10.BÖLÜM:SEN ZATEN ÖLÜSÜN

1112 Words
''Para mı kazanmak istiyorsun'' Tepki vermedim.Başımı dikleştirdim. Kaşlarım havalandı.Karşımda ki adam ellerini cebinden çıkarıp yanağıma dökülen saçıma dokunduğu anda bir adım geriye gittim. ''Benden ne istiyorsunuz?'' Omuz silkti.Ellerini iki yana genişçe açtı.Gözlerim etrafta gezindi. Evimin kapısının önübde öylece dikiliyorduk. Gözüm hemen arkasında duran Zehra Teyzeye kaydı. Gülümseyerek bana bakıyordu.Başını aşağı yukarı salladı. ''Sana para kazanmak ister misin diye sordum.'' Bir süre tepki vermedim. Bu insanlara güvenmiyordum ama paraya da ihtiyacım vardı. Derin bir nefes aldım. Karşımda ki adam bıkkınca ofladığında gözlerimi sımsıkı kapayıp açtım. Omuzlarım dikleşti.Güçlü durmalıydım. başımı aşağı yukarı salladım. Aldığı cevaptan memnun olmuş olacak ki gülümsemesi büyüdü. ''Benimle çalış'' Bana doğru uzatılan ele baktım.Ardından gözlerim karşımda sırıtan adama kaydı.Dudağımın kenarına dişlerimi geçirdim. Bu adamı tanıdığımdan beri çok da temiz bir insan olmadığını anlamıştım.Şimdiye kadar bana hiçbir zararı dokunmamıştı durduk yerde bana neden böyle bir teklifle gelmişti anlayamasam da benim de şu anda işe ihtiyacım vardı. ''Önce işi konuşalım'' Havada duran elini yumruk yaptı. Ardından kahkaha attı.Zehra Teyzeye dönüp kafasını salladı.Zehra teyze bize yaklaştı.Adam hala gülerek ona bakıyordu. ''Dediğin kadar varmış'' Bu sözleri bana değil de Zehra Teyzeye söylemişti.Kaşlarım çatılmıştı neden bilmiyorum ama konuşmaları çok da hoşuma gitmemişti.Zehra Teyze kapımın yanında ki tabureyi çekip oturdu. Bacak bacak üstüne attı. Adam cebinden bir sigara çıkarıp ona uzattığında şaşkın gözlerle Zehra Teyzeye bakıyordum.Adamın uzattığı paketten bir dal alıp dudaklarının arasına sıkıştırdı. Adam ona doğru eğilip sigarasını yaktı.Ardından derin bir nefes çekip yavaşça sigarasının dumanını Zehraüfledi. ''İş ne?'' Beni umursamadıklarını düşündüğüm için sertçe sormuştum.Adam paketinden bir dalda kendisine çıkarıp yaktı. Ardından paketi bana doğru uzattığında yüzümü buruşturdum.Gülümseyerek geri çekti.Neden bilmiyorum ama gülümsemesi hiç hoşuma gitmemişti.Gülerken bile ben tehlikeliyim diye bağırıyordu. ''İş basit.Ben sana bir evrak vereceğim onu benim sana verdiğim adresteki adama teslim edeceksin sonrada paranı alacaksın'' Kaşlarım çatıldı.Bu kadar basit olamazdı.Gözlerim dudağının kenarında asılı kalan sigarasına takıldı.Bu kadar kolay anlatabildiğine göre kesinlikle bu iş hiç de kolay değildi.Derin bir nefes aldım. ''Ne evrağı ?'' Gülümsedi.Sigarasını parmaklarının arasına sıkıştırıp yüzüme dumanını üflediğinde öksürdüm.Elimle havadaki dumanı savurup ters ters ona baktım.Bu durum onu eğlendirmiş olacak ki gülümsedi. ''O seni ilgilendirmez.Senin görevin sadece onu güvenilir bir şekilde sana verdiğim adrese ulaştırmak.Dosyanın içindekiler seni ilgilendirmez ve emin ol bilmek de istemezsin'' Zehra teyzeye bakıp sırıtığında önüme düşen saçlarımı geriye savurdum.Kafam allak bullak olmuştu. ''Para?'' Sigarasını tekrar dudaklarının arasına yerleştirdi.Derin bir nefes alıp başını havya kaldırdı.Dumanı yavaşça üfledi.Ardından sigarayı yere attı.Ayakkabısının ucu ile sigarayı ezdi. ''Şimdi ki maaşının iki katı'' Gözlerim irileşti.Bu tepkimle kahkaha attı.Paketten bir dal daha çıkarıp yaktı.Bu nasıl bir işti ki bir evrak için bana maaşımın iki katını teklif edebiliyordu.Kalçasını korkuluklara yaslayıp bacaklarını ne doğru uzattı.Gözlerim karşımda ki adamın üzerinde gezindi.Geldiğinden beri ona hiç bakmamıştım.Ne giymişti ki hiç dikkat etmemiştim bile.Baştan ayağa onu süzdüm.Üzerinde gri bir takım elbise Yine aynı tonlarda bir ayakkabı vardı.İster istemez yüzüm buruştu.Boğazımı temizleyip ona baktım. ''Neden ben peki?'' Bana doğru yaklaştı. Sigara kokan nefesi yüzüme çarpıyordu.Geriye gitmeye çalıştım ama kolumu sıkıca tuttu.Gözlerimi gözlerine çevirdim. ''Çünkü bana tam da senin gibi biri lazım.Çöpsüz üzüm.Öldüğünde kimse gelip bana hesap sormayacak.Kimse öldüğünü anlamaycak bile çünkü sen zaten bir ölüsün.'' Sen zaten bir ölüsün. Zihnimde yankılandı bu ses.Öfke ile karşımda ki adama baktım.Canım yanıyordu.Ses gittikçe artıyordu.Kolumu sertçe çekip bir iki adım geriledim.Neden bahsediyordu bu adam.Bir ona bir de rahat rahat oturan Zehra teyzeye baktım. ''Ne ölmesi be.Nasıl bir iş bu.İstemiyorum yapmayacağım'' İkisi birbirine baktı.Zehra Teyze yağa kalkıp adamın yanına yaklaştı.Adamsa bakışlarını bana dikti.Elinde tuttuğu yarım sigarasından bir nefes çekip bana doğru geldi.Nefesini tekrar yüzüme üfledi.Ardından Bir eli çeneme gitti.Dudaklarımın arasına elinde ki yarım sigarayı koyduğunda kusmak istiyordum. ''Seçim senin güzelim.Evi yarına kadar boşalt.'' Benden uzaklaştığı anda dudaklarımın arasındaki sigarayı bir kenara fırlattım.Gözlerimi adamdan çekip bana bakan Zehra teyzeye çevirdim.Gözlerim buğulanmıştı.Başımı olumsuzca salladım. ''Hani ilk gün bana demiştiniz ya kimse sana iyilik yapmadı mı diye?' Ona doğru birkaç adım attım.Yanaklarıma süzülen yaşları elimin tersi ile sildim.Kuvvetli bir rüzgar estiğinde üzerimde ki ince bluzuma sarıldım. ''Yapmamıştı.Sadece siz bana bir iyilik yapmıştınız.Lütfen beni çıkarmayın bu karda kışta nereye giderim.Üstelik bir de yarına boşaltmamı istiyorsunuz .Ne olur yapmayın gidecek başka yerim yok.'' Omuz silkti.Adam aramıza girip çenemi tuttu.Bakışlarımı ona çevirdim.Yüzünü yüzüme yaklaştırdığında ondan uzaklaşmaya çalıştım. ''Ya işi kabul et ya da defol'' Eliyle çenemi ittiğinde acıyla inledim.Elim hızla çeneme gitti.Yanaklarımdan yaşlar süzülüyordu.Bu karda kışta nereye giderdim.Gidecek yerim yoktu ,kiralık ev yoktu olanlarsa çok pahalıydı.İşten aldığım para bana yetmiyorken bir de şimdi nereye giderdim.Derin bir nefes aldım.Zihnimde binlerce düşünce dolanıyordu.Yüzümü sıvazladım.Karar vermem gerekiyordu.Adam kolunu Zehra teyzenin omzuna attı.Birlikte yürümeye başladıklarında panik olduğumu hissettim.Bir şeyler yapmalıydım.Bir an önce kararımı vermeliydim. ''Tamam kabul ama şartlarım var.'' İkisi de önce oldukları yerde durdu ardından yavaşça bana doğru döndüler.Adamın yüzünde ki soğuk bakışlar kayboldu.Gülümseyerek bana doğru gelmeye başladı.Tam dibimde durup kollarımı sıktığında zorda olsa ondan kurtulmaya çalıştım. ''Şartlarım var'' diye mırıldandım.Gülümsedi.Cebinden sigara paketini çıkarıp önce Zehra Teyzeye uzattı ardından kendisi bir dal çıkardı.Gözü kısa bir an bana kaydı.Kararsızca paketi bana doğru uzattığında başımı olumsuzca salladım.Gülümseyerek paketi cebine yerleştirdi.Çakmağını önce Zehra teyzenin sigarasına ardından da kendi sigarasına değdirip yaktı.Eli ile bana işaret yaptığında derin bir nefes aldım. ''Öncelikle bana bir daha asla dokunmayacaksın.'' Dudağı yukarı doğru kavislnedi. Ona doğru bir adım attım.Gözleri gözlerimdeydi. Başımı hafifçe eğdim. ''Asla dokunmayacaksın.'' Gözlerim kocaman açılmıştı.Başını aşağı yukarı salladı.Bir iki adım geriye gittim. Derin bir nefes aldım.Hava buz gibiydi ve benim üzerimde incecik bir bluz vardı.Derin bir nefes alıp usulca üfledim.Ağzımdan çıkan buharla gülümsedim.Üşümek iyi geliyordu bana. En azından daha cesur bir insana dönüşüyordum. Hiç olmadığım kadar cesur bir insana. Cesaretimin asıl sebebi belki de çaresizlikti. Başka çarem yoktu. Bu evi de kaybedemezdim.Yanaklarımı şişirdim.Gözlerini bana dikmiş olan adama baktım.Bakışlarım yağlı duran uzun saçlarına kaydı. ''İkincisi ise iki katı değil üç katı istiyorum'' Evet bunu söylemiştim. Şansımı denemek istemiştim sadece.Ellerini cebinden çıkarıp yüksek sesli bir kahkaha attı.Gözlerimi devirdim.Bunu ona kabul ettirmek kolay olmayacaktı bunun farkındaydım. ''Eğer üç katı olmazsa yapmam.Evden çıkmak falan umurumda olmaz ama eğer üç katı yaparsan sorgusuz sualsiz tertemiz yaparım'' Bakışları koyulaştı.Bana doğru bir adım attığında elimi ona doğru uzattım.Bileğimi sertçe kavrayıp beni bir anda ters bir şekilde çevirdi.Dirseğim geriye doğru bükülmüştü.Sırtım göğsüne yaslı duruyordum.Kolumun acısından inliyordum.Dudakları kulağıma değiyordu. ''Sakın benimle pazarlık yapmaya kalkma'' Bir süre daha öylece durduktan sonra beni sertçe itti.Hızla sızlayan bileğimi ovmaya başladım.Gözlerimden yaşlar akıyordu.Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım.Bileğimde dayanılmaz bir acı vardı.Parmaklarının izleri geçmişti adeta bileğime. ''Seçeneğin olduğunu mu sanıyorsun.Benimle oynama .Benimle sakın oynama'' Bana doğru gelmeye başladığında geriledim.Bu hareketimle gülümsemişti.Zehra Teyzeye kafası ile işaret verip uzaklaşmaya başladıklarında nefesimi tutup gitmelerini bekledim.Son basamağa geldiğinde yavaşça bana döndü. ''Bir hafta sonra hazır ol.'' Başka bir şey demeden gitti.Uzaklaştığında çığlık çığlığa ağlamaya başladım.Bileğim çoktan morarmaya başlamıştı ve çok acıyordu.Sadece acımıyordu aynı zamanda feci yanıyordu.Sırtımı soğuk duvara yaslayıp başımı gökyüzüne kaldırdım.Bir elimle hala bileğimi ovalıyordum. Vücudum usulca zemine kaydı.Betonun soğukluğu vucudumu titretiyordu. Yanaklrımda ki yaşları elimin tersi ile sildim.Artık ağlamak istemiyordum.Ağlamaya bile gücüm kalmamıştı.Gözlerim bileğimin acısından kapanırken son gördüklerim gökyüzünd eparlayan yıldızlardı. Benim aksime...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD