Bölüm 1

1730 Words
Çocuklarını okul servisine teslim ettikten sonra siyah bahçe kapısından içeri girdi. Merdivenleri bir bir inerken üşüyünce kollarını sardı. Geç kalmasınlar diye üzerine montunu almadan çıkmıştı. Ekim ayının son günlerinde soğuk iyiden iyiye daha hissedilir olmuştu. Havuzun üzerinde gezinen yaprakları gördüğünde artık üzerinin kapatılması gerektiğini düşündü ya da belki bu sene boşaltırdı. Selin içeri girdiğinde sıcaklıkla buluşsa da hemen ısınamadı. Yarım kalan çayını tazelemeden önce hala uyanmadığını düşündüğü kocasını kaldırmak için odaya gitti. Tahmin ettiği gibi daha uyuyan kocasına yaklaştı. "Nejat, kalk hadi! İşe geç kalacaksın!" Bir kaç kez daha denedi, kendini duymadan uyumaya devam ettiğini görünce vazgeçerek odadan çıktı. Bugün muhasebecisine uğraması gerekiyordu. Biraz daha oyalanırsa kendisi de geç kalacaktı. Bir fincan çay içmeli ve hemen ardından çıkmalıydı. Masada yarım kalmış fincanını alıp doldurmak için makinanın yanına gitti. Eline almış gidecekken pencereden karşı evin balkonunda gördüğü hareketlenme dikkatini çekti. Henüz adını bilmediği komşusu balkonda telefonla konuşuyordu. Boyu öylesine uzun, yüzü o denli karakteristik duruyordu ki onun ne iş yaptığını merak etti. Model olmak için biçilmiş kaftandı. Ancak bu tarz işlerin adamı olacak gibide değildi. Daha resmi bir alanda olduğunu düşündü. Kadın üzerinde ince, kısa geceliği ve onu soğuktan koruyamayacak sabahlığıyla balkona çıktığında Selin’in gözleri ona kaydı. Gülerek adama arkasından sarıldı. Adam tepkisiz konuşmasına devam ederken kadın bir sağa bir sola ufak ufak sallanıyordu. Adamdan hatrı sayılır derece de kısa olmasına rağmen kadının kocasının yanına ne kadar yakıştığını düşündü. Bir altmıştan uzun ancak bir yetmişe de yanaşmayan arada bir yerlerdeydi. Adam telefonu kapattı ve arkasına dönüp onu belinden tutarak kendine çekti. Dudaklarına bir kaç öpücük bıraktıktan sonra kadınla birlikte sandalyenin üzerine oturdu. Konuşuyorlar, gülümsüyorlardı. Selin hoş hatta romantik bir an gibi nitelendirebilirdi gördüklerini. Ya yeni evliler diye düşündü ya da beraber yaşayan bir çift. "Filmler yetmiyor sanırım." Kocasının alaylı sesini duyunca ona döndü. Kendine çay almak için elinde bardakla hemen arkasında bekliyordu. Selin onları izlediği için utanarak "Gözüm takıldı." deyip masadaki yerine geçti. Nejat, başkalarının hayatına merak salma düşüncesinin Selin’e uzak olduğunu biliyor olsa da inanmadı. Yine de üzerine gitmeyi düşünmeyip çayını alıp karısının karşısına oturdu. “Hoş geldin dememiz gerekir mi? Yoksa önceki komşularımız gibi görmezden mi gelelim?” Selin’in sorusu onu düşündürdü. Karısı pek komşuluk etmeyi seven biri değildi. “Öncekilerden hoşlanmamıştın. Bu konular senden dönüyor, komşuluğa ayıracak çok vaktim yok!” Selin lokmasını yuttuktan sonra çayını içti. “Öncekiler site kararlarında uyumsuzluk çıkarıyordu, biliyorsun! Seni duyan yabani biri olduğumu düşünür.” Diyerek fikrini belirtti. Nejat ayağa kalktı. Takım elbisesinin ceketini alıp karısının yanına geldi, şakağına bir öpücük bırakıp duygularına yer vermediği düz sesiyle “Aksine, daima sıcaklığından söz ederim!” dedi. Doğrulup “Bugün kızları ben alacağım, onlara yemek sözüm var.” Deyip yanıt beklemeden evden ayrıldı. Selin elinde tuttuğu fincanıyla kalkıp çay makinasının yanına gitti. Çaycının düğmesine basıp inaktif ederken açık kahve gözleri yeni komşularının balkonuna değdi. Ancak gitmişlerdi. Neden onları merak ettiğini bilmeyerek mutfaktan ayrıldı. Çantasını, ceketini alıp evden çıktı. ****** Selin ofise girdiğinde başını ekrandan kaldıran Kadir onu görünce gülümsedi. Ayağa kalkıp onu selamladı. Selin’in güzelliği yıllar akıyor olmasına rağmen değişmiyordu, onun zarif hali Kadir’de başka bir yerdeydi. Evli olduğunu öğrendiğinde umudu kırılmış olmasına rağmen onu her gördüğünde aynı hissetmekten kendini alamıyordu. Sessizce ayda bir kere görüşmelerinde bazen de işletmesine uğrayarak onu rahatsız etmeden seyrediyor, kurduğu birkaç saatlik hayalin hissettirdikleriyle yaşamına kaldığı yerden devam ediyordu. Salık bıraktığı dalgalı sarı saçları, bol paça saks mavisi pantolonu ve ceketiyle kusursuzdu. İşine hazır, hep olduğu gibi ciddi. Kırmızıya boyalı ince dudaklarına gözü takılsa da hemen ekrana dönüp “Çok kısa bir işim vardı. Hemen tıklıyorum ve sana dönüyorum.” Dedi. Selin’in olumlu yanıtı sırasında masanın üzerinde duran çiçeklere baktı. İçi pembenin koyu tonları, dışı beyaz minik çiçekleri izlerken “İzmir karanfili.” Dedi. Kadir ona bakıp gülümseyerek “Sever misin?” diye sordu. “Annem evin bahçesine her rengini dikerdi. Çok severim.” Dedi hafif bir gülümsemeyle. Ona doğduğu. Büyüdüğü yeri hatırlatmasının kısa mutluluğunu yaşadı. “Bazıları çin karanfili olarak biliyor yine de fazla bilinen bir tür değil.” “Evet, o yüzden gördüğüm için şaşırdım.” Kadir’e dönüp baktığında onun kendini seyrettiğini fark edince “Bugün kalabalık bir program var, benimle konuşacağın neydi?” diye sordu. Kadir “Tabi ama bir kahve içecek zamanın vardır herhalde.” Dediğinde “Olur.” Dedi. Kahvenin gelmesini beklerken “Yeni yıla az kaldı biliyorsun, çalışmalarım biraz daha titiz bir hal aldı. Seninkilerde herhangi bir sıkıntı yok. Yeni yılda yeni fiyatlandırma gerekiyor, devam edip etmeyeceğini öğrenmek istedim.” Diye sordu. Kahveler gelince kısa bir sessizlik oldu, kapı kapanınca Selin “Ben memnunum, koyduğun fiyatı da makul buldum. Senin açından da sıkıntı yoksa devam edelim. ” Dedi. Kadir hoşça gülümsedi. “Elbette.” Henüz kahvesinin yarısına gelen sessizlikten ve onunla yalnız kalmaktan hoşlanmayan Selin saatine baktı. “Kalkmam gerekli.” Dedi. Kadir içten içe buna üzülse de başıyla onu onayladı. Ayağa kalkan Selin’i yolcu etmek için ayaklandı. Selin onun elini sıktıktan sonra “Rahatsız olma lütfen, iyi çalışmalar.” Dedi. Kadir onu duymamış gibi çıkışa kadar eşlik etmek için yanında ilerledi. Selin kattaki diğer herkesin çalışmasına, kendilerini izliyor olmamalarına rağmen Kadir’in yanında yürümesinden rahatsız olmuyormuş gibi gülümsedi. Aslında oluyordu. Ondan birebir ve açıkça adımlar görmese de kendine olan bakışlarının farklı olduğunu hissediyordu. Sonunda kapıya geldiğinde yeniden iyi günler dileyerek oradan ayrıldı. **** Beyoğlunun tarihi ara sokaklarından birinde kırmızı, karpuz tenteli cafesi Pera Puff’tan içeri girdiğinde hazırlıkların başladığını gördü. Patisseria lezzetleriyle donatılmış, sıcak, samimi cafesinde bugün doğum günü kutlaması yapılacaktı. Genelde bu tarz kutlamalara olumlu yaklaşmasa da kıramayacağı kişilerin ısrarıyla bugünlük normal işleyişe ara vermişti. Organizasyonun başıyla kısa bir sohbet edip mutfak kısmına geçti. “Her şey tamam mı? Herhangi bir aksilik yok değil mi?” diye sorduğunda başını ocaktan kaldırmadan tencereyi karıştırıp duran ustası “Sen sorana kadar yoktu.” Deyip ocağın altını kapattı. Benmari usulü yaptığı işin kabını alıp Selin karşısına geldi ve mikserle kremadan alıp havaya kaldırarak mutsuzca “Gördüğün gibi yine kesildi.” Dedi. Selin hafif gülümseyince Ertan daha da öfkelenip “Bir daha ‘lemon curd’ yaparsam beni vurun!” diyerek kabı boş tezgaha bıraktı. Selin saatine bakıp “Zamanımız var, eğer ki başka aksilik yoksa ben hallederim.” Dedi. Ertan yardımcısı Hale’ye seslenip “Tadım tabağını getirir misin? Patronun gözünden düşmemem gerek!” dedi. Selin onun başaramadığı şeylere duyduğu takıntıya alışık olarak kahkaha attı. Hale’nin uzattığı tabağı aldı. “Görselleri çok güzel.” Deyip hepsini tattı. “Harika iş çıkarmışsın!” Ertan rahatlayarak “O halde bana bir mola, seni lemon curd’le baş başa bırakıyorum!” deyip cafenin bahçesine çıktı. Selin ceketini çıkardı. Üzerine geniş beyaz önlüğünü takınıp sosu yapmaya girişti. ***** Selin evin önünde arabasını durdurduğunda hava kararmak üzereydi. Arabadan çıkıp ilerlerken sabahkinden daha soğuk bir rüzgar esti. Artık paltoyla dışarı çıkması gerektiğini kendine hatırlatırken bir ses duydu. “Hanımefendi, bakar mısınız?” Arkasını döndüğünde henüz aşina olmadığı ancak bundan sonra sıkça göreceği yüze baktı. Adam elinde tuttuğu kartvizitle Selin’e birkaç adım yaklaşıp “Arabadan inerken düşürdünüz, rüzgar savurmadan aldım, önemli olabileceğini düşündüm.” Dedi. Selin kartı alırken gülümsedi. “Dikkat etmemişim, teşekkür ederim.” “Rica ederim.” Diyen adam beyaz dişlerini göstererek gülümsedi. “Aslında karşılaşmamız iyi oldu, en yakın komşumuz sizsiniz, tanışmak isterim. Ben Fırat!” diyerek elini uzattı. “Bende Selin!” deyip kendine uzatılan eli sıktı. “Eşimle size hoş geldiniz demek istiyorduk, taşınma işleri yorucu olabiliyor, uygun bir zamanda gelmek isteriz!” “Tabi.” Diyen Fırat bunu bekliyormuşçasına elinde odunların olduğu poşetleri gösterip “Havalar soğudu, yeni evin bahçesinde ateş yakmayı planlamıştık, karım bunun için hazırlık yaptı. Uygunsanız bekleriz.” Diye teklif etti. Selin hemen gerçekleşmesine şaşırsa da bir sakınca göremedi. Nejat çocuklarla yemeğe gideyeceğine göre bu gece eve erken gelirdi. Kızlarının yarın okulu da olmadığına göre katılmaması için bir sebep yoktu. “Geç olmaz diyorsanız çocukları uyuttuktan sonra gelebiliriz.” “Çok iyi olur. Bekliyoruz.” Deyip yanından ayrıldı. Selin arkasını dönüp giden adama kısaca baktıktan sonra merdivenleri inip bahçeye geçti. Üzerini değiştirip yemek hazırladı, yemeğini yerken güncel haberleri takip etti. Komşularına götürmek için hazırladığı elmalı turtayı fırından çıkardı. O sırada kapı açıldı. Kızları neşeli seslerle içeri girdi. Selin onları karşılayıp yanaklarından öptü. “Anlaşılan harika zaman geçirmişsiniz.” Beren heyecanla “Babamla pizza yedik, sonra da Elsa izlemeye gittik.” Diye neler yaptıklarını anlattı. Bazen araya küçük kızı Ada giriyordu. Nejat içeri girip ceketini çıkarırken saatine bakan Selin, “Öyleyse hemen üzerinizi değiştirip rahatça uyuyabilirsiniz.” Dedi. Kızlarının alışmış oldukları düzenden şaşmayacağını biliyordu. İki kız merdivenleri çıkarken “Az sonra yanınızdayım.” Diye ekledi. Televizyonun karşısına geçmiş kocasına “Dışarıda yan komşuyla karşılaştık, bizi bahçelerine davet etti.” Dedi. Nejat bir süre daha kanal gezip kapattı. Karısına baktı ve masanın üzerindeki turtaya göz atıp “Geliriz mi dedin?” diye sordu. “Sende istersen, evet!” yanıtını verdi. Çok istekli görünmemeye çalışarak “Kartvizit düşürmüşüm, adam arkamdan seslendi, tanışmak istiyorduk deyince bende uygun zamanda gelelim dedim. O da davet etti.” Diyerek olanları anlattı. Nejat zoraki gülümsedi. “Neredeyse heyecanlanacağını düşünmüştüm.” Selin onun kastı karşısında sessiz kalıp öylece bakınca “Gidelim, benim için sorun yok.” Dedi. Selin “Kızları kontrol edeyim, çıkarız.” Deyip merdivenlere yöneldi. Selin ev halinden sıyrılmak için kahverengi anne kotu ve üzerine boğazlı aynı renk kazağını geçirdi. Bahçede oturacakları için krem salaş hırkasını da alıp odadan çıktı. Elmalı turtayı alarak eşiyle birlikte evden çıktı. Kapı açıldığında Fırat’ın gülümseyen ancak klas sayılan duruşuyla karşılaştılar. Onları içeri aldıktan sonra Nejat’a yönelip “Ben Fırat, hoşgeldiniz!” dedi. Nejat aynı şekilde karşılık verince “Bahçeye geçelim.” Diyerek onları yönlendirdi. Kendilerininkiyle aynı ancak çok farklı dizayn edilmiş evde bakışlarını gezdirerek bahçeye çıktıklarında yine farklı bir manzarayla karşılaştılar. Gömülü bir oturma alanı, büyük rahat koltuk ve yastıklar, ortada ise özel tasarlanmış olduğunu düşündükleri bir ateş çukuru vardı. Odunların çıtırtısı kulağa dolarken ateşin alevleri gözlerinde parladı. Oturduktan sonra Fırat “Direkt bahçeye geçtik ama üşürseniz mutlaka söyleyin.” Derken karısı cam kapıdan geçerek kendilerine doğru geldi. Selin onu görünce oldukça şaşırdı. Omuzları düşük çiçek desenli elbisesi ancak yaz gecesinde giyilebilecek kadar açıktı. Midi boy olsa da belinin iki yanında bulunan dekolteleriyle neredeyse kendi titreyecekti. Siyah dalgalı saçları tüm sırtını kapatacak kadar uzundu. Yuvarlak yüzü, zarif boynu, yakından bu kadar güzel görüneceğini beklemiyordu. Alımlıydı. “Kusura bakmayın, sizi karşılayamadım, ufak bir mutfak kazası, üzerimi değiştirmek zorunda kaldım.” Deyince yanlarına kadar geldiğini anca o an fark etti. “Ben Leyla!” deyince Selin kendini toplayarak elini uzattı. “Bende Selin, memnun oldum.” Kocaman bir gülümsemeyle karşılık verdikten sonra adama elini uzattı. Selin’e sunduğundan daha hafif bir gülümsemeyle “Leyla!” dedi yeniden. “Bende Nejat!”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD