Kızıl Pranga🌷

1362 Words

Odanın içine sızan loş ışık, yatağın üzerine bir hüzün perdesi gibi çökerken, Serhat’ın düzenli nefesleri sessizliği bir bıçak gibi bölüyordu. Bir insan, canını en çok yakan ateşte nasıl böyle huzur bulabilirdi? Bu, sadece bir bedenin başka bir bedene karışması değildi; bu, ruhumdaki o devasa kimsesizlik çukurunun, onun sıcaklığıyla bir anlığına dolmasıydı. Annem ve babamın yokluğunda, içimde büyüttüğüm o uçsuz bucaksız boşluğu, Serhat’ın nasırlı elleriyle kapatmaya çalışıyordum. Bir çocuğun annesinin kucağına sığınması gibi, ben de onun varlığına sığınıyordum; sarsın, sarmalasın ve beni bu dünyanın hoyratlığından korusun diye. Ama gerçek, bir gölge gibi başucumuzda bekliyordu. Yanı başımda yatan bu adam, nefesi tenime karışacak kadar yakınken, aslında binlerce fersah uzağımdaydı. Tenini

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD