Beni zorla imamın karşısına oturtup başımı kapatmışlardı. Bu aileden hiç kimseye karşı koyamazdım, bunu öğrenmiştim şimdiden. İmam yüzüme baktı dikkatle, daha sonra kısık sesle tövbe etti. Yüzümdeki darp izlerini görse de ses çıkarmıyordu, sadece tövbe ediyordu. Belki o da duymuştu tüm Mardin gibi başıma gelenleri, o yüzden bu da yağan haklı bir sebeple atıldığını düşünüyordu belki de. "Mehir konusunu konuştunuz mu?" Biz hiçbir meseleyi konuşmamıştık doğru düzgün, o benim bir mal gibi almıştı ve her şey bitmişti. "Mehir olarak..." "Sana sormadım evladım, mehri kız seçer. Şahbanu kızım, birazdan kocan olacak adamdan mehir olarak ne istersin?" Ferman kızgın bir ifadeyle baktı yüzüme, ardından yine aynı kızgınlıkla döndü önüne. Söz hakkının bana doğması canını sıkmıştı belli ki. "Be

