3 BIRAKMAM...

775 Words
Ya bittim, ya yeni başlıyordu. Ve geldik müzeye, içeri girişlerimizi yaptık. Geziyorduk içerisini, turistik rehberi gibi öyle güzel anlatıyordu ki, acaba mesleğimi diye düşünmüştüm. Selma bir göz kırptı bana, " Yiğit, sen öğrenci misin, ya da bitti mi? " Nurgül, " Bence o rehber, çok güzel anlatıyor." Kızlar sanki içimi okuyordu. Bunca yıllık arkadaşlık bunları yaptırıyordu. Yiğit, " Yok kızlar benim bu sene bitti. Avukatım. " Kızlar hep bir ağızdan " Oooo süper." İçimden geçen keşke bende avukat olsam... Geziyorduk .Yusuf'la, Ece sevgiliymiş. Bizim Nurgül'de, Cem'le ilgileniyordu. Arada sorular soruyordu. Yiğit, " Siz hangi bölümü istiyorsunuz?" Selma ," Ben tıp istiyorum. " Nurgül, " Mimarlık," Aynur, " Öğretmen, " Ben, aslında avukat ama söylemeye çekiniyordum. Onun avukat olduğunu duyduğumdan, sessiz kaldım. Bana dönerek tekrar sordu. Ben cevap veremeyince kızlar üçü birden " Avukat ," Kızardım, renkten renge girmiştim. Bana öyle güzel bakıyordu, kendimi alamıyordum. Gülümseyerek, " Aa meslektaş mı olacağız?" Çekingen halimle, " Sınav sonucuna bağlı inşallah," Gezimiz bitti arabalara bindik. Şimdi Alsancak sevgi yolu'na doğru gidecektik. Artık alışmaya başlamıştım. Bindik ,kemerlerimizi taktık. " Kızlar şarkı açıyorum, ilk şarkı Nurgülün," güzel bir pop şarkı çalıyordu. Arabada hareketlendik. Beraber söyleyip dans ediyorduk. "Şimdi Selma, " şansına rep çıkmıştı . Gülüşüyorduk. Aynur'a hasretinle yandı gönlüm çalıyordu. Sessizce dinledik. Sıra bendeydi. Yiğit bana bakarak, " Bakalım ne çıkacak sana? " demişti. Bekliyorduk. İkilemden kaybolurum gülüşünde çaldı. Dinledik, nakaratını beraber söylüyorduk. "Bu şarkıda Yiğit sana gelsin, " Koyu, Sen benim başıma gelen en güzel şey, şarkısı başlamıştı. Çok anlamlı, derin bakışlarını bana sunmuştu. Bende gözlerimi ondan ayıramıyordum . Kızlar arkada bir sessiz ve Yiğit mırıldanıyordu. Sesi de çok güzeldi. Şarkı bitince, " Sesin güzelmiş," dedim. "Bir ara gitar çalıp, şarkı da söyledim üniversitedeyken." Kızlar " Aaa çok güzel biliyormusun? Reyhan'ın da sesi güzel." Bana doğru baktı. "Hım inşallah dinleriz, "dedi. " Bence dinlemeyelim," Her bakışında heyecanlanıyordum. "Biraz uzakmış, sizi de yoruyoruz kusura bakmayın." Gülümsedi, " Sorun değil biz de eğleniyoruz." "Yaklaştık az kaldı, " dedi. Geldik. Çok güzel hep birlikte resim çekinip, poz veriyorduk. Her tarz hediyelik eşyalar vardı. Bakınıyorduk. Bütçemizi aşmadan, birer küçük hediye aldık ailelerimize. Bileklik bakıyordum çok güzellerdi. Kızlar da dağıldı, herkes bir yerlerde, rahat bir şekilde bakınıyorduk. Bileklik elimde alsam mı diye düşünürken arkamdan bir ses, " Çok güzel sanada çok yakışır, " Yanıma yaklaştı bakışıyorduk. Gülümsedim. " Ben alabilirmiyim onu sana ?" "Teşekkür ederim ama, yeterince zahmet verdik size," "Siz miyiz hâlâ? " "Yok tamam Yiğit." " Ben almak isterim, beni hatırlarsın taktıkça, " Israr ediyordu. Onun alacak olması benim de hoşuma gitmişti. Ama utanıyordum. " Şey peki tamam. " Bana hediye aldı, bileğime taktı, biraz utanmıştım. Onunda eli titriyordu. "Teşekkür ederim Yiğit." "Bir resim çekinelim mi? Bugünün anısına olur," " Peki." İkimiz de gülümseyerek poz verip, çekindik. İçimde tarif edilemeyen bir duygu. Doyasıya bakmak istiyordum, çekiniyordum. Eline hafif temas bile olsa ya da vücutlarımız değse bir akım oluyordu. Başka birşey konuşamadan kızlar gelmişti. Bugün çok hızlı geçiyordu. Saat 15:30 olmuştu. " Acıktık yemek yiyelim mi? " dediler. "Bu sefer hesap bizden, " dedik yoksa kabul etmeyecektik. "Olmaz," filan dediler. Ama kabul ettiler. Balıkçıya girmiştik. "Sevmeyen var mı ? "diye sordular. "Biz severiz sorun yok." Orada da resim çekindik, hem onlar hem biz çekiyorduk. Yiğit'in yakınımda olmasına alışıyordum. Yedik, içtik, sohbet artık kahkahalarla eşlik ediyordu. Sanki hep İzmir'liymişiz gibiydi. Hesap aldık, bendeydi para ödedim. Kalktık. " Arabalara binelim son bir yer kaldı. Tarihi asansör binası, oraya gidelim." demişti Yiğit. "Asansör derken? " Şaşırmış ve korkmuştum. Yiğite bakarak sordum arabadaydık. "Ne oldu ?" "Reyhan yüksekten korkar, "dediler. Bana bakarak, " Korkma ben korurum seni," Kızlar arkadan," oooo " Kızarmıştım, yandan arada bir bana bakıyordu. Ben de bakıyordum, sonuçta bir daha göremeyecektim . "Geldik. Hadi bakalım, " Ben gitmek istemiyordum. Kızlar önde ilerliyordu. Herkes gitmişti . "Siz gidin, ben beklerim," Yiğit , "Olmaz, söz ben yanındayım. " Elimi sımsıkı tuttu birden, şok olmuştum. Birşey de diyememiştim. Aslında hoşuma da gitmişti. Kalbim çok hızlı çarpıyordu, neredeyse o duyacaktı. İlerliyorduk hepsi birden, " Ooo siz sevgili mi oldunuz?" "Zaten bekliyorduk," dedi Ece. Esra " Çok yakışmışsınız, " Biz daha ağzımızı açmadan herkes yorumlarını söylüyordu. Cem, " Dün anlamıştım Yiğit'in, Reyhan'dan hoşlandığını " Selma, " Bizde anlamıştık." Nefesim kesildi sanki bir an. O tepkilerle elini bırakmak istedim, çok utandım. Yiğit öyle sıkı tutmuştu ki elini bırakamadım. Şimdi ne olacaktı? Arkadaşlar öyle bir şey yok diyecektim. Yiğit gözüme bir baktı, sus sevgili bilsinler der gibiydi. Hiç birşey diyememiştim . Yükseklik korkum ... Yiğit elimi tutup çekiştirdi. Artık en yüksek yerde uçlara yakındık. Titriyordum. Korku ,heyecan, hissettiklerim hepsi fazla geliyordu. "Bana bak, seni bırakmam korkma! " dedi. Gözümün içine bakarak ilanı aşk mı ediyordu ? Yoksa hepsi bende karışmıştı. Sımsıkı sarıldı. Ne hissetmeliyim bilmiyordum. "İstersen, bir ömür bırakmam elini ve seni."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD