İLK HAFTA

1448 Words
Derya'yla içeri girdiğimizde annesi Nigar teyze "hoş geldin kızım." dedi. "Hoş bulduk." diyerek içeriye girdim. "Sen burada otur kanka, ben mısır patlatıp geliyorum. Profiterolleri de tabaklara koyayım. Annemin böreğinden de koyarım.Yanına da sıcacık çay." "Nefis olur." dedim. Derya odadan çıktığında ben de Aliş'le konuşmaya başladım. Aliş, Derya'nın kuşu. "Naber Aliş." diyerek parmağımk kafese yaklaştırdım. Aliş, gagalamaya çalıştı. Huysuz kuş, ne olacak? O sırada Özgür'ün sesini duydum: "Bak gördün mü? Arkadaşın sana hiç küsmemiş. Bu kadar uğraşa değmezdi doğrusu. "Olsun, iyi ki de değdi. O benim arkadaşım." dediğimde "İnşallah o sıkıcı konuşmalarıyla bizi baymaz." diye homurdandı. "İnşallah." diye geçirdim içimden. Derya başladı konuşmaya. "Ay Ela var ya. Bugün bana kargo geldi. Bil bakalım kimden?" "Yine başladı." diye sayıklandı Özgür. Gülümsedim."Kimden?" diye sordum Derya ağzını geve geve konuştu: "Tabii ki Baran'dan. Bana ayıcık almış elinde gülle." "Ela, nerede o ayıcık? Şu kızı o ayıcıkla boğ Allah rızası için." "Saçmalama Özgür." dedim gülerek. "Özgür mü dedin?" Sesli konuştum galiba. Şimdi ne diyecektim ona? "Özgür davran demek istedim Derya. Yani kendin ol. Kimse için kendini değiştirme." Derya yanağımdan makas aldı. "Aay ne tatlısın sen. Ne güzel öğüt verdin bana?" "Aferin Ela, güzel sıyırdın." "Sus artık." "Bana mı dedin Ela?" "Şey, Derya ben..." Derya elimi tuttu. "Haklısın Ela. Boş dertlerimle senin de kafanı ütülüyorum. Ben bir mutfağa geçip sana bir şeyler hazırlayayım. Bu arada sen film seç." Derya gidince Özgür kulağıma fısıldadı. "Korku olsun kız, hep beraber çığlık atarız. Dabbe yok mu Dabbe?" "Özgür, ben romantik komedi severim." "Ondan aklın bir karış havada. Biraz gerilim izle de strateji öğren." "Aşk olsun Özgür, demek aklım havada." "Üzülme kız, iyi ki ben varım. Bir ay sonra özgüvenin o kadar artacak ki, kendini tanıyamayacaksın." "İnşallah." diye yanıtladım.Her nedense Özgür'e güveniyordum. "Özgür, mesai saati bitmedi mi?" diye sordum. "Çıkarabilirsin Ela. Yarın yeni görevlere hazır ol. Haydi ben gidiyorum baay." Kulaklığı ve iğneyi çıkarıp çantama koydum. O sırada Derya, elinde tepsiyle içeri girdi. "Ela, seçtin mi filmi?" "Evet Derya seçtim. Yol arkadaşım olsun." dediğimde Derya gülümsedi. "Seninle benim gibi mi?" "He Derya, he." Aradan iki saat geçmişti. Derya'yla patlamış mısırın dibini boylamıştık. O sırada abimden mesaj geldi: "Ela hazır ol, kapıdayım." Hemen ayağa kalktım. "Derya, abim beni almaya gelmiş. Ben gideyim." diyerek Derya'ya sarıldım. "Ela, biraz daha kalsaydın." diye mızmızlandı Derya dudak bükerek. "Olsun yine gelirim, taşınmadım ya." dedikten sonra çantamı alarak dışarıya çıktım. Derya da beni uğurladı. Koşarak abimin yanına geldim. Ellerini ovuşturdu. "Çok soğuk kız." Gülümsedim. "Gidelim abi. Hızlı yürürsek ısınırız. Çıktık yola. Zaten Derya'yla evimiz yakın sayılır. Bir sokak ötesi. Abim bana döndü: "Ne yaptınız kız kıza?" "Film izledik." "Düzgün film izleseydiniz. İnli cinli filmler izlemeyin." "Yok abi, normal bir filmdi. Komedi tarzı." diye yanıtladığımda "iyi be." diyerek sayıklandı. "Korku filmi izleyince gece beni uyutmuyorsun. Abi, öcüler geldi. Abi." "Yaa saçmalama abi. Ben çocuk muyum?" dediğimde abim saçlarımı okşadı. "Sen benim gözümde hep çocuksun. O minik Ela'sın." Abime sarıldım. "Seni çok seviyorum abi." Gülümsedi. "Ben de seni ufaklık." Eve girdiğimizde