Buğra Deniz SOYSAL’dan Elim kalbimde , önümde duran tabloya karşı diz çökmüştüm . Karşımda Buğlem’in beyaz çiçekli elbisesi , başında büyük bir şapkası . . . Gözleri . . . o gözleri . . . Umut ve ışık saçan gözlerle çizmiştim onu. Bir anlığına bile unutamadığım o bakışlarla . Tabloya bakarken gözlerimden yaşlar istemsizce süzülüyordu . Beynim zonkluyordu , kalbim küt küt değil . . . pat pat atıyordu sanki. Ve o an, tekrar o görüntüler gelmeye başladı . Beş yıl önce O akşam yağmur ince ince yağıyordu . Ama içimdeki fırtına, gökyüzüne meydan okuyordu . Buğlem peşimden eve kadar gelmişti . Saçları yağmurdan sırılsıklam , gözleri ağlamaktan kıpkırmızıydı . “Buğra . . .” dedi, sesi titriyordu . Sanki o ismi ilk kez duyuyormuşum gibi geldi . “Beni rahat bırak , bittin kızım .” dedim, sin

