6 YİĞİT ÖLMEM DEMİ?

1286 Words
"Yiğit nereye gidiyoruz? " "Güzel bir kahvaltı yapalım canım, acıktık değil mi?" "Evet acıktım. Ama simit çay da olabilir.Sen ol yeter," Bana baktı, " Olmaz, sevgilimle ilk kez başbaşa kalıyoruz, güzel bir yer biliyorum sıcak, samimi bir yer, oraya götüreceğim seni," "Sana yük olmak istemiyorum, dün de çok harcama yaptın." "Aaa aşkım sen niye böyle düşünüyorsun? Senin için canımı veririm, bir daha sakın böyle bir şey duymayayım." Elini tuttum. " Bu hoşuma gitti, " dedi. Gülümsedi. Araba kullanıyor gözü hep bendeydi. " Dikkkat et daha genciz! " "Evet güzelim, daha çok şeyler yaşayacağız ve seninle evlenmeden ölmek istemem." Sesimi çıkaramadım bir an hoşuma gitmişti. " Dün biz evliydik sanki !" şaka yaptım, gülümsedim. "Evet unutmadım resimleri de alacağız bugün." "Alacakmıyız? " Şaşırmış ve mutlu olmuştum. "İlk önce enerji toplayalım. Geldik hadi inelim. " " Hoşgeldiniz Yiğit bey, " selam verip içeri geçtik. Boş masaya oturmuştuk. Garson, " Ne alırdınız? " Yiğit bana baktı, " Ne seversin bilmiyorum? " "Ben yemek seçmem, herşeyi yerim" " Menemen ,kızartma getir birşeyler, " "Sadece iki kişiyiz kim yiyecek bunları?" "Biz, " "Seni tanıyorlar, sık gelir misin? " "Evet burayı seviyorum, geliyorum arada," Yüzüm değişti o da, " Yok! Hiç sevgilimle gelmemiştim." İçimden geçeni hemen anlamıştı. Dün birkaç kez yine böyle sadece bakışarak anlaşabilmiştik. Gülümsedim. O da elimi tutarak, " Çok uzun yıllardır böyle hissetmemiştim." " Benim de küçük hoşlantılarım olmuştu ama bu çok çok farklı." Kahvaltılıklar geldi. Yiyorduk, ama insan mutluyken fazla mı yiyordu? Tanışmaya çalışıyorduk. Benim hayallerimi sorduğunda , " Üniversiteyi kazanıp, kızlarla aynı yerde tutturup, bir ev tutmak. Sonra avukat olmak. Ailem benimle gurur duysun istiyorum." " Eee ben yok muyum hayallerinde? " Utandım ,bir şey diyemeden başımı eğdim. Dudaklarını büzmüş bana bakıyordu. "Söyleyeceğim ama gülmeyeceksin! Aslında varsın, ama neresinde olduğunu bilmiyorum? Senden nasıl ayrılacağımı da? Aynur dün hatırlatana kadar, seninle evli ve hep İzmir' liymişim gibi geldi. O pozları gerçekten, evli gibi hissettiğim için verdim. Yoksa direnirdim. Şimdi herşey çok fazla geliyor. Kendimi bile bir yere koyamıyorum şimdi. Evim neresi bilmiyorum ? " Bu söylediklerim nasıl ağzımdan çıktı bilmiyordum. Söylediklerim ona da fazla gelmişti galiba, bir an sessiz kaldı. Sonra ayağa kalkıp yanıma oturdu. "Seni çok seviyorum Reyhan, istersen hemen şimdi evlenelim. Seni bırakmak Bursaya yollamak istemiyorum." " Bende seni bırakamam, ayrılmak istemiyorum ama ,seninle evlenemem şimdilik," Gülümsedi, " Şimdilik, ama birgün kesin olacak!" Yanağımdam makas aldı. Devam ettik kahvaltıya. Telefonum çaldı. "Yiğit babam arıyor." " Aç da merak etmesinler." "Ben şimdi ne diyeceğim ? Hiç yalan söylemedim onlara bu zamana kadar." Derin bir nefes aldım, açtım. "Alo babacım nasılsın ?" "iyiyim kızım, sen nasılsın bizi unuttun galiba, hiç aramıyorsun ?" " Öyle şey olurmu babam ,sizi nasıl unuturum. Çok yoğun geziyoruz, buranın tadını çıkarmak için aramayı unutmuş olabilirim. Ama sizi çok seviyorum. Annem nasıl iyimi, abim aradımı sizi ?" "İyi o da işte ,abinle sen konusmadınmı hiç? Kızım, ara abini merak ediyordu seni. Ben kapatıyım sen onu ara, " "Tamam baba görüşürüz öptüm. " "Yiğit abimi de aramam lazım, sakın sesini çıkarma lütfen." " Tamam canım. " "Abi nasılsın ?" "Canım sen nasılsın, İzmir'e gittin bir aramıyorsun? Bak size güveniyorum. Kızlarla birşeyler çevirmiyorsunuz değil mi?" " Evet abi çeviriyoruz, hatta şimdi sevgilimle kahvaltı yapıyorum. " " Seni cadı, benimle uğraşıyorsun bir de... Kızlara selam söyle Allah'a emanet olun canım." " Tamam abi öptüm, dikkat et kendine ! " . ..... " Yiğit evlilik teklifini hissettiler galiba evlenme diye evren yolluyor." Güluyorduk. Kendimizle dalga geçebilmekte önemliydi. "Kalkalım mı?" Yiğit " Olur." "Nereye gidelim?" "Tabiki fotoğrafçı ," "Tamam olur, bende merak ediyordum. Nasıl göründügümüzü? " Arabaya bindik ilerliyorduk. " Yiğit kaç kardeşsiniz?" "Üç kardeşiz, iki ablam var " " Evin küçüğüsün sende yani, " "Annen ,baban nasıl? " "Annem ev hanımı, babam şirket işletiyor." "Sizin şirketiniz mi var?" Şaşırmıştım. "Evet ." "Ne şirketi?" "Hukuk bürosu var orayı Cem'le ben işletiyoruz. Küçük bir otelimiz var, orayı da babam işletiyor." "Ama siz zenginsiniz. Ben orta halli bir ailede büyüdüm. Bir evimiz, bir arabamız var o kadar. Bu araba senin mi? Ben babanındır zannetmiştim." Biraz üzülmüştüm. Yüz ifadem belli ediyordu. " Evet benim ama ne oldu ki böyle sorular soruyorsun? " "Söyleyim mi gerçekten? Benim hayalimde fakir birisi vardı, beraber çalışıp herşeyimizi beraber yapacaktık. " Yiğit " Yani durumum iyi diye mi üzüldün sen? Ne güzel hayatım istediklerimizi, hayallerimizi daha kolay yaparız." " Öylede alışmam gerekecek yeni hayallere..." Düşünüyordum. Yiğit, " Bu sefer beraber hayal kuralım ikimiz için." "Olur sen içinde ol yeter! " Bir bakış attı, " Araba sürüyorum beni zorlama kendimi zor tutuyorum seni öpmemek için." Hoşuma gitmişti. Bakışları, sözleri çok güzeldi. Ben de bakmadan duramıyordum. "Tamam." Ama ben birşey yaptım, hızlı bir şekilde Yiğit'i yanağından öptüm. Direksiyonu sarstı. " Yola bak! " Utanmıştım. " Seni seviyorum Reyhan'ım..." " Bende seni çok seviyorum. Kalbim göğsüme sığmıyor Yiğit, ölmem demi?" " Öleceksek beraber ölelim, bende öyleyim. İçimde bir volkan var sanki, seni görmediğimde cehenneme, gördüğümde cennete düşüyorum..." " Yiğit bu aşk sonumuz olmaz değil mi?" " Seninle son da güzel güzelim." Geldik arabayı yol kenarına park etti. İndik arabadan ,elimi tuttu. " Az önce birşey anlamadım, " diyerek yanağını uzattı. " Yiğit ya utandırma beni ! " "Hadi canım bekliyorum." Yaklaştım, öptüm yanağından ağır ve duygu doluydu. "Allah'ım yanına geliyorum galiba! " dedi iç çekerek. Omzuna vurdum, hafif bir şekilde, " Bir daha göremeyeceksin! " "Olmaz! Sonum olur, bir kere alıştırdın. " Bakıştık, dükkana girdik. Hemen hatırladı fotoğrafçı bizi, " Hazır resimleriniz, " dedi uzattı. Yiğit eline aldı zarfı açtı. Beraber bakıyorduk. " Çook çok güzel, " Yiğit'in gözünden yaş düşmüştü. Ben de çok duygusallaşmıştım. Kim görse aşık zannedermiş bizi. Dün o yorumlar az bileymiş. Belli olmuyoruz diye boşuna duygumuzu saklamışız. Yiğit alnımdan öptü. " İlk hayalimiz seninle evlenmek ,sonra seninde avukat olman ve beraber çalışacağız. Sonra bir sürü sana benzeyen çocuklar..." " Yiğit çok güzel hayaller bunlar ama, çok hızlı gidiyoruz." " Seni bulmuşum, bu zamana kadar yavaştım yeter ! " Ücretini ödeyip, teşekkür ettik ayrıldık. " Güzelim, ben bir yere sığamıyorum. Açık hava bir yere gidelim." "Şoför sensin nereye sürersen? " "Sahile gidelim mi?" "Olur gidelim." Sahildeyiz. Yiğit kolunu kaldırdı, beni bağrına aldı yürüyoruz. Belime elini doladı. Kalp atışını çok net duyuyordum. Cennetteydim. İnsan sevdiğinin kalp atışıyla yeniden doğarmış, yeniden can bulurmuş. "Yiğit bize ne olacak?" Derin bir nefes alıp, " Galiba ben Bursa'lı olacağım " Gülümsedi. Benim de hoşuma gitmişti. Şaşırmıştım. "Nasıl yani?" " Seni orda bensiz bırakamam. Sen beni özlersin, sana kıyamam." Göz kırptı. Ben de yüzündeki her mimiğe bakıyordum. Dalga mı geçiyor diye... " Yoksa sen beni özleyeceğinden değil yani?" " Güzelim, ben sensiz zaten duramam. Dün gece çok düşündüm. Haftasonları Bursa'dayım. Artık sende kaçamak yaparsın yani." Yerimde duramıyordum. Çok mutlu olmuştum. "Ne demek sen gel yeterki! " "Sınav sonucun açıklanınca ilk tercih İzmir, başka şansın yok!" "Tamam o iş bende. Artık içim daha rahatlamıştı. Yiğit beni unutursun görmeyince diye çok korkmuştum." " Seni unutmam imkansız, eğer unutursam, ya beynim ya kalbim ölmüştür demektir." "Allah korusun Yiğit, daha seni yeni buldum kaybedemem." Yiğit saçımdan öptü. Telefon çaldı arayan Cem'di. "Alo Yiğit ne yapıyorsunuz?" " Sahilde yürüyoruz Cem birşey mi oldu?" "Yok kardeşim sorun yok, akşama grup takılalım mı? " "Kızlar sıkılmış beni aradılar. Arkadaşımız da yok, otelde tıkılıp kaldık dediler, Reyhan'ı özlemişler, " Yiğit bana baktı, " Olur," "Tamam akşam ben kızları alıp gelirim ," dedi telefonu kapattı. "Ay kızları unuttum ben, " Güldü. " Eeee aşkını bulunca insan herşeyi unutuyor." " Yiğit yaaa yapma böyle! " " Ne yapıyım güzelim utanınca çok güzelsin, sen zaten hep güzelsin." "Teşekkür ederim canım." "Yiğit ben bir karar aldım." "Ne oldu şimdi?" "Seni Bursa'ya gidince aileme anlatacağım. Gizli olsun istemiyorum. Sevdiğimi bilsinler, kötü birşey yapmıyorum. Sadece sevgiliyiz. Senden de hiç birşey gizlemeyeceğim. Sende bana hep dürüst olurmusun? Bir gün beni sevmekten vazgeçersen, ilk bana söyle tamam mı?" " Seni çok seviyorum güzelim. Söz öyle birşey olursa, sana söyleyeceğim..."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD