Dağhan geldikten çok kısa bir süre sonra yola çıktılar. Doğu, onlara nereye gideceklerini söylemeye zahmet etmemiş ve ikiziyle kendisine ait olan küçük valizlerin ikisini de alıp arabada bekleyeceğini söyleyerek onları kapının önünde öylece bırakmıştı. Erna ve Dağhan birkaç saniye birbirlerine bakıp ardından aynı anda güldüler. “Anlaşılan bize eşlik etmek zorundasın Erna.” “Öyle görünüyor. Ne söylersem söyleyeyim Doğu beni duymuyor sanki!” Erna gün boyu adamı ikna etmeyi denemişti. Gerçekten! Onlara yük olmak ya da yeni bir yanlış anlaşılmaya sebep olmak istemiyordu. Fakat sonuç değişmemişti. Dağhan da gelmesini istiyor olmalıydı. Aksi hâlde ikizine rağmen bu durumun önüne geçebilirdi. İç çekerek montunu giyip kendi küçük el çantasını yerden aldı. Yeni bir monta sahip olmak güzeldi,

