Sabah uyanmış , hazırlanıyorduk. Kahvaltıya gidecektik. Her zamanki yerimizdi. İlk kez evliyken geliyorduk. Her şeyden yemiştik. Sonra galeriye gidip arabamı almıştık. "İyi ki de taksiyle gitmişiz Yiğit, kim kullanacaktı yoksa arabamı?" "Evet canım. Şimdi de ofise gidiyoruz." "Yiğit beni eve bırak, ben gelmek istemiyorum." O günü unutamıyordum. Uzun süre de unutacağımı sanmıyordum. Üzgün bir tavırla, pişmanlığını çok hissettirmişti. "Hayatım lütfen unut o günü. Bir daha olmayacak." Yigiti boyle girmek beni üzüyordu. El mahkûm kabul etmiştim. "Tamam." Ofise gelmiştik. Cem masasında dosyalarla cebelleşiyordu. "Merhaba Cem, " "Merhaba yenge," Bir den sarıldı hic durmadan öpüyordu. Yiğit, şaşkınlıkla, "Ne oluyor, bıraksana karımı ?" Cem gülümseyerek, yerinde duramıyordu. "Ço

