Cihangir'in anlatımıyla devam “Hazırlan Diclem… Nikahımız var.” Hayatım boyunca kurduğum hiçbir cümle beni bu kadar mutlu etmemişti. O an anladım, doğru olan buydu. Dicle bana baktı. Gözlerinde korku vardı, heyecan vardı, umut vardı. Haklıydı. Aynı duygular benim de içimdeydi. Benim korkum onu kaybetmekti, umudum ise bir gün beni gerçekten sevebilmesiydi. “Cihangir…” Sesi titriyordu. İnanamıyor, benden onay bekliyordu. “Evet,” dedim kararlılıkla. “Nikah memuru geldi. Fazla vakti yok.” Bir an durdu. “Ben… nasıl hazırlanacağım?” dedi. Şaşkınlığı hala devam ediyordu. “Her halinle güzelsin, Ama sana bir kıyafet hazırlattım. Odanada bıraktılar. Hadi, hazırlan güzelim.” Gözlerinin içi güldü. “Tamam,” dedi. “Ben gidiyorum o zaman.” Arkasını dönüp giderken Hazan da peşinden gitti. Avl

