Eh, bilirsiniz, her güzel şeyin elbet bir sonu vardır. :) *** Kafeden çıktığımda başımı hemen yukarıya kaldırdım ve derin bir nefes aldım. Sanki içimden koca bir ağırlık atmış gibi hissediyordum ama aynı zamanda da kendi yaptığım şeyin altında kalmış gibi. Ona onu kullandığımı, hiç sevmediğimi söyledim. Yalan söyledim, sadece ona değil, kendime de. Gerçek şu ki, onu hâlâ çok seviyorum, hatta bir tek onu sevdim ve seviyorum diyebilirim. Yanımda tanıdık bir ses duydum. "Rahatladın mı?" Bir çakmak sesi, dönüp yanıma baktım. Sigarasını dudaklarının arasına bıraktı ve derince içine çekti. ''Kısmen,'' diye cevap verdim. Sonuçta benden bu kadar uzun zaman bir şeyler saklamasının, altı ay ortadan kaybolup, beni gözü yaşlı bırakmasının bir cezası olmalıydı. Onu tamamen affedebilmek için bunu y

