Saye Aral'ın anlatımıyla...
içeri girdiğimde babam ordaydı. "Bana bu görevi sana verdiğime pişman etme Saye. Eğer aptal gibi Efe'yi sormaya devam edersen seni kendi ellerimle yok ederim. Alaz'ı kendine aşık et ve bizim içimizdeki hainleri teker teker ortaya çıkar. bu işin sonunda seni serbest bırakıp başka bir şehire gönderip orada ajan eğitmeni olarak görevlendireceğim. saha görevin olmayacak."
"Baba ben ajanım ajan sence saha içinde olmaktan korkacak biri miyim?"
"Hayır sadece fazla duygusalsın bu da hata sen kocaman bir hatasın. Bu görevi başarıyla yapacaksın buraya tekrardan gelmeyeceğim. Eğer buraya tekrardan gelirsem görevin son bulur ve seni infaz ederim."
"Efe'nin katilini bulacağım. Efe'nin öğrendiği her neyse bende öğreneceğim ve ben ölmeyeceğim bütün hainler ortaya çıkacak. Efe'yi deşifre edeni kendi ellerimle parçalıycam. Unutma baba ben hiç acımadan sana sıktım."
"Ölmeyeceğimi biliyordun çünkü bilerek ıskaladın. Vicdanını rahatlatmak için yaraladın sadece."
Aşağıda kapı açıldı. Gelen terzi olmalıydı. arkamı döndüğümde babam gitmişti. Ajan Gaddar yine ajan gaddardı.
aşağı indim o gelmişti Alaz.
"Gözleri kızarmıştı neden ağlamıştı?" "Sen ağladın mı?" "Hayır karıcığım bu da nereden çıktı?"
"Gözlerin kızarmış." "Gece kulübünden geliyorum yeni iş alımları vardı. onların sicil kayıtlarını inceledim loş ışık gözleri mahvediyor."
Alaz Beybora'nın anlatımıyla...
Babam beni aradı ve yanına çağırdı. gittiğimde içeride Saye'nin babası Adnan vardı. Onu görünce onun bütün uzuvlarını tek tek sikmek istiyordum. kızına yaptıklarını hatırladıkça onu bu hayattan kopartıp öbür tarafa yollamak istiyordum.
"Saye'yi duygusallaştırıyorsun Alaz ve bunu sana hiç önermem. Saye'nin yaşadıklarını izlediğini düşünüyorum. Ajan Cesur yani Efe onu duygusallaştıran ilk ve tek kişi. bu gün sağ kolun Ali'nin anlattıkları beni çok etkiledi Efe benim kızım Saye'yi sana emanet etmiş.
"Ölmeden önce gölgemi bul ve onu koru demiş sana. Saye'nin anlamı gölge demek ve zaten saye aslında ajan duygusuz olarak biliyorlar çünkü ben ondan bütün duygularını aldım sanıyordum ama siz onu duygusallaştırıyorsunuz. Bana kendi kızımı öldürtmek istemiyorsanız onu duygusallaştırmayın. Yoksa o hainleri bulamayız."
karşımda bana bağıran adamın yakasına yapışıp. Ben bana edilen emaneti korurum. Madem Saye Efe'nin bana emanet ettiği gölgeyse onu korurum.
Babam arkamdan gelip. Kulağıma eğildi "İleri gidiyorsun o Ajan Gaddar eğer bunu yapmaya devam edersen o kızına acımaz onu Bahar'dan daha kötü bir şekilde yok eder. asite atar ve cesedinden bir parça dahi bulamazsın. o kızına acımaz bu yüzden o kızı duygusallaştırma ve ona Mehmet demeyi kesin. o kızı ancak böyle korursun. Ajan Gaddar bizim mafya dünyasındaki en tehlikeli adamdan çok daha fazla tehlikeli bunu asla unutma."
Adnan'ın yüzünde aptal bir gülümseme vardı. Zafer onun olmuştu. Adnan dışarı çıktı. ardından babam beni oturttu.
"Sana o kıza sakın aşık olma dedim. çünkü o adam kendi kızına acımazken sana hiç acımaz. Sen benim oğlumsun en azından görev bitene kadar o kıza sakın aşık olup duygusallaştırma. görev bittikten sonra belki eğer hala hayatında kalmasını istiyorsan bir şeyler yapabilirim ama bunun için öncelikle görevi başarıyla tamamlamanız gerekiyor. Seçil şimdiden liste oluşturmaya başladı senin Sude diye bir kızla evleneceğini duyan bir sürü mafya lideri telefon ağlarına yakalandı Seçil şuan hepsini dinliyor teker teker defalarca ve bu sefer teşkilat daha donanımlı ve orada kurulan grup Seçil'den daha fazlasını dinliyor ve sizi de dinliyorlar.
babam elindeki projeksiyon kumandasını aldı ve bir tuşa bastı. ses kaydı açıldı ve ikimizde dinlemeye başladık.
bu cihaz Saye'nin bacağında. onu hem takip ediyoruz hemde dinliyoruz sadece onun parmak iziyle açılıp onun parmak iziyle kapanıyor yakalandığında kapattığı an eğer üstündeki cihaz kapalıysa asla ötmüyor. Bu sefer başaracağız oğlum.
konuşmaları dinlemeye başladım ve takop cihazına baktığımda evde olduğunu öğrendim. Adnan'da orda Ali sadece durmasın adam sayısı artsın Saye Ali'den bin kat daha donanımlı sen yokken sırf kim olduğunu anlaşılmasın diye kaçırılmasına izin verir. eğer izin vermezse kimse onu kaçıramaz ama görevi gerçekleri ortaya çıkarmak olduğu için bu numarayı çok güzel yapar. Adnan bir ajan o bin adamda olsa o odaya girmek istediği an girer ama diğer kişilerin girmesine izin vermeyelim.
Adnan ve Saye'nin konuşmalarını dinlemeye başladık. Kıza çok ağır sözler söylüyordu.
"Bana bu görevi sana verdiğime pişman etme Saye. Eğer aptal gibi Efe'yi sormaya devam edersen seni kendi ellerimle yok ederim. Alaz'ı kendine aşık et ve bizim içimizdeki hainleri teker teker ortaya çıkar. bu işin sonunda seni serbest bırakıp başka bir şehire gönderip orada ajan eğitmeni olarak görevlendireceğim. saha görevin olmayacak."
"Baba ben ajanım ajan sence saha içinde olmaktan korkacak biri miyim?"
"Hayır sadece fazla duygusalsın bu da hata sen kocaman bir hatasın. Bu görevi başarıyla yapacaksın buraya tekrardan gelmeyeceğim. Eğer buraya tekrardan gelirsem görevin son bulur ve seni infaz ederim."
"Efe'nin katilini bulacağım. Efe'nin öğrendiği her neyse bende öğreneceğim ve ben ölmeyeceğim bütün hainler ortaya çıkacak. Efe'yi deşifre edeni kendi ellerimle parçalıycam..."
"Orospu çocuğu!" diyip yerimden kalktım.
Hızla arabama bindim ev uzak değildi ağlamaya başladım. Efe onu bana babasından korumam için emanet etmiş olmalıydı. gerçekten bana bu kadar güvenmiş miydi dostum. iki yıl boyunca bana karşı hiç bir yanlışını görmedim. hain olduğunu öğrendiğimde Ali ve ben şok olmuştuk.
hem sevdiğim kadından hemde dostumdan yemiş olsamda hançeri onları kurtarmak için her şeyi yapardım onları kurtaramadım ama seni kurtaracağım Saye.
Ben o aptal teşkilat gibi senin bedenini, ruhunu ve duygularını asla karıştırıp yok etmeyeceğim. Sen bunca zaman yaşayamadığın ne varsa yaşayacaksın insan gibi yaşayacaksın. Günü geldiğindebu görevi başarıp özgür bir kuş olup gideceksin. Ben bu sözü sana veriyorum Saye eğer ben bunu başaramazsam bende Alaz Beybora değilim. Eğer bu sözümü tutamazsam bende kendi kafama sıkmazsam adam değilim.
Arabanın dikiz aynasına baktığımda gözlerim fazla kızarmıştı. Eve girdim ve sessizce onun aşağı inmesini bekledim. çünkü biliyordum ki babası ordaydı.
aşağı indiğinde aşırı güzel gözüküyordu. deri pantolon kesinlikle onun için yaratılmıştı. o bacakları o topuklu ayakkabıyla resmen baştan çıkarıcı bir seksiliğe sahip olmasını sağlıyordu.
Ağladığımı anlamış olacak ki "Ağladın mı? diye sordu."
"Hayır karıcığım bu da nereden çıktı."
"Gözlerin kızarmış." "Gece kulübünden geliyorum yeni iş alımları vardı. onların sicil kayıtlarını inceledim loş ışık gözleri mahvediyor."
"İyi dediğin terzi hala gelmedi." "Geliyordur yoldadır."
Yukarı çıktım onun odasının kapısı açıktı. tam o esnada içeriyi poşetlerle gördüm.
Ben içlerinde ne olduğuna bakarken. Arkamdan "Ne o? Yoksa sende o sıkıcı kocalar gibi neden bu kadar para harcadın. Diye hesap mı soracaksın?"
"Hayır sadece tarzını ve neleri sevdiğini öğrenmeye çalışıyorum. Ki bundan sonra sana alışveriş yaparken zorlanmamak için."
O esnada soyunmaya başladı. Amına koyayım görevin beni etkilemek anladıkta ben seninle bu şekilde etkilenmek istemiyorum belki. Yirmi sekiz yaşında adamım. Dün gece bu güzellik yüzünden otuz bir çekecektim resmen.
"Ben seksi ve güzel bir kadınım bana öyle bakman benim sadece gururumu okşar."
bluzunu ve pantolonunu çıkardığında tamda düşündüğüm şey olmuştu onun için aldığım jartiyerle karşımdaydı. Ben bu jartiyeri ona hediye eden aklımı sikeyim. En yakın dostumun emanet ettiği kadını sikmek isteyemem. Bunu dostuma yapamam.