde küfrettim. Sage’in numarasını aradığımda uzun süre çaldıktan sonra o da telesekretere düştü. Dudağımı ısırırken tekrar ar

