KADER (2. Bölüm)

1099 Words
Kapı aniden açıldı. Karşılarında duran adam kısa boylu ve kilolu birisiydi. Kapıyı açtığından beri gözlerini Morris’in üstünden alamamıştı. Adeta buz kesmiş gibiydi. Hızla kapıyı kapattığı sırada Morris ayağını araya koyarak onu engelledi ve zorla içeri daldı. Adamı yakasından tuttuğu gibi duvara yapıştırdı. «Yemin ederim ben yapmadım! Hepsini kardeşim getirdi!» Tam o anda diğer kapıdan başka bir adam elinde poşet ile dışarı çıktı. Morris’in duvara yapıştırdığı kardeşini ve Maelyn’i gördüğü anda poşedi yere atarak ellerini havaya kaldırdı. Morris silahını çekti. «İçeri geçin!» Morris adamın ensesinden tutarken hızla oturma odasına geçtiler. Adamı bir çırpıda koltuğa oturttu. «Hala hastanede mi çalışıyorsun?» «Evet! Evet ama yemin ederim benim bunlarla bir ilgim yok!» Bu sırada kardeşi de onu savunmaya çalıştı. «Ben sadece buraya tatil için geldim! Bunların hepsi benim, onun bir suçu yok!» Morris ikisinin de gözlerine baktı. Silahını yerine koydu. «Bunları görmezden gelebilirim ama bir şartım var.» Adam kekelemeye başladı. «Ne-nedir?» «Geçen gün hastanede yaşanan patlama sonrasında oradaki ölü hemşirelerin ve doktorların nerede olduğunu öğrenmem gerek.» Adam saate baktı. «Hala morgdalar.. Ama bugün gömülecekler, iki saat sonra ailelerine teslim edilecekler.» «Bizi oraya sokabilir misin?» «Gizlice mi?» «Evet ama sakın soru sorma.» Bu sırada adamın kardeşi Morris’in yüzüne dikkatlice bakmaya başladı. «Bir dakika.. Seni tanıyorum! Bunlar hastanede hemşireyi öldürenler! Polis onların peşinde!» Maelyn aniden adamın arkasına geçerek ensesine vurdu. Anında yere yığılmıştı. Kardeşi ise ona bakarken konuşmaya devam etti. Endişeli ve korkmuştu. «Lütfen bizi öldürme! Yemin ederim sizi oraya sokacağım!» Maelyn diğer adamı sandalyeye bağlamaya başladı. Ağzına bir çorap tıkadıktan sonra ellerini ve ayaklarını evdeki iplerle sıkıca bağladı. «Bu iş bittikten sonra beni bir daha görmeyeceksin!» dedi Morris. Maelyn diğer adamı bağlamayı bitirdiğinde hazırlanmaya başladılar. Garajda bulunan araba ile hastaneye doğru yola koyuldular. Bir saatlik bir yolculuğun ardından hastaneye varmışlardı. Önü çok kalabalıktı, insanlar ve gazeteciler bu kalabalığın çoğunluğunu oluşturuyordu. «Arkada eski bir giriş var, sizi oradan sokabilirim.» Arabayı hastanenin arkasına doğru sürdü. Dediği gibi eski bir kapı vardı. Arabadan indi ve kapıyı çaldı. Genç bir çocuk tarafından kapı açıldı. Bu sırada Maelyn ve Morris arabanın içindeydi. Ne konuştuklarını duyamıyorlardı. Kısa bir konuşmanın ardından adam onlara gelmeleri için işaret etti. Hızlıca arabadan çıkarak kapıya doğru gittiler ve morgun içine girdiler. Aşağısı soğuk ve havasızdı. Onlarca metal dolap önlerindeydi. «Hangileri dolu?» «Hepsi..» «Doktorlar ve hemşireler?» «İlk on üç dolap hastane personeline ayrıldı.» Adam saatine baktı. «Acele edin. Çok az vaktiniz var.» Maelyn ve Morris adamın tarif ettiği dolapları teker teker açtı ve tezgahları dışarı çekti. Çoğu çok ağır yaralanmıştı. Tüm dolapları açıp ölüleri çıkardıklarında Morris Maelyn’e döndü. «Ne arıyoruz?» «Bir işaret. Herhangi bir şey..» «Nasıl bir işaret? Her tarafları çizik içinde ve bazılarının derin yaraları var.» «Gördüğünde anlarsın dedektif. Bu işaret rasgele çiziklere hiç benzemez.» Morris teker teker ölüleri incelemeye başladı. Fakat görebildiği tek şey patlama yüzünden oluşan yaralar ve kesiklerdi. Maelyn de ölüleri inceleyerek bir şeyler bulmaya çalışıyordu. «İşaret mi dediniz?» İkisi de aynı anda adama doğru döndü. «Ototpsi raporunda görmüştüm, kafalarının hemen arkasında, biraz saçlarının içine doğru yaralanmalar olduğunu yazmıştı. Hepsinde.» Maelyn aniden önündeki hemşirenin kafasını kaldırdı ve ensesine baktı. Elleriyle saçlarını biraz araladıktan sonra işareti görmüştü. Yüzü bir garip hale geldi, korkmuştu. Önündeki ölüyü bırakarak bir diğerine geçti ve sonra da diğerine. Hepsinde aynı işaret vardı. Bir üçgen içine çizilmiş üç ayaklı bir yılan. Morris’in gözlerine baktı, Maelyn’in gözleri dolmuştu... «Şeytanlar sanmıştım..» «Ne diyorsun Maelyn?» «Şeytanlar sanmıştım Morris... Sam’i kaçıranın onlar olduğunu sanmıştım. Bu.. Cebrail’in mühürü..» Morris’in ağzı açık kaldı ve bir süre konuşamadı. Bu sırada yukarıdaki merdivenlerden sesler gelmeye başladı. Kalabalık bir grup aşağıya iniyordu. Adam apar topar dolapları kapadı ve diğerlerini dışarı çıkardı. Anahtarları son anda Morris’e verdi. «Arabama iyi bakın. Ben üstüme düşeni yaptım, şimdi sıra sizde.» Morris kafası ile onu onayladı. Adam eski girişi kilitledikten sonra Maelyn ve Morris arabaya binerek adamın evine doğru yola koyuldular. Eve vardıklarında hava kararmaya başlamıştı. Morris arabayı garaja çektikten sonra adamın kardeşini çözmek için eve girdi. Fakat bir gariplik vardı. Evde hiç ses yoktu.. Maelyn odaya girdiği gibi donup kaldı. Morris de gördükleri karşısında anı tepkiyi vermişti. Sandalyeye bağladıkları adamın kafasının yarısı yoktu. Beyni meydandaydı, kafasının yarısı çok dikkatli bir şekilde çıkarılmıştı. «Siz maymunlar..» Ses karanlığın içinden geldi. Yavaşça yürüyerek adamın arkasına geçti. Takım elbiseli ve bembeyaz saçlı birisi karşılarında duruyordu. Elindeki kalem ile hala hayatta olan adamın beynine dürtmeye başladı. «Çok ilginçsiniz.. Babamın size hayran kalmasına şaşmamalı. Ama neyse ki buna yakında bir son vereceğiz.» «Kimsin sen!» Maelyn bağırdı. «İsmimi biliyorsun. Eğer sağır olup beyninin patlamasına razıysan şimdi seslice söyleyebilirim ya da..» Hafifçe adamın kulağına eğildi ve fısıldadı. Adam ağzındaki çoraba rağmen çığlık atmaya başladı. Gözlerinden kanlar akarken aniden öldü. «Gördün mü?» «Mühür.. Senindi değil mi?» «Evet şu maymunlar. Onları ben işaretledim.» «Neden!» «Çünkü Sam... O bana lazım.» «Onu bulacağım!» «Elbette bulacaksın, bunu biliyoruz. Ama yeri ve zamanı önemli. Dört gün sonra, pazar günü. Saat tam gece on ikide kilisede. Orada olacak, Sam Conrhill. Cornhill Şeytanı’nın neden yapılmış olduğunu göreceğiz. Bu bir çeşit.. Son.» Ve ardından gelen pis bir gülüş ile ortadan yokoldu. Kaybolduğu anda arkasındaki duvar dışarı doğru patladı. Camdanlardan gelen pazı parçalar gözlerini koruyan Morris ve Maelyn’in kollarına girmişti. Sandalyedeki adam ise çoktan ölmüştü. Sendeleyerek evden çıktılar. Patlama yüzünden tüm dikkatleri üstlerine çekmişlerdi. Morris güç bela arabaya bindi Maelyn ise kelimenin tam anlamı ile kendini arabanın içine salmıştı. Morris gaza bastığı gibi oradan uzaklaştı. Meraklı gözlerin önünden hızla kayboldular. Güvenli eve vardıklarında gece çoktan çökmüştü. İkisi de harap halde kendilerini evin içine zor attı. Alt kata indikleri anda Morris büyük bir bardak viskiyi yudumladı. «Kimdi o?» Hem endişeli hem de şaşkındı. «Cebrail.» dedi Maelyn. Morris ağzındaki tüm içkiyi püskürttü. «Baş melek olan Cebrail mi?» Gözleri kocaman açılmıştı. «Bu zamana kadar Şeytanların işi sanmıştım ama..» «Onlar.. Yani onlar iyi olmalılar! Onlar melek!» «Bilmiyorum Morris hiçbir şey bilmiyorum. Sadece dört günümüz var.» «Planın ne?» Maelyn yorgun ve uykusuz gözler ile ona doğru baktı. Yaralı ve hayattan neredeyse vazgeçmiş bir insanın bakışları vardı. «Diğerlerine haber vermeliyim.» «Diğerleri mi?» «Diğer tarikat üyelerine. Son dokuz tarikat üyesi de bize yardım etmeli, yoksa..» Maelyn yerinden sendeleyerek kalktı. Diğer taraftaki eski telsize doğru ilerlerken Morris ona yardım etti. «Bir kod var. Belirli bir radyo frekansı üstünden birbirimiz ile iletişim kuruyoruz. Kapalı bir ağ. Onlara haber vermeliyim.» Maelyn telsizin başına geçti ve kulaklıklarını taktı. Elleri titrerken telsizin tuşları ile frekansı ayarladı. Tuşlara bastığı sırada Morris mesajı anlamıştı. «Mors alfabesi bu.» «Tek seçeneğimiz..» Maelyn mesajı yollamaya devam ederken Morris bir anda bardağını masaya bıraktı. Maelyn’in yolladığı mesaj içinde bir cümle onu korkutmuştu. «Şehri mühürlemek mi?» «Onların gireceği fakat asla çıkamayacakları bir mühür. Tıpkı bir balığın ağlara takılması gibi..» Maelyn’in mesajı iletmesi dakikalarını aldı. Kulaklıklarını yavaşça kafasından çıkardı ve beklemeye başladı. Sadece saniyeler sonra radyoda başka bir kanaldan gelen mors alfabesi duyuldu. Maelyn kafasını yavaşça çevirerek Morris’e baktı. «Geliyorlar.»
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD