BEN SENİN GÜNEŞ'İNİM!

1146 Words

Hemen odama çıktım ve eşyalarımı toplamaya başladım. Güneş, benim bu evde kalmamdan dolayı rahatsız olmakta haklıymış. Güneş olmasa bile ben Zuhal gibi bir insanla artık arkadaş olamazdım. Hiç mi utanmaz insan böyle düşünmekten? Ailesi hiç mi bir şey öğretmemiş? Düpedüz ayıptı bu! Çok ayıp hem de... Eşyalarımı topladıktan sonra mutfağa indim. Güneş'e yaklaşıp, yazmasının üstünden başını öptüm. Bu yaptığıma kızabilirdi belki ama, Zuhal'in karşısında böylece onu öpmem, az önceki münasebetsiz laflarını ağzına tıkabilirdi. "Kusura bakmayın, ekipten bir memur aradı da..." Güneş'in tabağına gözüm kayınca "Güzelim, tabağına dokunmamışsın. Soğutma yemeğini daha fazla, güzelce ye hadi..." Tabağına ortadaki salatadan ve mezelerden ekleme yapmaya başladım. "Midende kuş mu var senin? Tabağını güzel

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD