Burak Saygıner, hayatında ilk kez aynanın karşısına geçip kaşlarını eliyle düzeltmeye çalıştı. "Amca mı? Gerçekten bana amca mı dedi?" diye mırıldandı. Siyah gözleri öfkeden ve uykusuzluktan çok daha fazlasını anlatıyordu; artık içinde devasa bir rekabet hırsı vardı. 🧊🔥
🕵️♂️ Cem Kim? (Burak’ın Gizli Takibi)
Burak, poliklinik muayenelerini jet hızıyla bitirip Mert’i odasına çağırdı. "Mert, buldun mu?"
Mert elindeki tableti uzattı. "Buca Anadolu Lisesi, 2012 mezunları... Hande’nin sınıfında bir Cem var. Cem Tekin. Basketbol takım kaptanıymış. Ama bir sorun var Burak..."
Burak masaya yumruğunu vurdu. "Ne sorunu? Evli mi? Çocuklu mu? Kel mi?" 👿
Mert bıyık altından güldü. "Hayır, adam şu an İzmir’in en ünlü fitness modellerinden biri. Ve sıkı dur... Yarın bir sağlık kontrolü için bizim hastaneye geliyor!"
Burak’ın dünyası başına yıkıldı. Hem yakışıklı, hem basketbolcu, hem de fitness modeli! "Harika... Bir bu eksikti," dedi dişlerinin arasından.
🌪️ Hastanede Lise Rüzgarı
Bu sırada Hande, hastane odasında duramıyordu. Beyin lobundaki hasar onu öyle bir hale getirmişti ki, yerinde duramıyor, her gördüğü hemşireye "Kanka, okul çıkışı Şirinyer’e gidiyor muyuz?" diye soruyardı.
Hande, üzerine verilen hastane önlüğünü belinden bağlamış, saçlarını yüksek bir at kuyruğu yapmıştı. Koridora fırladı. "Hey! Burak Amca! Neredesin?" diye bağırdı başhekimlik katına doğru. 📣🏃♀️
Burak odasından çıktığında Hande’yi bir tekerlekli sandalyenin üzerine ayakta dururken buldu. "Işık! İn aşağı, düşeceksin!"
"Amca, çok geriliyorsun! Bak, tekerlekli sandalye yarışı yapıyoruz Mert abiyle. Cem gelse beni sırtında taşırdı, sen ancak bağırıyorsun!" dedi Hande dil çıkararak. 😛♿
🤡 Burak’ın "Eğlenceli Adam" Olma Çabası
Burak, Hande’nin gönlünü kazanmak ve o Cem denilen adamı unutturmak için strateji değiştirmeye karar verdi. Sert doktor maskesini bir kenara bırakıp "eğlenceli" biri olacaktı.
Odasına girdi, kravatını gevşetti, gömleğinin kollarını sıvadı. Hande’nin yanına gitti. "Bak Hande... Şey, yani kanka... Ben aslında çok eğlenceliyimdir. İstersen beraber... kantine gidip oralet içebiliriz? Hatta belki Buca sokaklarında tur atarız?" 🤡🧊
Hande, Burak’ı süzdü. "Amca, 'oralet' mi dedin sen? Hangi devirden kaldın? Cem beni Starbucks'a götürüyor, latte içiyoruz biz. Hem sen 'kanka' deme, çok emanet duruyor üzerinde. Sen git ameliyat falan yap, senin olayın o."
Burak’ın kalbine bir hançer daha saplandı. 💔
🏀 Büyük Karşılaşma: Fitness Kralı vs. Sert Cerrah
.. Ertesi gün, hastanenin kapısından içeri 1.90 boyunda, omuzları geniş, gülüşü diş macunu reklamı gibi olan Cem girdi. Hande, Cem’i koridorda gördüğü an çığlık attı.
"Ceeeem! Aşkım!" 😱❤️
Hande koşarak Cem’in boynuna atladı. Cem şaşkındı; karşısında lise yıllarındaki o platonik aşığını ama hemşire kıyafetli halini görüyordu. Burak o sırada köşeden çıkageldi. Siyah gözleri adeta alev püskürüyordu. 🧊🔥👿
"Hande, hemen o beyefendinin üzerinden in," dedi Burak, sesi bir aslan kükremesi gibiydi.
Cem, Burak’a döndü. "Pardon hocam, bir sorun mu var?"
Burak, Cem’in tam dibine girdi. Aralarındaki boy farkı yoktu ama Burak’ın aurası odayı donduruyordu. "Sorun şu ki, bu kız bir hastanede ve senin burada olman onun iyileşme sürecini sabote ediyor 'Basketbolcu'."
Hande araya girdi. "Ay Burak Amca, ne kadar kabasın! Cem, bak bu benim doktorum. Biraz yaşlı ve asabi ama iyi biri özünde. Cem, hadi beni buradan kaçır! Akşam Atilla Mahallesi’nde düğün varmış, oraya gidelim!" 💃🎉
🔥 Kıskançlık Zirvede
Burak, Cem’in muayene dosyasını elinden çekip aldı. "Cem Bey, sizin check-up sonuçlarınız... pek parlak değil. Kalbinizde aşırı bir büyüme var, bu da fazla özgüvenden kaynaklanıyor olabilir. Derhal hastaneyi terk etmeniz gerekiyor, aksi takdirde sizi karantinaya alırım!"
Cem ne olduğunu anlamadan Mert tarafından dışarı çıkarıldı. Hande ise yatağına oturtulmuş, Burak’a öfkeyle bakıyordu.
"Sen çok kötüsün Burak! Cem’i kovdun! Onu ne kadar özlemiştim biliyor musun? O benim kahramanım!" 😭👊
Burak, Hande’nin ellerini tuttu. Bu sefer bağırmadı. Sesi titriyordu. "O senin kahramanın değil Hande. Senin kahramanın, senin için ameliyathanede ağlayan, duran kalbini çalıştırmak için parmakları kırılana kadar masaj yapan o adam... Ama sen onu hatırlamıyorsun bile."
Hande durdu. Burak’ın gözlerindeki o gerçek acıyı gördü. Bir anlığına beyin lobundaki o "lise" sisi dağılır gibi oldu ama hemen geri geldi.
"Amca... Sen neden ağlayacak gibi bakıyorsun? Yoksa sen de mi Cem’i seviyorsun?" 😂❓
Burak elini alnına koydu. "Allah’ım, bana sabır ver... Buca’nın bütün boyozları feda olsun, yeter ki şu kız eski haline dönsün!" 🥨🙏
Buca’nın yokuşları hala dik, Burak Saygıner’in sabrı ise hiç olmadığı kadar sınırlarda! Hande uyanmış olabilir ama ruhu hala 2012 yılının Buca Anadolu Lisesi kantininde takılı kalmış durumda. Burak için asıl "cerrahi operasyon" şimdi başlıyor. 🏥🌀🎢