Başımı dizlerimden kaldırdığımda beni izleyen Bülent’e baktım. “İşi bıraktığımda eve babamların yanına dönmem gerekecek. Burada kalmama izin vermezler.” dedim gözlerimdeki yaşları silerken. “Babana işine geldiği gibi yalan söylüyorsun işten çıktığını da söylemezsin olur biter. Geri dönme gibi bir seçenek tanımıyorum sana bunu aklından çıkar.” Sigaranın dumanını bana doğru üfledi. Terslememek için kendimi tutuyordum. “Olmayan maaşımla burada kendimi geçindiremem.” “Kadınımı alacağı iki kuruş maaşa muhtaç edecek değilim.” Ne söylersem söyleyeyim bir karşılığı vardı. Sigarasını söndürdüğünde konuşmaya devam etti. “Ailene iki hafta içinde evlenmek istediğini söyle ve onları ikna et sen ikna edemezsen araya ben girerim ve bunun hoşuna gideceğini sanmıyorum.” “Üç ay demiştin.” dediğimde bağı

