bc

No:5

book_age16+
35
FOLLOW
1K
READ
dark
family
age gap
drama
bxg
kicking
soldier
city
musclebear
brutal
like
intro-logo
Blurb

Kasvetli bir geçmişin ağırlığını sırtında taşıyan Sedat…

Bir zamanlar disiplinli bir Yüzbaşıyken, en büyük savaşını kalbinde kaybetti. En güvendiği iki insan tarafından ihanete uğradı. Bunlar karısı ve kanından olan kuzeniydi. Gördüğü o an, içinde ne varsa yıkıp geçti. Geriye sadece öfke, sessizlik ve kaçış kaldı. Dağlara sığındı. Kendinden kaçtı. Hayattan koptu. Ama bir baba duası bir adamı en karanlık yerden bile geri döndürebilir. Sedat, yarım kalmış bir hayatın izlerini sürerek mahallesine geri döndüğünde onu bekleyen şey geçmiş değil, bambaşka bir kaderdi.

Mahallenin en işlek köşesinde, sessiz ama derin bir dünya kurmuş bir kadın, Feray...

Yalnız yaşıyordu ve konuşmadığı şeyleri kemanıyla anlatırdı. Gözlerinde sakladığı hikaye, kelimelerden daha ağırdı. Sedat ilk kez onu gördüğünde içinde uzun zamandır ölü olan bir şey kıpırdadı. Ama bazı kadınlar huzur değil fırtına getirir. Ve bazı adamlar, o fırtınadan kaçamaz. Aşkın en tehlikeli haliyle, geçmişin en karanlık yüzü arasında sıkışmış iki yaralı ruhun hikayesi bir keman sesiyle başlayıp, geri dönüşü olmayan bir kaderle devam eden bir yolculuk.

chap-preview
Free preview
Giriş
Sessizlik.… Öyle derin, öyle ağırdı ki.. Evin içinde yankılanan en ufak ses bile duvarlara çarpıp geri dönüyor, ince bir tiz gibi kulakları tırmalıyordu. Bu ev, sanki uzun zamandır nefes almıyordu. Ne bir kahkaha sinmişti duvarlarına, ne de bir insan sıcaklığı… Sadece boşluk. Soğuk, kuru bir boşluk. Bir an sonra rüzgar dokundu evin duvarlarına. İnce, ürkek bir esintiyle açık pencerenin önündeki solgun perdeyi usulca kaldırdı. Perde havalandıkça gün batımının kızıllığı içeri süzülüyordu. O kızıl ışık, sanki evin içindeki o kasveti delmeye çalışır gibiydi. Ve o ışığın içinde "O" vardı. Yirmi altı yaşında, ince yapılı, yüzünde yorgun ama derin bir zarafet taşıyan o kız. Saçları omuzlarından aşağıya özgürce dağılmış, gözleri uzaklara dalmış bir kız. Sanki açık camından baktığı şey mahalle değil de geçmişti. Kaybettikleri, geri gelmeyecek olanlarıydı.. Kemanını çenesine yasladığında parmakları tellerin üzerinde öyle tanıdık, öyle alışkın gezindi ki… Bu, onun tek sığınağıydı. Tek dili. Tek gerçeği. Yayı yavaşça hareket etti ve o an evin içindeki sessizlik, yerini kalbi parçalayan bir melodiye bıraktı. Çaldığı parça, Experience idi. Her nota, sanki kalbinden kopup geliyordu. Başlangıçta hafif, kırılgan, hatta neredeyse fısıltı gibiyken sonra derinleşen, büyüyen bir acı… Gözleri kapandı usulca. Yay hızlandıkça nefesi titredi. Parmakları bastığı her notada biraz daha sertleşti. İçinde tuttuğu ne varsa, o kemanın tellerine dökülüyordu. Kayıp bir aile… yarım kalmış bir hayat… söylenememiş vedalar… Rüzgar perdeyi tekrar aheste aheste kaldırdığında kızıl ışık yüzünü tamamen sardı. Tam o an bir damla yaş süzüldü yanaklarına aşağıya ama o durmadı. Çalmaya devam etti. Çünkü sustuğu an, her şey daha çok canını yakacaktı. Melodi yükseldikçe evin içindeki gölgeler sanki hareket etmeye başladı. Duvarlar… az önce sessiz ve ölü gibi duran o duvarlar, şimdi her notayla birlikte titreşiyor gibiydi. Karanlık, köşelerden ağır ağır sızıyor, ışığı yutmak ister gibi ilerliyordu. Ama o… durmadı. Yayı her çekişinde, sanki o karanlığa meydan okuyordu. Dışarıda gün tamamen batmaya yüz tutmuştu. Kızıllık yerini mora, sonra da ağır bir laciverte bırakırken, evin içi neredeyse tamamen gölgeye teslim olmuştu. Sadece pencereden süzülen son ışık huzmesi kalmıştı. Ve o huzme…doğrudan onun üzerine düşüyordu. Sanki karanlık onu seçmemişti. Sanki o, karanlığın içinde unutulmuş tek ışıktı. Kemanın sesi derinleşti. Artık o melodi sadece bir müzik değildi… bir çığlıktı. Tüm mahallenin sessizliğini kemanının sesiyle yarıp geçiyordu. Duyanların içi ürperiyordu ve kemanın acı çektiğine yemin edebilirlerdi. Kızın gözleri ise hala kapalıydı ama yüzünde garip bir ifade vardı. Acıyla huzurun birbirine karıştığı, anlaşılması zor bir ifade. Sanki bir şeyden kaçmıyor da aksine bir şeyle yüzleşiyor gibiydi. Evin içindeki kasvet ağırlaştıkça, onun etrafındaki o ince ışık daha da belirginleşti. Bir an… Sanki zaman durdu ve yay havada asılı kaldı. Ve o an, o kız karanlığın ortasında tek başına duran bir ışık huzmesi gibi parladı. Kırık, yalnız… ama sönmeyen. Sonra yeniden hareket etti fakat bu sefer daha kararlı… daha derinden…Çünkü artık sadece acıyı çalmıyordu. Karanlığın içinden doğan o ince, inatçı umudu da notalara katıyordu. Melodi yavaşladı… Notalar seyrekleşti… Ve son bir titreşimle havada asılı kaldı. Yay, tellerin üzerinden usulca ayrıldı. Ev yeniden sessizliğe gömüldü. Ama bu sefer o sessizlik ilk baştaki kadar boş değildi. İçinde hala titreşen bir şey vardı. Duyulmasa da hissedilen… kaybolmayan… Kız gözlerini açtı. Karanlık artık tamamen eve yerleşmişti. Pencereden giren o son ışık huzmesi de çekilmiş, geriye sadece gölgeler kalmıştı. Ama o…bir anlığına da olsa parlamıştı. Derin bir nefes alarak kemanını yavaşça indirdi. Parmakları hala daha titriyordu. Başını pencereye çevirdiğinde dışarıda gecenin koyu sessizliği… içeride yarım kalmış bir hayat. Ve tam o anda karşı apartmanın karanlık camında yükselen bir sigara dumanı fark etti. Kısa. Belirsiz. Ama bu ıssızlığa ait olmayacak kadar güçlü. Kızın bakışları kısıldı. Kalbi ise bir anlığına ritmini unuttu. Sessizlik ise geri çökmüştü tüm eve. Karanlığın içinde o büyük siluet büyüdü...büyüdü...büyüdü... Bu zifiri karanlık kendisini yutmak isteyecek kadar büyüdü..

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.2K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
90.5K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
558.7K
bc

AŞKLA BERDEL

read
93.4K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
51.1K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
59.0K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook