9 BİLMİYORUM...

1203 Words
"Yiğit sen neler diyorsun? Aileme açıklayacağım gidince ama, ne tepki verecekler bilmiyorum? Ama şunu biliyorum, bu yaşta evlenmeme ve okul bitmeden izin vereceklerini zannetmiyorum. Dahası abim, ondan çok çekiniyorum. Abim askerden gelmeden tatil yapalım dedik. Buna bile izin vermezken, aşık oldum, hemen evleneceğim nasıl derim? 15 gün sonra abim askerden gelecek, duysa belki evden çıkarmayacak, baskıcı abim bilmiyorum." Kafamda hep soru işaretleri vardı. " Yiğit, benim için sabredemez misin? Bende seninle olmak, evlenmek ve birdaha ayrılmamak istiyorum ama zaman ,sabır. " " Elimden geleni yaparım güzelim ama, şansımızı bir deneyelim olmaz mı? " "Tamam canım söz, Bursa'ya gidince elimden geleni yapacağım. Olmazsa bekleyeceğiz anlaştık mı? Hem daha ben yemek yapmasını, bir ev nasıl düzene sokulur, bilmiyorum. Hiç sorumlukluk almadım. İkimiz bir yuvada evcilik değil ki bu? Korkularım var ! Hem ev ,hem okul benim kaldıramayacağım bir yük! Senin için çabalarım ama... Yiğit çok yoruldum uyuyalım mı?" "Tamam canım iyi uykular." Gözgöze bakışıyorduk. Onu izlerken içim geçmiş, uyumuştum. Sabah olmuş, uyanmıştım. O hâlâ uyuyordu. Göğsü açılmıştı. Çok güzel görünüyordu. Bir gün beraber uyuyup, beraber uyanmak hayalime yazılmıştı. Haa şunu da fark ettim, horlamıyordu. Sessizce kalkıp banyoya girdim, duş aldım. Üzerime kot şort, Selma'nın beyaz büstiyerini giyindim. İçeri girdim. Yaklaşıp yanağından öperek uyandırdım. "Yiğit canım hadi kalk! " Gözleri önce aralandı, beni görünce tam ve neşeli gözlerle, kollarını açarak uyandı. Bende sarıldım. "Uyuyarak geçirmeyelim vakitlerimizi, " "Doğru söylüyorsun hayatım." "Ben kızların yanına gidiyorum ,sende duş al, giyin gelirim. Haa banyodaki beyaz havlu benim, onu kullan canım." Yiğit yataktan kakmadan fırladım. Daha çamaşırlarıyla görmeye hazır değildim. ***** Yiğit iç ses; Gece boyunca aynı odada, bu kadar yakın uyumak çok iyi gelmişti. Arabada uyumaya razıydım halbuki! Bana kıyamadığı için odasına almıştı. Aslında onun beni böyle görmeye dayanamayacağı için, kaçması ayrıca hoşuma gitmişti. Çok masum güzel seviyordu. Bende onu öyle seveceğim. Kalktım duş almak için banyoya girdim. Her yerde o kokuyordu. Duş alıp havlusunda kurulandım. Hafif nemliydi, benden önce onun vücudu değdiği düşüncesi, beni biraz etkilemişti. Hemen toparlandım, giyindim. ***** Ben; "Kızlar günaydın." "Günaydın sen nasıl uyanabildin sevgilinin kollarından? Akşama kadar takılsaydınız." Sözlerine çok şaşırmıştım. "Aaa aşk olsun, o ne demek ? Siz beni tanımadınız mı ? O benim yatağımda ben Selma'nın yatağında yattım. Sadece bakışıp uyuduk. Başka hiç birşey olmadı." "Biliyoruz canım seni utandırmak hoşumuza gidiyor." Gülüyorlardı. "Ee siz nasıl uyudunuz ?" " İki yatağı birleştirdik, üçümüz yattık." Biraz mahçup halimle, "Selma kusura bakma, seni de yerinden ettik." "Sorun değil canım, siz mutlu olun yeter! " "Sizleri çok seviyorum kızlar. Selma kıyafetini de aldım canım ." "Tamam sorun değil, yakışmış. " "Ben gidiyim Yiğit hazırdır dışarı çıkacağız. Kızlara da bizden selam söyleyin." "Tamam iyi eğlenceler." Çıktım odadan kendi odama giriş yaptım. "Hayatım hazırlanmışsın. " " Evet canım, hadi çıkalım mı?" "Olur. " El ele tutuşup indik, arabaya bindik. Gülerek, "Şoför bey nereye ? " "Anneme kahvaltıya." Ağzım açık, öylece kala kalmıştım. "Yiğit ben hazır değilim." Çok heyecanlandım. "Duştan çıkınca annem aradı. Kahvaltı hazırlıyorum, gelinimi al gel, bekliyoruz dedi kapattı. Hiç birşey dememe fırsat kalmadı." "Bunu bana nasıl yaparsın?" dedim, omzuna vurdum. Kıpkırmızı olmuştum. " Yiğit sen beni öldürmek istiyorsun galiba?" dedim elini alıp, göğsüme koydum. Çarpıntımı anlasın istedim. O da elektrik çarpmış gibi elini çekti. "Bu bana fazla geldi." "Tabi fazla gelir. Beni düşün şimdi nasılmış? Bilseydim başka birşey giyerdim. Nasıl davranacağımı bile bilmiyorum? İntikamım acı olacak Yiğit bey." Paniklemiş ne yapacağımı, ne konuşacağımı düşünüyordum? "Annenin ismi ne ? Bari onu biliyim." "Annem Emel 50 yaşında, babam Murat 57 yaşında. Severek evlenmiş, hatta vermemişler, kaçmışlar. Ablamlar Meltem 30 yaşında 5 yıllık evli bir kızı var Erva. Diğer ablam Merve 27 yaşında o geçen sene evlendi. Bizim ailemiz bu kadar." " Elimiz boş gitmeyelim Yiğit, çiçekçiye uğrayalım." "Olur hayatım." "Annen hangi çiçek sever, onu alayım? " "Ben alırım hayatım. " "Hayır, ben almak istiyorum. " "Annem papatya sever." "Tamam canım, güzel bir buket yaptırırım." "Peki sen ne seversin?" Gülümsedim. "Ben kırmızı gül çok severim." "Şuraya parkediyim arabayı." "Senin inmeme gerek yok canım bekle. Ben hemen gelirim." "Tamam canım." Çiçeği hızla aldım. " Evet geldim hadi gidelim, bekletmeyelim anneni." "Tamam canım, çok seveceksin bir tanısan." Gülümsedim. Elimi Yiğit'in dizine koydum. "Senin annen ,kesin severim. Şeytan tüyü var sizde. " "Geldik hayatım." Şaşkındım. Böyle bir ev düşünmemiştim. "Yiğit burası mı eviniz? " "Evet ne oldu ki?" "Burası çok büyük! " "Hadi gel, bir de içerden gör." Zile bastık. Kapıyı orta yaşlı bir bayan açtı. Annesi olamaz, bu biraz daha gençti. "Nasılsın Suna abla? " "Hoşgeldiniz Yiğit bey, " "Yiğit bey mi ?" Bir baktım Yiğit'e şaşkınlığım git gide artıyordu. "Yardımcımız," dedi. Bunlar baya zengin ... Koridorda yürüyorduk. Alt kata yönlendirdi bizi, merdivenlerden iniyoruz her yerde biblo, resim, çok şık bir evdi. Şaşkınlıkla sadece bakıyordum. Ben küçük şirin bir ev diye düşünürken, hayatımın şokunu yaşıyordum. "Hoşgeldiniz kızım, " "Hoş bulduk efendim." Elini öptüm, bir amca da vardı. Onun da elini öptüm . "Baba işe gitmedin mi ?" "Gelinimizi merak ettik, tanışalım dedik oğlum. " Ben ne yapıcağını bilemedim. Utanmaktan Kızarmıştım. Yiğit elimi tuttu, yine yanyana oturmuştuk. Emel teyze, " Nasılsın kızım? " "İyiyim efendim, sizler nasılsınız ?" " Bizde iyiyiz evlâdım. Acıkmışsınızdır masaya geçelim, sohbete orada devam ederiz. Çiçekler için de teşekkür ederim kızım. " "Size layık değil ama efendim." "Kızım bana teyze de sonrasına sonra bakarız, " dedi gülümsedi. Masadayız yardımcı abla masada hizmet ediyor, biz oturuyorduk. Ben böyle şeylere alışık değildim, bir tuhaf oldum. "Kızım, Bursa'dan tatile gelmişsin sanırım? " "Evet Emel teyze, arkadaşlarımla tatile geldik. Yiğit'le de ilk gün karşılaştık, tanıştık." Emel teyze, " Oğlumuzu çok mutlu görünce ,mutlu eden kızla tanışalım diye düşündük." Güleryüzlü, sevecen insanlardı. Yiğit tabağıma birşeyler koyuyor, " Lütfen ye! " diye ısrar ediyordu. Murat amca, "Oğlum kızı rahat bırak ne isterse onu yesin ! " "Baba o yemez utancından, aç kalsın istemiyorum." Utanmış ve biraz sinirlenmiştim. Ailesinin yanında beni bu duruma sokmasına... "Yiğit lütfen, yapma! " "Ama canım ne yaptım ki ? Sevgilimi düşünüyorum. " Murat amca, " Oğlum ne düşünüyorsunuz bu ilişki hakkında? " "Baba ben çok seviyorum, Reyhan nasıl, ne isterse o olacak? " Emel teyze, " Kızım sen ne düşünüyorsun? " "Ben hiç birşey düşünemiyorum efendim. Ama Yiğit'i çok seviyorum. Bursa'ya gidince aileme de söyleyeceğim. Ben bu zamana kadar ailemden hiçbirşey gizlemedim. Ama ailem ne diyecek bilmiyorum? Liseyi yeni bitirdim, üniversite sınavına geçen hafta girdim. Kızlarla kafamız dağılsın diye zorla ikna ettik ailelerimizi. Ne düşünürler bilmiyorum? Ben, ailem ne derse ona uymak zorundayım. Kimsenin kalbinin kırılmasını istemiyorum efendim." "Anne ben aslında, ailesini ikna edip hemen evlenmek istiyorum. Evlenip yanımda okusun istiyorum. Onsuz nefes alamıyorum." Gülümseyerek, Murat amca, " Kızım bizim deli oğlan neler diyor, sen evlilik hakkında ne düşünüyorsun ?" "Şey efendim, siz Yiğit'in ailesisiniz. Sizinle içimden geçeni konuşacağım. Ben ilk gördüğümde anlamıştım, benden hoşlandığını, bende hoşlanmıştım. Ama çok korkuyordum. O gün İzmir'den gitmem lazımdı, yoksa biliyordum. Bu derece aşık olacağımızı, yapamadım. Gezdiğimiz o gün, sanki hersey bizim birleşmemiz için oluyordu. Zaman öyle akıyordu. O gün elimi tutup, İstersen bir ömür elini ve seni bırakmam dediğinde, ben orda durdum. Zaman durdu. O an Yiğit'le evli, İzmir evim gibi gelmişti. Bende onunla evlenmek çok isterim. Benimde nefesim kesiliyor onsuz ama, bir evin sorumluluğunu alamam gibi geliyor. Hem ev, hem okul bunlar büyük yük! Ben evde hiç iş yapmadım, yemek yapmayı bilmiyorum. Ailem bu yaşta beni evlendirmek, büyük sorumluluk almamı istemezler. Onların tepkisinden de çekiniyorum. Bir de sizin düşünceleriniz var efendim? "
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD