Pusu

1565 Words

Motorların uğultusu dağların sessizliğini yırtarken, Şafak Tim’i ağır ağır sınır bölgesine doğru ilerliyordu. Araçların camlarından içeri süzülen sabah serinliği, askerin yüzünde hem bir tazelik hem de yaklaşan görev ciddiyetinin ağırlığını hissettiriyordu. Gökyüzü yavaş yavaş pembe ve turuncunun tonlarına bürünmüş, dağların zirvesi altın sarısı bir ışıkla parlamaya başlamıştı. Binbaşı Ömer Karasu, öncü aracın direksiyonunun hemen yanında oturuyor, haritaya göz atıyor ve telsizden gelen kısa raporları dinliyordu. Gözlerinde uykusuzluktan değil, düşüncelerinden doğan bir derinlik vardı. Elinde hâlâ sıkıca tuttuğu kalemi haritanın üzerinde gezdirdi, sonra gözlerini ufka dikti. İçinde Zelihaya dair sımsıcak bir umut vardı, ama yüzünde bunu belli etmeyen kararlı bir ifade duruyordu. Üsteğmen

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD