Burak çık dışarıya!" diye bağırdı öğretmen, eliyle kapıyı göstererek. "Ama hocam, yanlış bir şey söylemedim ki..." diyerek öğretmene ve tekrar bana baktı. "Gerçekleri söyledim, öyle değil mi sevgili Ebru?" diye sordu, delirtici bir ifade ve ses tonuyla. Oturanlardan gelen o homurdanma, ayıplama sesleri beynimin içinde feveran ederken, başımı önüme eğip ellerimin arasındaki kitabı sertçe sıranın üzerine çarptım. Bir insan bu kadar kötü olabilir miydi? Bu kadar iğrenç bir itamda nasıl bulunabiliyordu? Sol ayağımı sıranın kenarından dışarıya itip olduğum yerden hızlıca çıktım ve hız kesmeden, büyük adımlarla Burak'ın yanına doğru yürüdüm. Yanına ulaştığımda başımı kaldırıp gözlerine bakarak, sağ elimi kaldırıp tüm gücümle yanağın sert bir tokat attım. Burak'ın yüzü yan dönerken, tokadın se

