"Saldır bana Yiğit." Ben kocamı çok seviyordum. Çok anlayışlıydı. Sadece vücudumu istiyor diye, böyle hisettim zannetmişti. Halbuki bende onu istiyordum. Onsuz evde olmak istemiyorum, ama yarın hep onunla olacaktım. Otobüsle gidecektim. Hoşuma gitmişti. Lüks bir yaşam istemiyordum. Yiğit var diye bu evi kabul etmiştim, ailesinden ayrı kalmasın diye. Ama şimdi mutluydum. Kocamın kollarında, aşka doyuyordum. Ya da doyamıyorduk. "Yiğit çok acıdı kalçam, çok sertsin, kesin yarın oturamayacağım üstüne. Morardı mı Yiğit?" "Hayatım özür dilerim, o tutkuyla kendimden geçiyorum. Bunu yapmak istemezdim." üzgündü. "Güzeldi ama acılı. Krem sür Yiğit, acısı geçer belki." "Öpsem geçer mi?" "Öpme Yiğit, ısırıyorsun. Uyuyalım sabah işe gideceğim ve patronum çok sert." Kahkaha attı. "Sen sert

