Ela
Babamla konuşmamamızdan sonra karar vermemi bekledi. ‘Bak kızım seni ananın katillerinin insafına bırakamam’ dedi. Gözünden bir damla daha yaş akmıştı.
‘Tamam baba, istediğini yapacağım’ dedim. Açıkçası çok düşünmeden hareket ediyordum. Ölmek mi evlenmek mi arasında seçim yapmam gerekiyordu. Seçim basiti. Hiç tanımadığım biriyle evlenmek daha da zordu. Hem burdan kaçabilirim bir şekilde giderim buradan diye de düşünüyordum gerçi. Çünkü bu evlilik zorunlu bir evlilikti.
Babam odamdan çıktı. İki tane kadın içeri girdi. Beni kaçıran adamın anneside içlerinden biriydi. ‘ bunu giydir, benim gelinliğimdir’ dedi. Beyaz elbiseye baktım.
Diğer kadın üzerimdeki gömleği çıkarmaya çalışınca geri adım attım. ‘Kendim giyinirim’ dedim. Kıyagetlerimi çıkardım ve elbiseyi giydim.
Beyaz elbise tam üzerime oturmuş.
Beni kaçıran adamın annesi ‘ çoçukluğundaki gibi hala aynısın güzelsin’ dedi. Derin bir nefes aldı. ‘Miran, tüm Atabeylerin ağasıdır. Saygıda bir daha kusur etmeyeceksin. Ne derse yapacaksın. En koşa sürede de erkek evladı kucağına vereceksin’ dedi. Ne anlatıyor bu kadın diye düşünüyordum. Allahım nereye düştüm ben diye içimden geçiriyordum.
‘Anladın mı?’ Diye bağırınca yerimden sıçradım. Hemen kafamı salladım. Hele bir kaçmanın yolunu bulayım diye düşündüm.
Yanındaki kadın kafama kırmızı duvağı geçirdi. Sonra kolumdan tutup dışarı çıkardılar. Merdivenlerden aşağı indik. Nikah masasında oturan adam beni kaçıran adamdı. Adı Miran’mış.
Nikah memuru masada oturmuş bekliyordu. Ne olduğunu anlayamıyordum. Kulağımda kocaman bir vızıltı vardı. Bana sorulan soruya bile zar zor ‘Evet’ dedi.
Miran
Yıllardır sebat edip beklediğim kız şimdi odamdaydı. Onu görünce anladım o olduğunu. Yılardır bekledim.
Odamda bağırıp çağırırken babasını aradım. Sonra nikah işlemleri için adamları ayarladım. Zor oldu ama nikah işlemleri hemen yapıldı.
Şimdi nikah masasında onu bekliyorum. Merdivenlerden aşağı inerken izledim. Siyah dalgalı saçları beline kadar, ela gözleri adı gibi hala asi hala haylaz bakışlar, öyle güzel kokuyor öyle güzel dudak büküyor ki, beklediğim tüm yıllara değer diye düşünüyordum.
Beyaz fistan üzerine çok yakışmış. Gelip yanıma oturdu. Kırmızı duvağın altından kirpikleri ok gibi belli. Elleri titriyor. Tutmak için sabırsızlansam da beni tanımıyor daha.
Memur ‘kabul ediyor musun?’ Diye sorunca ‘evet’ dedi. Bana sorunca da ‘evet’ dedim.
Nikah memuru imzalarımızı aldıktan sonra gitti. Annem Elayı odamıza çıkardı. O sırada bende güvenliği artırmak için adamlara uyanık olmasını tembihledim. Bugün gelmezlerse Aksoylar elbet bir gün geleceklerdi.
Ela
Odaya girince Miranın annesi Mihra Hanım bana beyaz bir gecelik verdi. Üzerimdeki elbiseyi çıkarıp ona geri verdim. Beyaz geceliği giydim.
Kadın beni oda da tek bıraktı ve kapıyı kitleyip çıktı. Bir anda titredim. Korkmaya başlıyordum.
Tek başıma bir süre bekledim. Düşünüyordum. Ne yani hiç tanımadığım bir insanla evlendim diye hemen aynı yatağa mı girecektim. Bir anda nefesim daraldı.
Ağlamaya başladım. Ne yaptım ben Allahım? Diye düşünüyordum. Nefesim sıklaştı.
Sonra bir anda kapı açılınca ufak bir çığlık attım. Yere çöktüm. Titriyordum.
Miran gelip ellerimi tuttu. ‘Ne oldu biri bişey mi yoksa sana’ diye sordu. Ben korku içinde nefes alırken gözlerim yatağa kaydı. Hala ağlamaya devam ediyordum.
Miran baktığım yere baktı. ‘Ela sakin ol. Bu oda sana istemediğin hiç bir şey yapmayacağım. Sana asla zarar vermem. Seni korumam için buradasın’ dedi. ‘Gerçekten mi ?’ Diye sordum Göz yaşlarımın arasında. Kafasını salladı.
Kollarımdan tutarak yavaşça beni kaldırdı. Verdiği söz ile göz yaşlarım dinmişti.
Miran ‘ama yapmamız gereken bir şey var. Bana yardım eder misin?’ Diye sordu. ‘Tabi tabi ki’ dedim ellerimle gözyaşlarımı silerek.
‘Burada büyümediğin için muhtemelen bilmiyorsun ama burada bir gelenek var. Maalesef hala devam eden bir gelenek’ dedi sonra elini saçlarına götürüp tarar gibi yaptı. Keşke başka şartlar altında tanışsaydık diye düşündüm.
Miran anlatacağı şeyi nasıl söyleyeceğine karar veremiyor gibiydi. ‘Anlatabilirsin’ dedim. ‘Pekala zaten karı kocayız. Büyükler gerdek gecesinde kan görmek ister. Bunu çarşafa dökeceğiz’ dedi elinde ufak kırmızı bir şişe vardı.
‘Ne kanı?’ Diye sormak istiyorumdum ama sonra kafama dank etti. Bakire kızların ilk gecesinde kan akar. Hala böyle saçma adetler burada devam ediyor mu diye merak ettim. Birazda sinirlendim.
Kollarımı bağlayarak ‘hala böyle saçma şeyler yapılıyor mu gerçekten? Bu davranışlar tam kör cahillere göre. Ne o yani evlendiğin insandan kan akmıyor diye boşanacak mısın ’ diye sinirle güldüm.
Miran omzunu silkti ve ‘ Burada hala bu gelenekler devam ediyor’ dedi. ‘Bak bu çok saçma bunu yapmayacağım. Kendime hakaret etmeyeceğim. Bakire değilsem gerçekten beni istemeyecek misin yani’. Dedim.
Miran ‘konu ben değilim. Seni bu yükten kurtarmak için bunu yapıyorum farkındaysan’ dedi.
‘Yapmanı istemiyorum. Kimseye ispatlayacak bir şeyim yok ’ dedim.
‘Pekala şöyle yapayım o zaman bunu her ihtimale karşı çarşafa dökeceğim ama kimseye göstermeyeceğiz. Eğer bir durum olursa mecbur kalırsak o zaman gösterilecek’ dedi. ‘Tamam dediğin gibi olsun’ dedim.
Yatağa kırmızı sıvıyı döktü. ‘Bu gerçekten kan mı?’ Diye sordum. Cevap vermedi. Belinde silah taşıyan adama sorduğuma bakın, buradaki herkes çok tehlikeli.
Sonra çarşafı oradan söktük dolabın el alt çekmecesine doladı ve koydu. Sonra dolaptan pijamalarını aldı ve ceketini uçların gömleğinin düğmelerini açmaya başladı. Ben hemen arkamı dönerek ‘ne yapıyorsun be?’ Dedim. ‘Pijamalarımı giyiniyorum Ela, ben senin kocanım bu gayet normal yani’ dedi.
Bir süre sonra yatağa girme sesini duydum. ‘Hey hey ben nerde yatacağım?’ Dedim. Yüzüme bön bön baktı. ‘Aynı yatakta uyuyabiliri. Merak etme seni yemem. Tabi kendini kontrol edemeyeceğinden korkuyorsan başka’ dedi.
‘Sana karşı mı?’ Diye sinirle güldüm. Yatağa gidip yastığımı aldım ve yatağın yanındaki koltuğa koydum. Oraya oturdum.
Miran kafasını kaldırıp ‘Ne yapıyorsun şimdi off? Daha demin bakirelikten atıp tutuyordun ne oldu bir adamla yatağa gitmekten mi korktun?’ Dedi.
Gözlerimi devirdim. ‘Benim bakireliğimden konuşmuyoruz. Üstelik sana ne ben sana soruyor muyum bu konuyla ilgili?’ Dedi.
‘Sorabilirsin. Sonuçta kocanım ve merak ediyorsan kimseyle daha önce birlikte olmadım’ dedi. ‘Ne’ diye sorarak ona döndüm. Bu adamın kimseyle birlikte olmama ihtimali kesinlikle yoktu. Adam bir kerelik yakışıklı yiğidi öldür hakkını yeme demişlerdir. Sonuçta her kız üzerine atlardı. Ben hariç.
‘Sen? Sen biriyle birlikte oldun mu’ diye sordu. Sinirle nefes verdim. ‘Hayır’ dedim. Muhabbetten kaçınmak için kafamı diğer tarafa çevirerek gözlerimi kapattım.
Sonra bir anda Miran beni kucağına aldı. ‘Hey napıyorsun’ dedim. ‘Madem aynı yatakta uyumak istemiyorsun burda ben yatarım’ dedi. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başladı. Bana çok yakındı. Kafasını çevirse dudakları dudaklarıma değecekti.