Ilık esen rüzgârın esintisiyle ağaçlardan dökülen sarı yapraklar, etrafa savruluyor, bir iki tanesi yüzüme geliyordu. Her defasında gözlerime ve kumral saçlarıma gelen yaprakları yüzümdeki gülümsemeyle itiyordum. Eylül ayının sonları yaklaştıkça, sonbahar kendini günden güne belli ediyordu. Sıcak havalar geride kalmış, serin havalara merhaba deme zamanıydı. Adımlarımı attığım yolda, esen rüzgâra inat, kollarımın arasında olan kitaplarımı göğsüme bastırıp, itinayla fakülteye gitmek için hızlı hızlı yürüyordum. Sonunda durağa geldiğimde, derin nefes alıp temiz havanın kokusunu içime çektim. Fakülteye giden otobüs gelince, öne doğru adım atıp insanların peşinden otobüse bindim. Oturacak yer olmadığı için cam kenarına geçip dışarıyı izlemeye devam ettim. Kırk beş dakika sonra otobüs fakültenin

