Sabahın erken saatleriydi. Pencereden süzülen ışık, odamın duvarlarında dans ediyordu. Geceden beri heyecandan uyuyamamıştım. Elimde yüzüğüm, kalbimde tarifsiz bir mutluluk vardı. Bugün anne ve babam Hakkâri’ye geliyordu. Yanlarında Ömer’in annesi Arzu teyze de olacaktı. Hayatım boyunca unutamayacağım günlerden biri daha başlamıştı. Ömer erkenden beni almaya geldi. Arabaya bindiğimde gözlerinde aynı heyecanı gördüm. Direksiyon başında bile yüzüme çaktırmamaya çalışsa da dudaklarının kenarı sürekli gülümsemekten yukarı kıvrılıyordu. Elini tuttum. “Hazır mısın?” diye sordum usulca. Başını bana çevirdi, gözlerinde sıcak bir parıltı belirdi. “senib için en zor yolları yürüdüm Zeliha… bu yol, en kolay olanı. Çünkü yanında sen varsın.” Yüreğim yeniden çarptı. Daha fazlasını söylemeye fırsat