sıcacık havayla içim ısındı. Abim, alelacele mutfağa koştu. Ben de odama koştum ve pijamalarımı giydim. Ayıcıklı panduflarımı da ayağıma geçirdim. O sırada kapım tıklandı. "Ela, girebilir miyim?" "Gir abi." dediğimde elinde bir şurup şişesi ve kaşık vardı. "Ne bu abi?" Abim gülümseyerek cevapladı. "Multivitaminli balık yağı. Şimdi ham yapıyorsun?" "Abi, yemesem." "İtiraz istemem ufaklık." "Ya abi, ben çocuk muyum?" dediğimde abimin sesi ciddileşti. "Bak abim, ya gönüllü yersin ya da seni yakalar zorla yediririm." Gönülsüzce ağzımı açtım ve abimin uzattığı kaşığı bir çırpıda yuttum. Abim yanağımı sıktı. "Aferin, sana iyi geceler ufaklık." dedikten sonra odamdan çıktı. Balık yağının tadı iğrençti. Bir yalan başıma neler açmıştı. Bakalım yarın neler olacaktı. Neydi bu gerçek görevler? Özgür'e güvenmeli miydim? Sabahleyin erkenden uyandım ve lavaboya koşarak yüzüme soğuk su çarptım. Ayılmıştım. Daha sonra dişlerimi de fırçalayarak üstümü giyindim. Ve en son aparatlarımı taktım. "Özgür." diye seslendim cevap gelmedi. Nerede kalmıştı ki bu adam? Her neyse uyanınca ses verir artık. Mutfağa girdiğimde annem bir sürü tost yapmıştı. Abim tostlara gömülmüştü resmen. Beni görünce başını kaldırdı: "Ela, gel kız. Anam ne güzel tost yapmış." Masaya oturduğumda abim tabağıma üç adet tost koydu. "Bunlar bitecek kız." "Abi, saçmalama. Üç tane fazla değil mi?" dediğimde kaşlarını çattı. "Yemeye yemeye cücük gibi kaldın." "Eren, oğlum kızı zorlamasana." "Zorlarım anne. Ben onun abisiyim." "Abi, lütfen iki tane yiyeyim. Üç tane cidden fazla." dedim yalvarırcasına. Abim tostun birini tabağımdan aldı. "Tamam. O iki tost bitecek ama." Tostlarımı çayla beraber iştahla yedim. Şansıma karışıktı hepsi de. Tostlarımı yedikten sonra masafan kalktım. "Ben gidiyorum." dedim.Tam çıkacakken abim beni kolumdan yakaladı: "Ela, ne bu acelen? Daha balık yağını yemedin." "Abi, lütfen zorlama." "Ela, seni yakalarım, bir yerine iki kaşık içiririm. İstersen teslim ol." "Oğlum, zorlama kardeşini." diye bağırdı annem. "Anne sus. Zorlarım. O benim kardeşim." dedikten sonra şurup şişesini eline aldı abim. Daha sonra da kaşığa doldurup bana döndü: "Haydi gel. Ham yap şimdi." Mecburen gidip yuttum. Tadı iğrençti. "Hahahaha! Yarasın." sesiyle ödüm patladı. "Ela, ne oldu kız, bir zıpladın." "Yok abi." diye geçiştirdim. "Kulaklarım çınladı da." "İyi dersler abim." "Sağ ol abi." diyerek mutfaktan çıktım. Dışarıda ayakkabılarımı giyerken Özgür'e seslendim. Özgür, beni neden korkuttun? O böğürme neydi sabah sabah? Çok mu komik?" "Tabii komik. Ne kız o abinin tavırları? Sen bebek misin?" "Sorma." Hızlı hızlı yürüyordum. Sokak kalabalıktı. "Ela, bugün ilk iş günün. Nasıl hissediyorsun?" "Mükemmel." diye yanıtladım. "İnşallah beni zorlamazsın." "Kı Ela, bana mu dedun?" Arkama döndüğümde Asiye Teyzeyi gördüm. Mahallenin dedikoducusu. "Yook. Sana demedim." diye karşılık verdim. "Kizum sen deli misun? Ne kendi kendine konuşaysun?" Cevap vermeden ilerledim. Teyze bağırdı. "Ha bi de cevap vermeyu. Saygisuz." O sırada Özgür konuştu. "Ne delu bir kadindur bu da?" "Yaa Özgür, dalga geçme." Okula girdiğimde Tan önümü kesti. "Ne oluyor be?" dediğimde şımarık bir gülümseyişle cevap verdi. "Yürürken benim önüme geçtin. Önce Tan yürür, sonra sen. Aksi düşünülemez bile." "Evet küçük kız. Tan'a saygılı ol." dedi yanındaki sarışın kız. O sırada Özgür seslendi: "Şimdi o kıza de ki, Tan'ın nesi var saygı duyacak, öğretmen mi? Tipik bir serseri." "Saçmalama." dedim. Bunu nasıl söylerdim? Tan beni gebertir. "Saçmalama mı? Bana mı dedin?" diye bağırdı kız. Özgür bana seslendi. "Az önce dediklerimi tekrarlamazsan kovulursun. Ona kadar sayıyorum. Bir, iki, üç." "Bana mı dedin sen? Konuşsana?" Diye üsteledi kız. Diğer yandan Özgür sayıyordu. "7, 8." İşi kaybedemezdim. Açtım ağzımı yumdum gözümü; "Evet sana dedim. Çünkü saçmalıyorsun. Tan'a saygı duyacakmışım. Tan'ın nesi var saygı duyacak, öğretmen mi? Tipik bir serseri." Tan, bir anda yakama yapıştı. "Seni küçük o... Sen bana ne dedin az önce ha? Özür dile hemen." "Yürek yemiş bu salak." dedi kız. "Bırak be." diye bağırdım. Tan beni duvara yasladı. Gözlerinden ateş çıkıyordu resmen. "Bak kızım, kaşınma. Şimdi benden özür dile. Hemen." Çok korkmuştum. Özgür bana seslendi. "Ela, şimdi kurtulmanın tek bir yolu var. Tan'ın diz kapağının altına hızlı bir tekme at. O boşlukta da kaç. Haydi, acele et." Tan'ın bacağına hızlıca bir tekme attım. Tan, can havliyle beni bıraktı. Okula doğru koştum. Arkamdan bağırmasını duyabiliyordum. "Seninle görüşeceğiz sürtük. Bu mesele burada bitmedi." Sınıfa girdiğimde kendimi güvende hissettim. Şerefsiz Tan, ne olacak? Çok da korkmamıştım ama.Ne yapabilirdi ki bana? Neredeyse herkes gelmişti, İrem yoktu. Sırama oturdum. "Aferin kız Ela. Kendini iyi savundun." "Ama başıma bela aldım. Tan beni rahat bırakmaz." dedim çaresizce. Özgür güven dolu bir sesle konuştu. "Merak etme Ela. Sana bir şey yapamaz. Artık ben varım. Hem korkak davranırsan daha üzerine gider. Bu yüzden Tan'a karşı cesur olacaksın. Bir gün seninle uğraşmaktan vazgeçecek." "Vazgeçeceğini hiç sanmıyorum." dediğimde "korkma, onu da yıldırmasını biliriz." dedi. Nedendir bilmem, Özgür'e güveniyordum. Bir haftada güvenimi kazanmıştı bu adam. Ona güvenmekte hata mı ediyordum bilmem, ama Özgür beni güçlendirmişti. Daha da güçlendirecekti. "Ela, kaysana." İrem gelmişti. Kaydım. Yanıma oturduktan sonra sırama çikolata bıraktı. "Bu sana." "İrem, bu da nereden çıktı?" İrem elimi tuttu. "Az sonra matematik sınavı var ya. Bana gösterirsin değil mi?" Özgür bana bağırdı. "Ela, sakın gösterme. Yoksa işten kovulursun." "Tamam." diye yanıtlayınca İram bana sarıldı. "Teşekkür ederim canım yaa." "Salak kız, ona tamam dedin sanıyor. Ela, senin hiç mi düzgin arkadaşın yok?" "Sus." dedim. Az sonra Gülcan Hoca, elinde bir demet kağıtla sınıfa girdi. "Evet arkadaşlar, sınav başlasın." dedikten sonra kağıtları dağıtmaya başladı. İrem çaresizce bana döndü. "Sen A sın ben B. Kağıtlarımız farklı. Şimdi kimden bakacağım?" Sevinmiştim. İrem benden geçinemeyecekti. O sırada Özgür'ün sesini duydum. "Oh olsun o cadıya. Kalır inşallah." Soruları çözmeye başladım. Özgür konulmaya başladı. "Ela, çalıştın mı?" "Fazla değil." dedim sessizce. "Yüz almak ister misin? İstersen sana yardımcı olabilirim." "Ama bu kopyaya girer." dedim sessizce. Cevap verdi: "Hoca yakalamadıkça kopya çekmiş sayılmazsın. Bırak da yardım edeyim. Sen bu sınıfın en çalışkan kızısın. Kimsenin seni geçmesine izin verme. Şimdi kararın nedir?" Teklif bana cazip gelmişti ama öğretmen yakalarsa. "Bilmem ki?" dedim. "Ela, ne konuşuyorsun?" sesiyle başımı çevirdiğimde Gülcan Hoca'yı dibimde gördüm. Ödüm patladı. Kollarını kavuşturarak bana baktı. "Ne konuşuyorsun dedim sana?" Allah'ım, ne cevap verecektim şimdi. Anlamış mıydı yoksa?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD