22.BÖLÜM

2158 Words
Pislik herif etrafa bakınırken telefonu çaldı arayan kesinlikle Oğuzhan olmalıydı Taylan arabasına binip uzaklaştı. Telefonum çaldı oydu “Hala oralarda mı?” “Arabasına bindi gitti” “Ben onu oyalarım istediğiniz gibi gezin dolaşın, Şeyda hanıma selamlarımı söyle” “Duydum damat bey, gelin hanımı hiç merak etme o Taylan yaylan beni tanımıyor, okulda lakabım deli Şeyda’ydı. Onun pabucunu ters çevirir başına geçiririm” Kadını iş yerine bıraktık, döndü bana baktı “Hemen çocuk sahibi olmak istiyor musun?” “Üç dört yıl düşünmüyorum” “Tabii bu karşılıklı düşünceyle oluyor ama hamile kalmaman için önlem almadıysan kadın doğum uzmanına gidelim. Doktor daha sağlıklı bilgi verir” “Gidelim ablacığım benim hiç aklıma gelmedi” Doktor tam zamanında geldiğimi bu günden başlarsam hapların tesirli olacağını söyledi, bir engeli daha aşmıştım. Bağdat caddesine gittik Şeyda ablanın doğup büyüdüğü yerler olduğunu biliyordum. “Evimizin yerinde yeller esiyor kondurmuşlar bir apartman yazık olmuş. Gelmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki “ “Niye gelmedin?” Sorumun cevabını beklerken kendimi düşündüm, doğduğum evin karşı tepede olduğunu biliyordum oradan annemle el ele ayrıldığımız andan beri bir kez olsun bile gitmemiştim. İnsan acılarının olduğu yerden kaçıyordu hatta görmek bile istemiyordu. “İki kat üstüne yapılmış yayvan bir binaydı, sekiz daireden oluşuyordu. Tüm komşular birbirleriyle can ciğerdi. Neredeyse kapılarımız açık otururduk karşı dairemizdeki arkadaşımla yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. On sekiz on dokuz yaşlarına geldik, kendi evinden çok bizim evde yaşıyordu. Annemle alışverişe gitmiştik eve döndüğümüzde arkadaşım dediğim kız babamla annemin yatağında sevişiyordu. Annem o anda yere düştü, bayıldı sandım ama nefes almıyordu. Sonradan beyin kanamasından öldü dediler. Ona onca yıl emek vermiş kadının mezarına bile gelmedi. Babam olacak uçkuru bozuk adam, o fahişeyle annemin kırkı bile çıkmadan evlendi. İki kız çocukları oldu tabii babam yaşlandı, o kadın gençliğinin en güzel çağlarında, babam olacak herifi gözünün önünde boynuzlamış. En sonunda o da beyin kanamasından gebermiş. Etme bulma dünyası, bu dünya da ne ekiyorsan onu biçiyorsun. Çok sevdiğim yerler, bir o kadarda beni üzen yerler.” “Kardeşlerini gördün mü?” “Ne onlar beni görmek istedi ne de ben onları istedim. Tak sepeti koluna herkes kendi yoluna, hadi biraz dükkânları dolaşıp eve gidelim, aman bu ne kalabalık başım ağrıyacak oturduğunuz yer buralardan çok daha güzel” Şeyda abla Hiperaktif biriydi o kadar hızlı hareket ediyordu ki çoğu yerde oturmak zorunda kalıyordum. Her seferinde bana da onu bunu alıyordu kollarım paketlerle dolmuştu. Alma dedikçe, sen sus kız kardeşimin çeyizini yapıyorum üstünde ki elbiseyle geldi dedirtmem kimselere dedi durdu. Bir sürü kıyafetim, çantam, ayakkabım, iç çamaşırlarım, geceliklerim, pijamalarım olmuştu… Şeyda abla