Hadi be, ben senden niye kaçayım. diyemediğim için "Tamam geliyorum" dedim.. Hem belki poşetim öylece arabada beni bekliyordur.. Şimdiye kadar birşey söylemediğine göre de kesin görmedi.. Evet ya görmüş olsa en azından sorardı değil mi? Kapıya geldiğimizde elim otomatik olarak kolu tuttu. Bu sefer kimse elimle yarışmadı. Şükür. Kapıyı açtım. Akşam serinliği yüzüme vurdu. Bir an gerçekten rahatladım. Temiz hava, oh mis.. Tabi en büyük rahatlığım poşeti fark etmemiş olması.. Yani hala ben öyle düşünüyorum.. Arabaya bindiğimde ilk olarak gözlerimle arabanın içini kontrol ettim. Arka tarafa baktım çaktırmamaya çalışarak. Ama arka koltuklarda birşey yoktu. Mert'le bir an göz göze geldik. "Birşey mi arıyorsun?" "Yoo... Birşey aradığım yok.. Araban güzelmiş." diyerek salaklıkta level

