Boran
Sıcak hava dalgası her yanımı sarmıştı. Sanki beni yakıyordu. Hava o kadar boğucuydu ki nefes alamıyordum. Gökyüzü sıcaklığın aksine sisli ve boğucuydu. Ne kadar oturdum bilmiyorum. Kimse yoktu. Birden gökyüzünden beyaz bir güvercin süzülmeye başladı. Hayranlıkla onu seyrederken beyaz güvercin sanki beni görmüş gibi gelip ceketimin içine girdi.
İçimdeki sahip çıkma, koruma ve kollama iç güdüsü harekete geçmişti sanki. Ruhumla birleşti o güvercin. Hislerin yoğunluğu terlememe sebep oldu ve bir anda uyandım. Sabah ne kadar bu rüyayı yorumlayamasam da dün gece çok garip bir rüya görmüştüm. Bir güvercin gelip ceketimin içine girmişti ve beni koru diyordu sanki. Halbuki ben öyle merhametli bir adam değildim.
Belki de küçük, çırpınan, beyaz, tatlı şeyi o kıza benzettim. O da öyle bakıyordu. Çok güzel, ateşli ama bir o kadar korunmaya mahkum masum bir canlı gibi. Ağzımdan çıkan belki de bilinç altımdan geçen birşeydi. Asla anlam veremedim ama uğraşmadım da. Şuan tek düşündüğüm o küçük pembe amın içinde olmak. Gerisi boş.
Tamam kız çok güzel. Güzel kızlarla yattım sonuçta. Ateşli bir vücudu var. Beyaz teni, avuç içine sığacak kadar dik ve dolgun memeler, ince bir bel ve dolgun kalçalar. Bunlar tabi ki de harika ama kızın verdiği tepkilerin yanında hiç.
Kendini kaldırması, hafifçe inleyip dişlerini dudaklarına değdirmesi, gözlerini kapatıp dudaklarını aralaması, ben öpünce dudağını açıp hafifçe emmesi beni gaza getirmişti.
Bir Ağa'nın evinde onun karısıyla sevişiyordum ama dünya yansa sikimde değildi şuan. Aklımdan kıza yapmak istediklerim geçiyordu sadece. Ne kadar kalabilir? Ne kadarını yapabilirim soruları gitmiyordi zihnimden.
Çıplak teni yumuşacıktı. Sanki daha önce hiç ellenmememiş gibi dik memeleri de bana göz kırıyordu. O pembe amını yalamak, tüm vücudunu önce öpüp tadına bakmak. Sonra da bir güzel sikmek istiyordum ama kız son anda biraz çekingen davranmaya başladı. Sanırım Zahid Ağa çok zalimce sevişiyordu. Aslında zevk ve şiddet dozunda kullanılırsa mükemmel bir birleşim olabilirdi. Yine de ilkinde korkutmamak için ağırdan aldım. Belki sonra onu sertçe sikebilirdim. Birazcık alışması lazımdı güvercinin bana.
Dilimi meme ucunda gezdirirken yine aynı şekilde iç çekti. Bir öpüyor bir de meme ucunu öpüyordum. İki elimle ucunu sıkarken yine öpüşmeye başlıyordum. Beni o kaldırmıştı. Tam anlamıyla. Bacaklarını biraz açtım. Uzun, sütun gibi bacaklarını belime dolaması için onu teşvik ediyordum.
Gözlerime bakıyordu. Farklı birşey vardı. Ensemde bir göz varmış gibiydi. Dikkatim dağılarak arkama baktım.
- Ne oldu? dedi. İzleniyor gibiyiz. Bu his hiç yanıltmadı aslında. Kulağına eğildim.
- Sana hayatının en güzel gecesini vermek istiyorum dedim. Gülümsemesi alay eder gibiydi.
- Kendine bu kadar güvenme bence dedi. Sinir olmuştum. Baş parmağımla dudağıyla oynadım. Sonra sikimi tutup amına yaklaştırdım. Onu yalvartmak hoşuma gidecekti. Başını aşağı, yukarı o sıcaklığıyla sürtmeye başladım.
Gözleri büyümüş ve aldığı zevkle yüzü harika bir hal almıştı. Dudakları aralandı. Amının ateşi beni çekiyordu. Sikim gerilirken kendimi tuttum. İçine tek hamlede girip onu yarmamak için kendimi zor tutuyordum. Yine de daha önce böyle büyük bir aleti içine almadıysa zorlanabilirdi. Biraz daha ıslanması lazımdı. Islak ve sıcak. Tam istediğim kıvamda yalvarmalıydı.
Kalçasını kaldırmış ve bana bir ritim halinde eşlik ediyordu.
- Güzel mi? dedim. Çıkardığı sesler kendimi kaybetmeme sebep oluyordu.
- Harika dedi. Yüzümde biliyorum der gibi bir gülümseme vardı ama sırtımdan tutup ateşli bir şekilde öpmeye başlayınca dikkatim dağıldı. İlk yaptığım gibi dilini ağzıma sokarak beni öpüyordu.
Ağzını dayamışken kendimden geçmiş bir şekilde kabaran sikimi deliğine dayadım. Belli ki pezevenk Ağa'nın siki küçüktü. Girişi sikimin başını zor almıştı. Ağzımın içine sertçe inledi. Elimle kendimi sabitleyip kendimden geçmiş bir şekilde içine girmeye başladım. Kız çok dardı. Tahmin ettiğim gibi değildi. Sanki içine girerken onu yırtıyordum. Aşağı bakmak üzereyken tırnaklarını sırtıma geçirdi. İşte bu benim hassas noktamdı.
Tırnak severdim. Tenimde hafifçe gezinmesi ve bana batması çok hoşuma giderdi. Kendimi refleks olarak biraz daha itip zevkin tadına bıraktım. Aslında bilinçli yapmadım. Bedenim kendi arzusuyla ilerledi. Biraz gevşeyip ağzından çekince ağzımı bir haykırış sesiyle kendime geldim. Zevkin kollarından bir anda sıyrıldım.
Efsun beni itiyordu. Gözlerinde yaş akarken bağırıyordu.
- Beni ikiye böldün hayvan. Çık içimden diye göğsüme vuruyordu. Şok olmuş bir şekilde ona baktım. Aşağıda kan akıyordu. Birden içinden çıktım. Tekrar çığlık attı. Yatakta şok olmuş bir şekilde kenarda durdum. O iki büklüm karnını tutuyordu ve ağlıyordu.
- Ne sikim dönüyor burada? dedim şaşkınlıkla. Bu kadar kan gelmesi de normal değildi. Kan gelmesi hiç normal değildi.
Kız şaşkınlıkla kana baktı.
- İlk seferinde bu kadar kan gelmesi normal mi? dedi korkuyla. Sikimde bile kan vardı. Gözlerim büyümüş ona bakıyordum.
- Neyin ilki? dedim. Hala olayı anlayamıyordum. Kız şaşkınlıkla kendini sarıyordu.
- İlk beraberlikte işte dedi sessizce. Sanki kendi kendine konuşuyordu.
İlk beraberlik, bekaret kanı, iki senelik evli bakire bir kadın. Bunlar benle dalga geçiyor olmalıydı.
- Ne saçmalıyorsun sen? dedim bağırarak. Korkuyla büyüyen gözleri dolu dolu bana bakıyordu. Ayağa kalktım. Az önceki ateş yerini öfkeye bırakmıştı. Nasıl bir oyun dönüyor burada? Kızın dudağı titredi. Az önce beni tutkuyla öpen o dolgun dudaklar.
Düştüğüm oyunu anlayamıyordum. Kız iki senedir evli olduğunu söylemişti. Öyle olmalıydı ama bakire olduğunu iddia ediyordu. Ya da kan onun yüzünden. Başım dönmeye başladı. Karşıya koyduğum pantolonumu ve kıyafetlerimi elime aldım. Arkama bakmıyordum. Bir ağlama sesi geldi.
- Ne yapıyorsun? dedi tiz bir ses.
- Her ne oyun çeviriyorsanız ben yemem dedim sertçe. Arkamdan ses gelmeyince giyinmeye başladım. Ona bakmak istemiyordum ama ses de gelmiyordu. Kendime engel olamayarak ona baktım. Gözleri dolu dolu bana bakıyordu. Midem bulanmıştı. O bakışı kendimi kötü hissetmeme sebep oluyordu. Ayaklarım sanki beni dinlemeden onun yanına götürdü. Kendini örtüyle sarmış, korkuyla bakan gözleriyle çok savunmasız duruyordu.
Kendime engel olamadım ve elimi yüzüne koydum. Kız hiçbir şey söylemedi. Ben de söylemedim ve hemen elimi çekip odadan çıktım. Yoksa başka şeyler de olabilirdi. Hatta benim sonum bile olabilirdi. Buna izin veremezdim. Buraya bir amaç için geldim ve kimsenin oyununa gelemezdim. Hiç kimsenin...