Boran Karşımda duran adama baktım. Sakin, sessiz, kendi halinde bir aileydi. Ağa değildi ama millet sever ve sayardı. Hüseyin Toprak, müstakbel kayınbabam buralarda iyi biri olarak bilinirdi. Karısını bilmiyordum. Başka kızı olup olmadığını da bilmiyordum. Ya da çocuğu. - Boran Ağam, şeref verdiniz dedi adam. Kafamı salladım. Kardeşleriyle bir arazi işi olmuştu. Onun için gelmişlerdi geçen sene sanki. - Vallahi Hüseyin Bey, kızını kendi kızım gibi severim. Baya da büyümüş. Maşallah dedi Anam. Kezban yandan anama bakıyordu. - Allah razı olsum Hanımağam. Elimden geleni yaptım. Tek evladım ne de olsa dedi. Tek çocukmuş. Görümce, kayınço falan yok. Temiz iş. - Eee oğlumu da bilirsiniz. Ağa'm diye söylemem, gözü dışarıda değildir. Vallahi kızını el üstünde tutar dedi Anam gereksiz bir