iç giyim alımı konusunda Oğuzhan çok daha cesurdu, seçtiklerine bakmaya bile utanıyordum. Kasa elemanına ben ablamın aldıklarını giyemem değiştirebilir miyim diye sordum kız paketlerini açıp etiketlerini kopartmazsanız alırız merak etmeyin dedi içim rahatladı. Alınanları küçücük evde nereye koyacaktım. Arabaya zor geldik… Gözlüğünü taktı yola çıktık, bir ara adamın birine ehliyetini manavdan mı aldın diye bağırdı. “Güzel kardeşim… O kadar karşı çıkmana rağmen ben bunca kıyafeti sana neden aldığımı açıklayayım. Kocamla birbirimize âşık olarak evlendiğimizi biliyorsun, biraz önce sana annemle babamın durumunu da anlattım. Tabii ben anneannemin yanında yaşamaya başladım kadının maaşı üniversite masrafıma bile zor yetiyordu. Kayınvalidem olsun ne yapalım o da bizim kızımız dedi durdu. İyi kadındı rahmetli öldü gitti sadece bir kez ona kırıldım o kırgınlığımda kalbimden hiç gitmedi. Arkadaşının oğlu evleniyor kızın durumu iyi değilmiş kadın bu durumdan şikâyetçi, benim kaynanam ne olacak canım benim gelinde üstünde bir elbiseyle geldi hiçbir şeyi yoktu, mutlular geçinip gidiyorlar dedi. Kadıncağız aslında kötü bir söz dememişti ama başkasına beni niye örnek olarak gösteriyordu. Sonra o konuştuğu kadının tavırları bana karşı değişti konuştukları kızı almadılar, benim oğlum çulsuzlara layık değil dedi. Tabii bu sözlerini kayınvalidem de duydu üzüldüğünü biliyordum hiç yüzlemedim yine de kalbimde oluşan çatlak hiç kapanmadı. O kadının oğlu zengin kızla evlendi her gün kedi köpek gibi kavga ettiler. Paralı gelin, kat kat elbiseleri olan gelin kocasını da, kaynanasını da dövmüş ikisini birden sokağa atmış. Demem o ki, en iyi gördüğün insanın eline bile sonradan kullanabileceği koz vermeyeceksin.” “Ablacığım çok masraf ettin” “Bu gün ben aldım işe girince de sen bana alırsın. Konu kapanmıştır bitti, akşama ne yemek yiyeceğiz onu düşün balık mı yapsak. Mangalda lüfer yanına bol salata ne dersin…” Telefonum çaldı Sevgilim arıyordu -Eve geldim nerede kaldınız? -Ah hayatım sanki bizi duydun da aldın, şimdi konuşuyorduk Şeyda ablamda lüfer olsa da mangal yapsak yanına da bol salata dedi. Sen balık aldım nerde kaldınız dedin tesadüfün bu kadarına da pes doğrusu. Biraz trafik var gelmemiz bir saati bulur. Oğuzhan anladım hemen almaya gidiyorum diyerek telefonu kapattı. Anlayışlı adamdı mesajlarına kalp yolladım yanına da bir öpücük ilave ettim. Ben bunları yaparken Şeyda abla yine bir şoförle ağız dalaşına girmişti. “Ne o elin kornaya yapışmış gibi dat dat dat sanki yol açıkta ben gitmiyorum uçayım mı be adam. Sen öne geç ben kornaya basarım bakalım uçabiliyor musun?” Kavga dövüş eve vardık, geçirdiğim en eğlenceli günlerden birini yaşamıştım heyecan hiç bitmemişti. Mangal yakılmış balıklar pişmeye hazırlanmıştı, sevgilime hoş geldin derken yavaşça teşekkür ederim dedim. Şeyda abla bir söylüyor iki gülüyordu onun neşesi hepimize bulaşmıştı. “O adama ne bahane buldun?” “Toplantıdan yeni döndüm yanda ki kafede Yasemin’e benzeyen bir kadın gördüm ama emin değilim dedim” “Adam tam bir takıntı, arabaya binişini görseydin dilerim o pislikle bir daha hiç karşılaşmam” “Bende asla karşılaşmanı istemem bu sefer sessiz kalmamın imkânı yok. Kötü olaylar olur elimi kana bulamaktan korkarım” “Sakın ha Oğuzhan o karaktersiz için yıllarca hapis yatmaya değer mi?” “Aklıma öyle görüntüler geliyor ki, ya Yasemin’e kötülük yaparsa, ya onu kaçırırsa” “Aklına gelen dağlara taşlara olsun, kötü enerji çekme. Bırak kendi belasını kendisi bulsun” Yemekler yendi, muhabbetler bitti. Oğuzhan bavulunu alıp giderken uzun süre arkasından baktım. Yarın kavuşmamıza yedi gün kalacaktı, odamı Şeyda abla için hazırladım, dün gece buradaydı bu gece olmayacaktı. Bir insan başka bir insana nasıl böyle bağlanabilirdi, nasıl özlerdi, anlaşılmaz duygulardı aşkın mantığı yoktu. Şeyda ablanın aldığı kıyafetlerden bir kot pantolonla bluzu ayırmış diğer bütün paketleri Oğuzhan’la göndermiştim. Ay ben ne yapmıştım –Oğuzhan neredesin? -Eve geldim senin kıyafetlerini asıyordum -Oğuzhan lütfen pembe karton kutuya dokunma -Ne var ki içinde? -Oğuzhan ne olur bakma, ne olur dokunma hı -Vay bunlar ne böyle seni içlerinde düşününce bile fena oldum -Onları değiştireceğim lütfen paketlerini açma -Değiştireceğini kim demiş hepsine bayıldım, üstünde görmeliyim dedi telefonu kapattı iki saniye sonra siyah dantel iç giysisinin fotoğrafı geldi –En çok bunu beğendim çok seksi duruyor Tabii severdi zaten mini minnacık bez parçalarıydı… Gözlerimi kapadım gönderdiği kıyafeti üstümde hayal ettim ve üstümden çıkardığı anı düşündüm evet geri vermeme hiç gerek yoktu. Her yerime ateş basmıştı… ***** “Anne ne olur yapma ben sana demedim mi ev çok küçük, bunları koyacak yer yok” “Küçük deyip duruyorsun şunun şurasında evlenmene beş gün kaldı evini bile göremeden gelin edeceğim, bu ne biçim şey anlamadım” Kutular, hurçlar, yine kutular yine hurçlar. Annem bulduğunu komşuların getirdiği ne varsa doldurup salonun köşesine yığıyordu eve her gelişimde birkaç kutu daha eklenmiş buluyordum. Şeyda ablada ondan farklı değildi önüne geleni alıyordu. On yastık, beş yorgan, on nevresim takımı, üç yatak örtüsü, on beş lif ikisi neme yetmiyordu ben bunları ne yapacaktım. Hele mutfak eşyalarını saymayı bırakmıştım. “Sarımsak ezeceğin var mıydı canım” “Bir o eksikti Şeyda Abla” Rende yapardım çok mu önemliydi… “Ben aldım kızım ben aldım, tüh ceviz kıracağı almadım” “Ay anne duyanda ceviz ağaçlarımız var zannedecek, Oğuzhan’la oturur karşılıklı ceviz kırar dururuz.” Böyle olmayacaktı “Yürüyün eve gidiyoruz görmeden anlamayacaksınız” -Oğuzhan ev müsait mi annemleri götüreceğim diye mesaj yazdım iki dakika sonra cevap geldi - Müsait canım. Ben bizim eve mi? Annenin evine mi gideyim? –Bizim eve git zaten gösterip çıkacağım. Keriman teyzeyi de aldık annem hala boş gidiyoruz bari bir hurç alsaydık deyip duruyordu. Sesimi çıkarmadım sustu. Adresi tarif ettim “Ay bu ne kutu kutu üstüne ev yapmışlar” diyen Keriman teyzeydi. Eve çıktık kapıyı açtım buyurun dedim, bu sefer onlar sustular. “Gençler hep böyle küçük evde oturuyorlar, ben sevdim evini eşyaların çok modern ve rahat. Güzel değil mi Güner ablacığım şu manzaraya bak” Şeyda ablaya minnettar gözlerle baktım, Annem yanıma gelip belime sarıldı “Küçük ama çok sevimli gerçekten beğendim. Haklıymışsın hiçbir eşyaya ihtiyacın yok, koyacak yerin de yok. Bu arada Oğuzhan çok derli toplu çok beğendim çoğu erkek böyle değildir” Nihayet dediklerimi kabullenmişlerdi eve geri döndük. Hurçları annemin odasına bazanın altına yerleştirdik. Onca hurç ve kutu birer taneye inmişlerdi. Bir iki uzun kollu penye, ince hırka, dolapta asılı kıyafetlerime ekledim hepsi bir bavula sığmışlardı diğerlerini olduğu gibi burada bırakacaktım ihtiyaç olduğunda gelir alırdım. Annem kutuları açıp açıp bakıyordu nihayet aradığını buldu. “Bunu alıyorsun düdüklü tenceren yoktu” “Sağ ol anneciğim evet bunu alıyorum, büyüğünü sakın verme” “Tavuğu nerede pişireceksin? Küçüğe sığmaz ki” “Yarım tavuk alırım sığar” Sanki kaz pişirecektim… Oğuzhan gelir gelmez hazırladığımız eşyaları bagajına taşıdık “Bunlar nereye sığacak” dediğinde güldüm “Sen birde sabah görseydin salonun bir duvarı tepeleme doluydu eve götürdüm de ondan sonra vazgeçtiler” “Oğuzhan gel oğlum sevdiğin pideyi yaptım sıcak sıcak ye” “Annem beni unuttu bir geldin pir geldin şeytan tüyümü var sende anlamadım” “Bende neler neler var, kadınım seni çok özledim, günlerdir sana dokunamıyorum gündüzler şöyle böyle geçiyor da geceler geçmek bilmiyor” Nihayet bavulu bagaja koyabilmiştik “Ne olur yer değişelim, ben uyuyayım sen tüm gün koştur” O kadar çok yoruluyordum ki yastığa başımı koyduğum an deliksiz uyuyordum. İnat etmiştim evleneceğim güne kadar gelinliğimi kimseye göstermeyecektim. Keriman teyzemin dolabına koydum kilitleyip anahtarı sakladım… ***** Nikâha bir gün kala Şeyda abla sabahın kör karanlığında başıma dikildi “Kalkıyorsun annen sen ben güzellik salonuna gidiyoruz. Cilt bakımı, masaj, sauna, manikür, pedikür genel temizlik yaptıracağız” Uykulu gözlerle kalktım banyoya gittim gözlerimin altı morarmıştı, kilo verdiğimi hissediyordum umarım gelinlik bol gelmezdi. Annem gelmek istememişti Keriman teyzeyle birlikte hamama gideceklerdi. İlk önce saunaya girdik, pelte gibiydim iyice pelteleştim “Bir horlamadığın kaldı Yasemin” “Abla ne olur beş dakika” Gözlerimi kapadım sanki denizin içinde yüzüyordum deniz sıcaktı kaynıyordum homurtu duydum korkuyla gözlerimi açtım ter içinde kalmıştım sıcaktan boğulacaktım. Şeyda abla horluyordu “Ah Şeyda abla bir de bana diyorsun kendin uyumuşsun” “Ben uyumuyordum gözlerimi dinlendiriyordum” Horultun odayı sarsıyordu diye nasıl derdim “Şimdi sırada ne var” “Uzmanlar ne derse ona uyacağız” Eve geldiğimizde cildim bebek teni gibi olmuştu, vücudumda usta ellerin dokunmadığı yerim kalmamıştı, kızlar yarın gelin olacağımı duyunca daha bir özen göstermişlerdi. Kendimi enerji dolu hissediyordum… ***** OĞUZHAN “Mithat Bey satın aldığınız şirketin donanımı değişmeye başladı, yarım kapasiteyle de olsa üretim devam ediyor, eski müşterilerin hepsine ürün numunelerimizi gönderdik. Çok iyi geri dönüş aldık sipariş dosyası yeniden açıldı bilginiz olsun efendim” “Senden daha az bir başarı zaten beklemiyordum, dile benden ne dilersen” “Sizden istediğim on gün tatil, geldiğimden beri aralıksız çalışıyorum ama bu boş duracağım anlamına gelmiyor ucuza alıp kar yapacağımız yerlerin araştırmasını yapıp geri döndüğümde yeni bir teklif getireceğim” Mithat Bey “Hak ettin” diyerek önüme bir deste dolar attı “Bu da ikramiyen güle güle harca” der demez odasından çıktım. Karıma canıma düğün hediyesi alacağım para gökten önüme düşmüştü. Meleğim bana şanslı gelmişti. Keşke şaibeli bir şirket olmasaydı birde oğulları olmasaydı rahat çalışacağım zirve yapacağım yerdi. Lap topumu aldım, çantanın içine birkaç dosya koyup holdingden çıktım. On gün içinde ne olur bilemiyordum, belki de buraya bir daha dönmezdim. Kravatımı çıkarıp arka koltuğa fırlattım telefon açtım – Bebeğim neredesin? -Her zaman ki gibi evdeyim, sen neler yapıyorsun -On gün izin aldım, balayımız için gitmek istediğin bir yer var mı yoksa sana sürpriz mi yapayım? -Sadece ikimizin baş başa kalabileceği bir yer olsun da neresi olursa olsun -İçimi okuyorsun tam istediğin gibi bir yere gideceğiz, seni bir iki saatliğine kaçırsam ne dersin? -Niye kaçıyoruz? -Yarın için ön hazırlık -Nasıl yani eve mi gideceğiz? -Senin için fesat sana düğün hediyesi almak istiyorum birlikte seçeriz diye düşünmüştüm, ehliyetin var mı? -Yok ama araba alabiliyorsan o parayı gelecekte ki evimiz için hesabına yatır aynı kapıya çıkar, nasılsa senin araban var -Kullandığım şirket arabası, işten çıktığım an arabamız olmaz -Ya yurt dışına gidersek araba yine boşta kalacak, en iyisi sen bankaya yatır, almış kadar oldun -Geliyorum hazırlan o zaman altın alacağım o da yatırım sayılır. Seni çok ama çok özledim eve geçip duş alıp üstümü değişeceğim sonra gelir seni alırım. Sevgilim arıyorlar yine dönüş yapacağım Yasin aramıştı Yasemin’e geleceğim demiştim şimdi gelmeyeceğimi söylersem kırılır mıydı? Eh korkunun ecele faydası yoktu – Canım, Yasin aradı Serhat ve Turgut da yanındaymış bana bekârlığa veda partisi yapmak istiyorlar -Çok güzel olur yaramazlık yapmayın gönlünüzce eğlenin -Seni sevdiğimi söylemiş miydim? Mesajlarıma bir sürü kalp geldi… ***** Gelinin kına gecesi olmazken damadın bekârlığa veda partisi oluyordu, yattığım koltukta soluma döndüm, Annem teyzem kendilerine kıyafet almak için çarşıya çıkmışlar, Şeyda abla oğlunun emirleri doğrultusunda pantolon almak için gitmişti. . Sağıma döndüm gelin kız bu kadar yalnız bırakılır mıydı? Şimdi yanımda olmaları gerekmiyor muydu?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD