Resim galerisindeki odamda oturmuş tüm bu olanları anlamaya çalışırken Serhat'ın bilinçsizce itirazlarını duymazlıktan geliyordum. Hatta o kadar duymazlıktan gelmiştim ki gerçekten duymadığımı düşünerek kendini otomatik moda almış, taramalı tüfek gibi şakıyordu. Bu durum bir dakika öncesine kadar umrumda değildi çünkü birikmiş işlerimi halletmeye odaklanmıştım. Ardındansa muhbirinden mail beklediğim için tamamen posta kutumu güncellemekle meşguldüm. Son güncellememle birlikte bir dakika önce gelen maile dokundum ve açılmasını bekledim. Sabrın sonu selametti ama her selamet, maalesef ki hayırlı değildi. Serhat'ı elimi kaldırarak susturdum ve tüm dikkatimi yazanlara çevirdim. Benim sandalyemin sırtına elini koyan Serhat omzumun üstünden eğilerek benimle birlikle gelen maili okuyordu. B

