Karargahta bizim için hazırlanan alana geçtiğimde timdekilerle karşılaştım. Bundan sonra aldığımız tüm istihbaratı burdan kordine edeceğimizi ve görevlerinin ne olduğunu açıklandıktan sonra eğitim yerine geçtik. Öğlene kadar birlikte idman egitimi yapıp öğlenden sonra diğer askerlerede idman yaptırmalarını söyleyip yanlarından ayrıldım. Birkaç evrak işi olduğu için odama geçmiştim ki kapı çaldı.
"Gir"
"komutanım sizi ali albayım odasına bekliyor"
"Peki birazdan geliyorum"
Öğle namazımı eda edip evrak işlerimi tamamladım daha sora ali albayımın odasına doğru gitmek icin odadan ayrıldım. Ali albayımın odası 2 kat yukarıdaydı bu yuzden asansörlerin olduğu tarafa geçtim ama son ada vaz geçip merdivenlere doğru adımladım. Iki kat yukarı çıktıktan sonra ali albayın kaleminin olduğu yere geldim biraz kapıda bekledikten sonra kapıyı çaldım içeriden gir komutu gelince kapıyı aralayıp içeri girdim. İçeriye girdiğimde Babamın arkadaşları benim için toplamışlardı hemen tekmil verdim daha sonra Ali albayım diğer komutanlarla tanıştırdı.
"Bak kizim belki hatırlıyorsundur buradaki bulunan komutanların babanın yakin arkadaşlarıydı."
"Memnun oldum ben zehra yıldırım" diyip elimi önümdeki ilk kişiye uzattım. Hemen karşımdaki kişide elini uzattı
"Bende ahmet yüksel tanıştığımıza memnun oldum kızım" dedi gülümseyerek
"bende tanıştığımıza memnun oldum komutanım"
Hemen diğer kişiye elimi sıkmak için uzattım. Karşılığında hemen aldım.
"zehra yıldırım "
" Hasan karadal tanıştığımıza memnun oldum kızım"
"bende tanıştığımıza memnun oldum komutanım"
Ve bir diğerine tekrar elini sıkmak için uzattım. "Zehra yıldırım"
"metin toprak tanıştığımıza memnun oldum kizim"
"Tanıştığımıza memnun oldum komutanım"
Ardında benim için hazırlanan masaya geçtik.
Bir süre eski görev yerimden bahsedildi babamla olan anılar konuşuldu. Yaklaşık iki buçuk saat süren bu toplanma benim telefonuma gelen bildirim ile kalkmak durumunda kaldım neden ayaklandığımı sorduklarinda görev bildirimi geldiğini bu yüzden işlerimin olduğunu söyleyerek izin isteyip odadan ayrıldım.
Tekrar kendi odama geldiğimde oda da beni bekleyen biri olduğunu gördüm. Beni görünce ayağa kalktı
"Merhaba ben yüzbaşı Mert Karabağ.
" Merhaba bende Zehra Yıldırım.
"Memnun oldum yüzbaşım"
"Bende memnun oldum"
Ben koltuğuma oturunca oda kalktığı yere geri oturdu.
."Siz niçin gelmiştiniz."
"Hoş geldiniz demek için gelmiştim Işlerim olduğu için ali komutanımın odasına gelemedim işim bitince odanıza geleyim dedim. Ama siz yoktunuz bende biraz beklemeye karar verdim ve çokta beklemeden siz geldiniz."
"Anladım teşekkür ederim yüzbaşım."
"Rica ederim. Nasıl buldunuz burayı alışabildiniz mi?"
"Alışamama gibi bir sorunum yoktu. Çocukluğum bu karargahta geçti. Çoğu yeri biliyorumdum zaten bilmediklerimi ve yeni yapılan değişikliklere de çabucak adapte oludum."
"Çocukluğum burda geçti dediniz. Babanız damı burda görevliydi?"
"Evet babam burda binbaşı idi. Belki tanırsınız. Binbaşı Kemal Yıldırım."
"Nasıl tanımam kendisi benim babamın komutanıydı. Bende az biraz hatırlıyorum ruhu şad olsun çok iyi adamdı. Bu. Arada başınız sağolsun."
"Vatan sağ olsun."
Biz konuşurken kapı çaldı. İçeriye bizim timden zeliş girdi.
"Komutanım dün verdiğiniz görev için geldim."
Ben dün iletişim ağı için görev vermiştim. Zeliş te elindeki timdekilerin numaralarının olduğu liste ve bir adet kulaklık tarzı bir aparatı masaya bıraktı. Ben masaya bıraktığı aparata bakarken zeliş açıklama yaptı.
"Komutanım elinizdeki böcek görevdeyken üzerinizde bulunması gerekiyor. Hem konum bilgisi hemde sağlık durumunuz hakkında kisa bilgiler verecek. İletişim ağı içinde telsizden kendi iletişim ağımızı kurduk. Telsizde problem yaşarsak telefonlar devreye girecek. "
" Teleffonlar çekmezse ne olacak"
"Komutanım bu kurduğumuz iletişim ağı çekim gücünün olmadığı yerlerde de kullanıma açık sadece belli bir mesafede kullanabiliriz"
"Peki sağol timdekileride bilgilendir"
"Emredersiniz komutanım"
Odadan çıktığında Mert yüzbaşı
"Bakıyorumda hemen göreve başlamışsınız"
"Görev bekletilmeye gelmez"
"Doğruyu söylediniz."
Ayağa kalktı elini uzattı
"Tekrar hoş geldiniz tanıştığıma memnun oldum."
Elini sıkıp hemen geri çektim.
"Bende öyle"
Odadan çıktığında bende yerime oturdum o esnada ikindi ezanı okunuyordu gözlerimi kapatıp dinledim. Bittiğinde kalktım ve dolaptan seccademi çıkardım. Kapıyı kilitledikten sonra namazımı kıldım. Namazım bittiğinde timin yanına gittim. Yeni görev için istihbarat toplamışlardı. Gelen istihbaratı değerlendirmeye başladık. İncelememiz akşama kadar sürmüştü gerekli evrakları planları nerde ne yapılması gerekiyor bunlar üzerine konuşmuştuk. Akşam olmaya başlayınca ben kalktım.
"Yusuf istihbarat ve toplantı sonucunun raporunu hazırlayın. Yarın ben komutana sunayım"
"Emredersiniz komutanım."
Toplantı bittiğinde odama döndüm. Akşam ezanı okumuştu namazımı kılmaya başladım . Namazım bittiğinde kapı çaldı.
"Gir"
"Atsubay semih yıldız seyit binbaşım sizden rapor beklediğini söyledi komutanım"
"Peki sen git ben birazdan raporumla birlikte gelecegimi söyle"
"Emredersiniz komutanım"
Odadan çıktığında teleffondan. Yusufu aradım
"Alo yusuf ne yaptınız rapor işini?"
"...."
"Tamam 15 dk içinde bitirmiş olun. Raporu geçmem lazım. Seyit komutanımız beni bekliyor."
"...."
"Tamam bekliyorum"
10 dk sonra ben dayanamayıp odadan çıktım. Raporu almaya giderken telefonum çaldı.
"Efendim komutanım"
"Kızım telefonundan arıyorum bak. Yani şuan amcanım komutanın değil."
"Peki ali amca. Neden aramıştın bir sorun yok inşallah?"
"Yok kızım eve geçiyorum sende çıkıyorsan beraber gidelim diyecektim."
"Yok ali amca beni bekleme. Seyit komutanım bugünkü gelen istihbaratın raporunu istedi. Onu teslim etmem lazım."
"Tamam kızım evde görüşürüz"
"görüşürüz"
Telefonu kapattığımda yusuf la karşılaştım.
"Komutanım rapor"
"Tamam Yusuf sağol. Timdekilere söyle evlere dağılsın hazırda beklesinler acil durumda operasyona çıkabiliriz."
"Emredersiniz komutanım"
Seyit binbaşı nın odasının önünde son kez raporu gözden geçirip kapıyı çaldım. Gir komutuyla birlikte içeri girdim.
"Hoş geldin kızım."
"Hoş buldum komutanım"
"Senide ilk günden yorduk. Yarın istiyecektim raporu ama yarın görev emri gelebilir diye bugün istedim"
"Estağfurullah komutanım bu benim görevim. Tabi hemen size raporu geçeyim"
Elimdeki raporu masasına bırakıp geri çekildim . Hemen konuya geçip en ince ayrıntısına kadar anlattım. Seyit binbaşı biryandan beni dinliyor. Biryandan da elindeki rapora bakıyordu. Ben raporumu bitirdiğimde bir müddet bana baktı.
"Tıpkı baban gibisin onun kadar çalışkan ve onun kadar azimlisin."
Ben mahcup bir şekilde yüzüne baktım.
"Teşekkür ederim komutanım sağolun"
Bana gülümsedi ve ardından
"Sen çıkabilirsin artık. Yarın görüşürüz kızım"
"Emredersiniz komutanım"
Odadan çıktığımda doğru odama geçtim. Taksi çağırdım ve geldiğinde eşyalarımı alıp odadan çıktım. Taksiciye adresi söyleyip yola koyulduk.
Kapıyı çaldığımda o güler yüzüyle leyloş sultan açtı kapıyı.
Sarıldı kocaman bende karşılık verdim.
"Hoş geldin kızım geç içeri hadi"
"Hoş buldum sultanım"
İçeri girdiğimde herkes masadaydı. Barış mutfağa gidip elinde cam kaseyle geri döndü. Bende postallarımı çıkarttıktan sonra yanlarına geçtim. Masa iştah açıcıydı.
"Afiyet olsun. Oo leyloş sultan yine döktürmüşsün. Valla kurt gibi açım"
"Ah deli kız her zaman ki şeyler işte çok abartma"
"Öyle şey olurmu hiç senin elinden herşey mükemmel olur. Bak bu salata çok güzel gözüküyor "
" Onu ben yapmadım onu barış yaptı"
Barışa bakıp gülümsedim
"Neyse sultanım siz başlayın bende üzerimi değiştirip geliyorum"
Odaya çıkıp elimi yüzümü yıkayıp üzerimi değiştirdim. Üstüme etekle bir gömlek geçirip aşağıya indim. Masaya oturduğumda diğerleri yemeklerini yemiş tatlıya geçmişlerdi. Ali amca egemen ve leyla teyze konuşurken ben de yemeğimi yiyordum. Yorgundum ve bugünkü olanları düşünüyordum. Sonra birden aklıma barışa söylediklerim geldi.
("Tanışmamız biraz olaylı oldu. İstersen akşama yeni karşılaşıyor gibi yapalim." )
Barışa baktım ve elimi uzattım.
"Merhaba ben zehra biricik yıldırım. Siz? "
Uzattığım elime karşılık verdiğinde vücudundan vücuduma bir elektirik akımı gelmiş gibi oldu. İçimde ise bir kıpırdama meydana geldi. Ardından gülümsemesi büyüdü ve
"Bende Barış Fırat Doğu Tanıştığıma memnun oldum " dedi.
"Bende tanıştığıma memnun oldum"
dediğimde gözlerinde ilk kez gördüğüm bir parlaklık vardı. Bu parlaklığın hayatımı değiştireceğini nerden bilebilirdim ki...