Yıllar sonra. Mardin'in soğuğundan titreyen Demet odunları kucağına alıp evin içine girdi. Oğlunun görevden gelmesine yarım saat kalmıştı. Yemekleri hazırdı, evi de ısıttı mı oğluyla rahat konuşurdu. Biliyordu ki konuşmaya başladığında Talha hemen hemen itiraz edecekti ama kararlıydı bu sefer. Oğlunu evlendirecekti. Masanın üzerinde duran telefonu çalmaya başladığında oturduğu yerden kalkıp telefonunu aldı. Yüzündeki gülümsemeyle telefonu açıp, "Efendim Ömer'im," dedi özlem dolu sesiyle. "Demet'im, gözünü seveyim eve gel hasretinden başımı duvarlara vuracağım. Senin bu kızın hiç güzel yemek yapamıyor, ne olur gel de eskisi gibi birlikte yemek yapalım." "Yemek için mi beni çağırıyorsun, Ömer?" "Hayır tabii ki, çok özledim kadın seni. On gündür ayrı yatırıyorsun beni. Sensiz uyuyamıyoru

