Ciwan Zahid Ağa'nın birşeyler çevireceğini biliyordum. Boran Ağa da uyarmıştı. Yine de beni takip etmesini beklemiyordum. Efsunun yanımızda olduğunu biliyordu. Bu bir dezavantajdı. Resmen takip ediliyorduk. Durduğumuz yerde adamları takip ederken bize silah çekmişlerdi. Kızların gittiğini öğrenince rahatladım. Onlar da kaçmıştı. Elimizden kaçırdık. Telefonum çalınca hemen açtım. - Alo dedim. - Oğlum sen niye Atanı, ananın elini öpmeden yola çıkıyorsun? Başına birşey gelir bak! dedi Anam. Ula bu karı hissediyor galiba. - Ana acelem var. İki güne geleceğim zaten ya dedim. Hiç de oyalanmıyor. Hemen lafa giriyor. - Bir daha olmasın dedi. Sonra da yüzüme kapattı. Deli bu kadın yeminle. Şoförü aradım ardından. - Alo, nerdesiniz? dedim. - Dediğiniz istikamette ilerliyorum dedi. -

