15.Bölüm

706 Words
Amcam iyice delirmişti, mallar gidecek diye aşireti de işin içine kattı ama ben de Zilan'sam onun oyununa gelmem. Zilan: 'Sen ne demek istiyorsun amca? Bendeki malları almak için bunu da mı yaptın gerçekten?' Amca: 'Ne bekliyordum? Benim olan mallar başka aşirete mi geçecek? ASLA İZİN VERMEM, ASLA!' dedi en son bağırarak. Aklımda olan ama bir türlü babaannemle konuşamadığım konuyu galiba artık söylemem lazım. Zilan: 'Amca, mallar senin değil, benim. İlk önce bunu kabul et. Ben kime istersem veririm ailemin içinde. Zamanı geldiğinde konuşacaktım babaannemle ama sen acele ettin.' Amca: 'Ne demek istiyorsun?' Zilan: 'Daha konuşmadım ama bende olan mallar zamanı gelince Boran'a vereceğim ama daha vakti var.' Amca: 'Asla olmaz, buna izin vermem duydun mu asla!' Zilan: 'Mallar benim ve ben mallarımı aşirette kalması için kendi kardeşime vereceğim. Sen kim oluyorsun da kime vereceğime karar veriyorsun?' dedim sinirle. Amca: 'Sen malları Boran'a verirsen adaletsizlik olur. Babasından da geçen mallarla çoğunluk onun olur, ben bunu kabul edemem.' Zilan: 'Amca, mallar benim, istediğime veririm, buna sen karışamazsın. Bugün isteme olacak, sonraki hafta sonu aşiret ağalarını çağırırız ve ben kararımı söylerim.' Amca: 'İstediğin kadar uğraş, aşiret eşitlik ister. O zaman görüşürüz.' dedi ve kendi konağına gitti. Babaannem eli kalbinde duruyordu, hemen yanına gittim. Zilan: 'İyi misin babaannem?' Babaannem: 'İyiyim kuzum, biraz dinlenirsem geçer. Ama seninle konuşmam lazım. Önemli bir konu var, odama çıkalım. Kahvaltıyı odamıza iste beraber yapalım, baş başa hem de konuşuruz.' Zilan: 'Tamam babaannem, hadi çıkalım.' Babaannemle odasına çıktık, biraz uzandı. O arada Fatma Abla elinde tepsiyle geldi odadaki sehpaya koydu ve çıktı. Zilan: 'Babaannem hadi kalk kahvaltı yapalım, ilaçların var.' Dedim. Babaannem: 'Tamam kızım, önce yemek yiyelim sonra konuşuruz.' Sessizce kahvaltı yaptık sonra babaannem yanına çağırdı ve dedi ki: Babaanne: 'Kızım lafımı kesmeden dinle olur mu? Anlatacaklarım önemli.' Zilan: 'Tamam babaannem dinliyorum.' Dedim ve başladı anlatmaya. Babaannem: 'Kızım bundan bir sene önce deden amcandan şüpheleniyorum, uzun zamandır dedi. Ben de nedenini sordum, bana dedi ki ben Zilan'a çok para veriyormuşum, üstüne üstelik bir de Berzan'a arada para yolluyordum. Bizi terk etti ama evlattır diye arada destek oluyordum. Bizi düşman gibi görmeye başladı. Biz Zilan'a destek oldukça ona toz kondurmadıkça, arada da Berzan'a yardım ediyorum diye bilendi sanıyordum ama durum farklıymış. Ahmet'e rica ettim bizim oğlanın peşine adam tak neler yapıyor öğrensin diye. Ahmet bir hafta sonra bana bir dosya getirdi ve anlatmaya başladı: "Beyim, durum ciddi. Botan ağaya verdiğin topraklarda Hint keneviri yetiştiriyormuş ve satıyormuş." demiş. Deden çok kızdı, amcanla kavga etti. O gün kalp krizi geçirdi," dedi. Ben şok içinde dinliyordum. Dedem kalp krizi geçirmiş, haberim yok. "Sana haber vermek istedim. Hastanede dedem, 'Kızı telaşlandırma, ben iyiyim,' dedi ve doktorlar şu an durumu iyi ama strese girmesi ve üzülmesi yasak dedi. Amcan durmadı, 'Ben yaparım, toprak benim,' dedi. Bende dedeni ikna ettim, 'Yapma ağam,' dedim, 'o bizim yanımızdaki tek evladımız, doğruyu gösteririz,' dedim. Ama amcan durmadı, deden avukatı aradı, vasiyeti değiştirdi ve zamanı gelince Zilan doğrusunu yapar dedi. Amcanın hataları yüzünden gün geçtikçe kötüleşti, en sonunda kalbi dayanmadı. Bende babası ölünce durulur sandım kızım ama durmadı, bu seferde senin hayatını mahvedecek, artık izin veremem buna," dedi ve ağlamaya başladı. Zilan: "Sen ne diyorsun babaanne, benim neden bunlardan haberim yok?" Ağlamaya başladım. Babaanne: "Evlat kızım, düzelir dedim ama düzelmedi, buna baban da dahil. Aşirete haber saldım gizliden, aşiret ağası yaptım sırf güç Botan'a geçmesin diye ama o da beceremiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum kızım," dedi. Zilan: "Tamam babaannem, sen sakinleş, ben bir şekilde halledeceğim, sen merak etme. Dedem amcamın dosyasını nereye kaldırdı biliyor musun?" diye sordum. Babaanne: "Ahmet'e verdi kızım ama o nereye koydu bilmiyorum. Bu arada Ahmet'in olan lojistik aslında bizim, deden kurdu ve Botan'a güvenmediğinden Ahmet'in üzerinde, zamanı gelince sen karar verecekmişsin kimin olacağına, öyle demişti rahmetli," dedi. Zilan: "Tamam babaannem, ben halledeceğim, sen bana Ahmet ağabeyin telefonunu ver, ben yarın arar konuşurum ama bunu tek başıma yapamam babaannem. Emre'den yardım isteyeceğim, haberin olsun," Dedim. Babaanne: "Sen bilirsin kızım, ben artık karışmıyorum, oğlum da olsa artık affedemem," dedi. Zilan: "Sen uzan babaannem biraz uyu, akşama istemem var, yarından sonra bu işle ilgileneceğim," dedim. Odama geçtim ve düşünmeye başladım, bunu tek başıma başaramam. Emre, Boran ve Zeynep'le konuşmalıyım. Sonra banyoya gidip abdest alıp namazımı kılıp dua ettim. Kapım çaldı ve Zeynep girdi içeri arkasında Helin'le. Zeynep: "Hazır mısın arkadaşım, hadi seni hazırlayalım akşama," dedi Çok heyecanlıyım…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD