Jose Rosemary'nin çığlıkları arasında Noreen'ı kollarının arasına alıp atına doğru koşuyor, bu arada etrafta bulunan askerlerine emirler yağdırıyordu. Atına binince, Noreen'ın küçük bedenini kendi bedenine sardı. Rose daha ne olduğunu anlamadan onun uzaklaştığını gördü. Peşinden gitmek için kendi atına yöneldi. Ama Arreon kalesine değilde, başka bir yöne gittiğini son anda fark etti. Tam atına binecekken önüne uzun boylu, iri kıyım bir asker çıktı. "Leydim lordumuzun emri. Atınızla değil, arabayla yolculuk yapacaksınız." Rosemary ne demek istediğini anlamaya çalıştı. "Gideceğim yer uzak değil. Neden arabaya biniyorum? " "Almo kalesine gidiyoruz. En az bir saatte orada oluruz. Lordum size dikkat etmemizi emretti. " "O nereye gitti asker? " "Almo kalesine. Atıyla bizden daha hızlı ulaş

