♚1

1306 Words

Gözlerim aniden açılırken, üzerinde oturduğun tahtta sıçrayarak uyandım. Taç başımda yan bir şekilde kayarak örgülerim arasına sıkıştı. Taht üzerinde uyuya mı kalmıştım? Sancılar eşliğinde ağrıyan başımı tuttum ve boynumda ki zihin taşını fark ettim. Kolyeyi boynumdan çıkararak avucum arasına aldım. Kolyenin zincirleri boş taht odasında şıngırdadı. Tacımı düzeltirken, taşı gözlerimle aynı hizaya taşıdım. Cılız mavi bir ışık saçıyordu. Gece vakti, taht odası sessizliğe gömülmüştü. Ay ışığı, ince perdelerden sızarak odanın içine yumuşak bir ışık yayıyordu. Bu loş ışık altında, odanın köşeleri gizemli gölgelerle doluydu. Duvarların üzerinde asılı olan tablolar, aydınlık ve karanlık arasında dans eden gölgelerle kaplıydı. Taht, odanın merkezinde yükseliyordu, gümüş ve altın süslemeleri ay ış

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD